Download as pdf or txt
Download as pdf or txt
You are on page 1of 142

LINDAKING'E

LINDA KING'E
o ki bana getirdi ve geri alacak
KRAYI DEMEYE 45 MLMETRE
bir kz vard Duke'n, Lala, drt yanda. Duke'n ilk ocuuydu, bir gn onu bir ekilde ldrrler korkusu
ile kanmt ocuk yapmaktan, ama imdi deli oluyordu kz iin, mest oluyordu. Duke'n aklndan geen
hereyi biliyordu kz, zel bir hat vard aralarnda sanki.
Duke ile Lala spermarketteydiler ve srekli bir eyler sylyorlard birbirlerine, hereyden konuuyorlard,
kz ona bildii hereyi sylyordu; igdsel olarak ok ey biliyordu, Duke ise fazla bir ey bilmiyordu ama
bildiklerini ona sylyordu ve ie yaryordu, mutluydular birlikte.
"bu ne?" diye sordu Lala.
"bu bir hindistan cevizi."
"iinde ne var."
"st ve ktr eyler."
"neden iinde?"
"nk iyi hissediyor kendini orada, o stl ve ktr ey kabuun iinde iyi hissediyor kendini, kendi kendine,
'ah, ne kadar iyi hissediyorum kendimi burada!' diyor."
"neden iyi hissediyor kendini orada?"
"herey kendini iyi hisseder orada, ben hissederdim."
"Hayr, hissetmezdin, araban sremezdin onun iinde... beni gremezdin, jambonlu yumurta yiyemezdin."
"jambonlu yumurta herey deildir."
"nedir herey?"
"bilmiyorum, gnein ii belki, donmu bir ktle."
"GNEN ...? DONMU?"
"tabii."
"donmu olsa neye benzer ki gnein ii?"
"gne ateten bir top. bilim adamlarnn bana katlacaklarn sanmyorum, ama bana sorarsan buna benzer."
Duke bir avokado ald.
"hey!"

LINDAKING'E
"evet, avokado budur aslnda: donmu gne, gnei yer ve iimiz scack dolarz."
"o itiin biralarda da gne var m?"
"var."
"benim iimde var m?"
"tandm herkesten daha ok."
"bence senin de iinde KOCAMAN BR GNE var!"
"teekkr ederim, akm."
markette dolanp alverii tamamladlar. Duke hibir ey semedi. Lala can ne ekerse koymutu sepete, bir
ksmn yiyemezdin: balonlar, kalemler, oyuncak bir tabanca, havaya atnca arkasndan parat alan bir
astronot, nasl astronotsa!
Lala kasiyer kzdan holanmad, suratn ast zavall kza: kepelen-mi, bombo bir yz -bir korku
gsterisiydi ve bunun farknda bile deildi.
"merhaba, tatl ey!" dedi kasiyer. Lala cevap vermedi. Duke cevap vermesi iin zorlamad kzn, demeyi
yapp arabaya yrdler.
"paramz aldlar," dedi Lala.
"evet."
"bu gece ie gidip daha ok para kazanman gerekecek, geceleri ie gitmeni sevmiyorum, annecilik oynamak
istiyorum, ben anne olurum, sen de bebek."
"peki, ben imdi bebek oldum, tamam m, annem?"
"tamam, bebek, arabay kullanabilecek misin?"
"deneyebilirim."
arabaya bindiler ve yola ktlar, sola dnerken gaz pedaln sonuna kadar kklemi orospu ocuunun teki az
kalsn kafadan giriyordu onlara.
"bebek, neden bakalar arabalar ile bize arpmaya alyorlar?"
"nk mutsuzlar ve mutsuz insanlar ac vermeyi severler, annem."
"mutlu insan yok mu?"
"mutluymu gibi yapan ok insan var."
"neden?"
"nk utanyorlar, korkuyorlar, itiraf edecek cesaretleri yok."
2

LINDAKING'E
"sen korkuyor musun?"
"ben sadece sana itiraf edebilecek kadar cesurum -o kadar korkuyorum ki, annem, her an lebilecekmiim gibi
hissediyorum kendimi."
"bebek, bira istiyor musun?"
"evet, annem, ama eve gidinceye kadar bekleyelim."
Normandie'ye vardklarnda saa dndler, saa dnerken sana arpmalar daha zordu.
"bu gece ie gidecek misin, bebek?"
"evet."
"neden gece alyorsun?"
"karanlk olduu iin. insanlar beni gremez."
"insanlarn seni grmesini neden istemiyorsun?"
"nk grrlerse beni yakalayp hapse atarlar."
"hapis nedir?"
"herey hapistir."
"ben hapis DELM!"
park edip poetleri eve tadlar.
"anne," dedi Lala, "ok eyler satn aldk! donmu gneler, astronot, herey!"
anne (Mag'di ad), "iyi," dedi.
sonra Duke'e dnd: "lanet olsun, bu gece ie kma, kt bir his var iimde, kma, Duke."
"iinde kt bir his var, yle mi? ben her ie ktmda iimde kt bir his var. iin bir paras, kmak
zorundaym, meteliksiziz, kz eline her geeni sepete doldurdu, konserve jambondan havyara kadar."
"Tanr akna, engelleyemiyor musun ocuu?"
"mutlu olmasn istiyorum."
"sen demir parmaklklarn ardndayken mutlu olmayacak."
"bak, Mag, bu meslekte arada srada ieri girmek kanlmazdr, bunu kabullenmek zorundasn, ki ben
dierlerinden anslym, ok yatmadm."
"namusunla almaya ne dersin?"

LINDAKING'E
"yavrucuum, pres makinesinde almaktansa bu ii yaparm, namuslu i yok zaten, bir ekilde lyorsun,
ben kendi yoluma girmiim bir kere -bir tr dii olduumu farzet, toplumun dilerini ekiyorum, yapmay
bildiim tek ey. artk ok ge. hem sabkallara nasl muamele ettiklerini bilmiyor musun? ne yaptklarn
bilmiyor musun, syledim sana..."
"biliyorum sylediini, ama..."
"ama ama ama!" dedi Duke, "lanet olsun, brak da szm bitireyim.!"
"bitir o zaman."
"Beverly Hills ve Malibu'da oturan o sanayici orospu ocuklar, sabkallar slah etmekte uzmanlam o
orospu ocuklar, kle tacirleri hepsi, artl tahliye kurulu bunu bal gibi biliyor, bakalarn zengin etmek iin
kpek gibi altrrlar insan, seni normal insann altnn kat daha fazla altrrlar, rnleri maliyetin
on katna satarlar ve herey yasal, kendi yasalarna uygun..."
"yzlerce kere dinledim bunlar senden..."
"ve imdi bir kere daha dinleyeceksin! hibir ey grmediimi, hibir ey hissetmediimi mi sanyorsun?
susmam m istiyorsun? kendi karma bile yaknamayacak mym? karm deil misin? dzmyor muyuz?
birlikte yaamyor muyuz? yaamyor muyuz?"
"bu ie giren SENSN, imdi de alyorsun."
"bir hata ettim, teknik bir hata! gentim; onlarn .iktirici kurallarn anlayamadm..."
"imdi de kendini hakl karmaya alyorsun!"
"hey, bunu sevdim! SEVDM bunu. kk karcm benim, kanck, kanck! beyaz sarayn basamaklarnda bir
kancktan baka bir ey deilsin, sonuna kadar alm ve zihinsel olarak donmu bir kanck..."
"ocuk dinliyor, Duke."
"iyi. szm bitireceim, kanck. REHABLTASYON, szck bu. o Beverly Hills .mck azllar o kadar
ahlakl ve NSANCIL'drlar ki. kanlan Mzik Merkezi'nde Mahler dinleyip ba yaparlar, vergiden muaf. ve
L.A. Times tarafndan yln kadn seilirler, ve KOCALARININ sana ne yaptklarn biliyor musun? lanet
fabrikalarnda kpek muamelesi yaparlar, maan kesip fark ceplerine atarlar, kimse onlardan hesap sormaz,
herey o kadar acmasz ki. kimse bunun farknda deil mi? kimse olanlar GRMYOR MU?"
"ben..."
"KES SESN! Mahler, Beethoven, STRAVINSKY! mesaide adamn posasn karp parasn vermezler, ve
gtn yiyorsa hakkn ara, hemen artl tahliye memurunu ararlar: 'zgnm, Jensen, ama sana sylemek
zorundaym, senin adamn kasadan yirmi be dolar ald, yazk, baya sevmitik de onu.'"
"nasl bir adalet istiyorsun, Duke? ne yapacam bilemiyorum artk, srekli ikayet ediyorsun, sarho olup
bana Dillinger'in gelmi gemi en byk adam olduunu sylyorsun, salncakl koltuunda salnp, Dilinger
diye baryorsun, ben de insanm, beni de dinle..."
"Dilinger' sikiyim! o ld. adalet mi? adalet diye bir ey yok Amerika'da, sadece bir tr adalet var.
Kennedy'lere sor, lmlere sor, kime sorarsan sor!"
4

LINDAKING'E
Duke salncakl koltuundan kalkt, dolaba gitti, elini Noel sslemeleri ile dolu kutunun altna soktu ve silah
kard. 45 milimetre.
"ite bu. bu. Amerika'nn bildii tek adalet bu. sadece bundan anlyor insanlar."
sallad lanet eyi havada.
Lala astronotla oynuyordu, parat almas gerektii gibi almyordu, buyrun ite: bir sahtekarlk daha.
l-gzl mart gibi. yazmayan tkenmez gibi. kesik hatta Baba diye haykran sa gibi.
"u silah yerine koy," dedi Mag. "ben alrm, izin ver de bir i bulaym."
"SEN! ka kere duydum ben bunu? senin yapmay bildiin tek ey dzmek, ve yataa uzanp ikolata
attrarak dergi okumak."
"byle konuma, Duke, yalvarrm -SEVYORUM seni. gerekten seviyorum."
birden kendini yorgun hissetti Duke. "tamam, tamam, u poetleri
boalt bari. ie kmadan yiyecek bir ey hazrla bana." Duke silah dolaba koydu, oturdu ve bir sigara yakt.
"Duke," dedi Lala, "sana Duke dememi mi istersin, yoksa Baba m?"
"nasl istersen, tatlm, iinden nasl gelirse." "hindistan cevizinin stnde neden kllar var?" "Tanrm,
bilmiyorum, hayalarmda neden kllar var?" elinde bir kutu bezelye konservesi ile Mag kt mutfaktan,
"ocuumla bu ekilde konumana izin vermem."
"ocuun mu? azna bak unun, tpk benim azm, gzlerine bak. benim gzlerim, ruhu benim ruhum,
ocuummu -senin yarndan kt, senin memelerini emdii iin mi senin oluyor? kimsenin ocuu deil
o. kendinin ocuu."
"ocuun yannda bu ekilde konumamanda srarlym!" dedi Mag.
"srarlsn... srarlsn..."
"evet, yle!" dedi Mag konserve kutusunu avucunun ortasna koyup havaya kaldrarak. "Israrlym!"
"yemin ediyorum, u konserve kutusunu gzmn nnden yok etmezsen o bezelyeleri tek tek G.TNE
SOKACAIM!" Mag bezelyelerle mutfaa dnd, mutfakta kald. Duke ceketini almak iin dolaba gitti,
kk kznn yanana bir veda pc kondurdu, ekim gneinden, yemyeil bir vadide koan 6 attan daha
scakt, yle geirdi iinden, karn dmlendi, kendini dar att, ama kapy usulca kapatt. Mag mutfaktan
kt. "Duke gitti," dedi kz. "evet, biliyorum."
"uykum geldi anne. bana kitap oku." kanepeye oturdular. "Duke geri gelecek mi, anne?" "evet. gelecek orospu
ocuu." "orospu ocuu nedir?" "Duke'dur. seviyorum onu." "orospu ocuunu mu seviyorsun?" "evet," diye
gld Mag. "gel bi tanem, kucama gel."
sarld kza, "smscaksn, scak rek gibi!"
"REK DELM BEN! sensin REK!"
"dolunay bu gece. fazla aydnlk, fazla aydnlk, korkuyorum, tanrm, seviyorum adam, seviyorum."
5

LINDAKING'E
Mag kolinin iinde duran ocuk kitaplarndan birini ald.
"anne, hindistan cevizinin stnde neden kllar var?"
"hindistan cevizinin stndeki kllar m soruyorsun?"
"evet."
"dur kendime bir kahve koyaym, su kaynad, duyuyorum."
"tamam."
Mag mutfaa gitti, Lala kanepede bekledi.
Duke o esnada Hollywood-Normandie kavanda bir iki dkkannn kapsnda durmu, iinden, lanet olsun,
lanet olsun, lanet olsun... diye geiriyordu.
kt bir duygu vard iinde, pis bir koku alyordu, arka tarafta bir delikten ierisini gzetleyen silahl biri
olabilirdi. Louie'yi yle hakla-mlard. lunaparktaki aldan kazlar gibi parampara etmilerdi, yasal cinayet,
dnyann tamam yasal cinayet bokunun iinde yzyordu.
tuhaf bir ey vard o dkkanda, bu gece kk bir bar belki, ibnelerin takld barlardan biri. kolay, kira
paras ksn yeter.
cesaretimi yitiriyorum, diye geirdi iinden, bir sonraki adm evde oturup Shostakovitch dinlemek.
61 model siyah Ford'a dnd.
ve kuzeye srd. 3 blok. 4 blok. 6 blok. 12 blok srd lanet dnyann kuzeyine, Mag ocuu kucana alp
kitaptan okumaya balarken. ORMANDA HAYAT...
"sansar ve kuzenleri, vizon ile zerdeva esnek, hzl ve vahi yaratklardr, etoburdurlar ve birbirleri ile srekli
ve kanl bir rekabet..."
sonra gzel ocuk uyudu ve dolunayd.
BR NUMARALI HALK DMANI LE HCRE ORTAKLII
Philadelphia'da Brahms dinliyordum, yl 1942. kk bir pikabm vard. Brahms'n ikinci senfonisi, yalnz
yayordum o sralar, bir ie porto arabn yava yava yudumluyor, ucuz bir puro iiyordum, kk, temiz
bir odayd, kap alnd, biri bana Nobel ya da Pulitzer d-l'n vermeye geldi herhalde, diye geirdim
iimden, kyl grnml iki aptal adam.
Bukowski?
evet.
kimlik gsterdiler. F.B.I.
bizimle gel. ceketini giysen iyi edersin, bir sre iin misafirimiz olacaksn.

LINDAKING'E
ne yaptm bilmiyordum, sormadm, herey yitirilmiti nasl olsa. biri Brahms' kapatt, aa inip sokaa
ktk, btn balar pencerelerden dar kmt haberleri varm gibi.
sonra o her zamanki kadn sesi: ite akorkun adam! yakalamlar!
kadnlar beni pek sevmez.
ne yapm olabileceimi dnp duruyordum, aklma gelen tek 12
ey sarhoken birini ldrdmd. ama F.B.I'n devreye girmi olmasn anlayamyordum.
ellerini dizlerinin stne koy, orada kalsnlar!
nde iki kii, arkada iki kiiydiler, birini ldrm olduuma karar verdim, nemli birini.
bir sre yol aldk, unuttum ve burnumu kamak iin elimi kaldrdm.
NDR ELN!!
broya vardmzda ajanlardan biri drt duvara dizilmi fotoraflar iaret etti.
fotoraflar gryor musun? diye sordu ciddiyetle.
fotoraflara baktm, gzelce erevelenmilerdi ama bana bir ey ifade etmediler.
evet, fotoraflar gryorum, dedim ona.
bunlar F.B.I'n hizmetinde lm insanlar.
ne dememi beklediini bilmediim iin bir ey demedim.
beni baka bir odaya gtrdler, masann arkasnda bir adam oturuyordu.
JOHN AMCAN NEREDE? diye bard bana.
ne? dedim.
JOHN AMCAN NEREDE?
ne demek istediini anlamyordum. bir an iin sarhoken insan ldrmek amac ile kullandm gizli bir
silahtan sz ettiini dndm, asabiydim, olanlar kavramakla glk ekiyordum.
JOHN BUKOWSKI'Y KASTEDYORUM!
ha, o ld.
hay Allah, demek bu yzden onu bulamyoruz!
portakal-sar bir hcreye kapattlar beni. bir cumartesi akamsty-d. hcremin penceresinden darda
yryen insanlar grebiliyordum, ne kadar anslydlar! sokan kar tarafnda bir plak vard, kolonlardan
bana doru mzik yayn yapyorlard, herey o kadar zgr ve rahat grnyordu ki darda. ne yapm
7

LINDAKING'E
olabileceimi dnp duruyordum, alamak istiyor ama alayamyordum. hzn verici, hastalkl bir durum,
hastalkl h/.n, kendini daha kt hissedememe durumu, biliyorsunuz sanrm, arada srada herkesin
kapld bir his. ben biraz fazla kaplyorum, ok fazla.
13
Moyamensing Cezaevi eski bir atoyu andryordu, iki byk tahta kap beni ieri almak zere ald, bir
hendekten gememi olmamz beni artmt.
muhasebeci klkl iman bir adamla ayn hcreye koydular beni.
adm Courtney Taylor, dedi. bir numaral halk dmanym.
neden buradasn? diye sordu.
(hcreye girmeden nce sorduum iin artk cevab biliyordum.)
asker kaaym.
burada iki eye tahamml edemeyiz: asker kaaklarna ve tehirci-lere.
hrszlar arasnda eref, ha? lkeyi gl tutun ki soyabilesiniz.
biz yine de asker kaaklarndan holanmayz.
aslnda susuzum, tandm, askerlik ubesine yeni adresimi bildirmeyi unutmuum, postaneye bildirmitim
ama. bu kasabadayken St. Louis'den askeri muayene iin bavurmam syleyen bir mektup aldm, onlara St.
Louis'ye gidemeyeceimi, beni burada muayene etmelerini yazdm, beni tutuklayp buraya getirdiler,
anlamyorum: askerden kamak isteseydim onlara adresimi bildirmezdim.
senin gibiler hep susuzdurlar, masal anlatma.
ranzama uzandm.
gardiyann teki geldi.
KALDIR KIINI O YATAKTAN! diye bard bana.
kaldrdm asker kaa km yataktan.
kendini ldrmeyi dnyor musun? diye sordu Taylor bana.
evet, dedim.
u ampul tutan kabloyu aa ek. kovaya su doldurup ayan iine sok. ampul karp parman duya sok.
ktn buradan.
uzun sre baktm o kabloya.
teekkr ederim, Taylor, ok yardm seversin.

LINDAKING'E
klar sndnde yatama yattm ve saldrdlar, tahtakurular, ne lan bu? diye bardm, tahtakurusu, dedi
Taylor.
bahse girerim ki benim yatamda seninkinden daha ok tahtakurusu var. nesine?
14
on sent?
on sent.
tahtakurularm yakalayp ldrmeye baladm, l tahtakurularn kk tahta sehpann stne koyuyordum.
sonunda zaman dedik, tahtakurularmz alp hcrenin kapsna gittik, oras aydnlkt, saydk, ben de 13 vard,
onda 18. on senti verdim, daha sonra kendininkileri ikiye blp uzattn renecektim, sahtekarlk yapmt,
gerek bir profesyonel, orospu ocuu.
avluda zarm tuttu, her gn kazanyor, zengin oluyordum, mapus zengini, gnde on be-yirmi dolar para
kazanyordum, barbut oynamak kurallara aykryd, kuleden makineliyi stmze dorultup, DAI-LIN! diye
barrlard, ama oynamann bir yolunu bulurduk mutlaka, tehircilerden biri sokmutu zarlar ieri, gerekten
holanmadm biriydi bu tehirci, aslna bakarsan hibirinden holanmyordum, hepsinin eneleri kk,
gzleri sulu, klar dard. 10/1 erkek, onlarn suu deildi herhalde, ama onlara bakmaktan holanmyordum,
bu herif her oyundan sonra yanma geliyordu, ansn ak, iyi para gtryorsun, kardeini de gr. o nazik
eline birka sent brakrdm, kn yanda bir kza gsterme hayalleri kurarak uzaklard ylan, zor
tutuyordum kendimi azna bir tane akmamak iin, ama birine vurursanz hcre cezasna aptrlyordunuz,
hcrede insan bunalma giriyordu, verdikleri su ve ekmek daha da ktyd, oradan kanlar gryordum, bir
ay sryordu eski hallerine dnmeleri, ama hepimiz kafay yemitik zaten, ben yemitim, fazla
ykleniyordum tehirciye. gzmn nnde olmad zaman mantk yrtebiliyordum.
zengindim, klar sndkten sonra a nefis yemeklerle aa geliyordu, byk porsiyonlar, dondurma, kek,
turta, kahve. Taylor aya on be sentten fazla vermememi syledi, limit on be. a fsltyla teekkr edip
ertesi gn gelmesini isteyip istemediimi sorard.
tabii, tabii, derdim.
bagardiyann yedii yemeklerden yiyiyorduk ve bagardiyan midesine dknd anlalan, mahkmlar
alktan lrken ben ve Taylor 9 aylk hamile iki kadn gibi dolanyorduk ortalkta.
iyi adr, dedi Taylor, iki lei var. nce birini ldrm, cezasn yatm, kar kmaz dierini ldrm,
firar etmezse hayatnn sonuna kadar burada, geen gece bir denizciye tecavz etti. ikiye yard de15
nizciyi. bir hafta yryemedi zavall.
sevdim ay, dedim, iyi birine benziyor.
iyidir, diye onaylad Taylor.
gardiyana tahtakurularndan ikayet edip duruyorduk, o da bize, NERDE OLDUUNUZU
SANIYORSUNUZ? OTELDE M? TAH-TAKURULARINI BURAYA GETREN SZLERSNZ! diye
9

LINDAKING'E
baryordu.
alnyorduk tabii ki.
gardiyanlar ktyd, gardiyanlar aptald, gardiyanlar korkuyorlard, acyordum onlara.
sonunda Taylor ile beni ayr hcrelere koyup hcreyi ilaladlar.
avluda Taylor'a rastladm.
gen bir ocuun yanna verdiler beni, dedi Taylor, aylan teki, dnyadan haberi yok. korkun.
benim ansma ngilizce bilmeyen, btn gn oturanda oturup, TARA BUBA YER, TARA BUBA BOK
YER! diyen bir ihtiyar dt, bozuk plak gibiydi, hayat zmt: ye ve s. memleketinin efsane
kahramanlarndan birinden bahsediyordu sanrm, kim bilir, Tara Bulba, belki de? bilmiyorum, avluya ilk
kmda ihtiyar arafm yrtp amar ipi yapt; oraplarn ve donlarn asmt lanet eye, hcreye
girdiimde herey stme damlayp durdu, hi kmyordu hcreden ihtiyar, dua bile. su ilememiti
sylediklerine gre, orada kalmak istiyordu ve ona izin veriyorlard, iyilik severlik mi? kzdm ona, nk yn
battaniye cildimi tahri eder. ok hassastr cildim.
seni yal osuruk, diye bardm ona, bir kii ldrdm, akln bana toplamazsan ikinci olacaksn!
ama oturanda oturup bana glmeyi ve TARA BUBA YER, TARA BUBA BOK YER, demeyi srdrd.
pes ettim, ama bir kez bile yerleri silmek zorunda kalmadm, evi her zaman slak ve prlpnld. Amerika'nn
en temiz hcresiydi bizimki, dnyann, ve geceleri o ilave yemee baylyordu, parmaklarn yiyi-yordu.
F.B.I askerden bilerek kamadma karar verdi ve beni askerlik ubesine sevk ettiler, salk kontrolnden
geirdiler, salam ktm, sonra psikiyatr grmeye gittim.
savaa inanyor musun? diye sordu.
16
hayr.
savamaya hazr msn?
evet.
(siperden kp vuruluncaya kadar dman ateine doru yrmek gibi lgnca bir fikir vard kafamda.)
uzun sre bir ey sylemeden nndeki kada bir eyler yazd, sonra ban kaldrd.
bu arada, aramba gn doktorlarn, avukatlarn ve yazarlarn davetli olduu bir parti veriyoruz, seni davet
etmek istiyorum, gelir misin?
hayr.
pekala, dedi. gitmek zorunda deilsin.

10

LINDAKING'E
nereye?
savaa.
baktm ona sadece.
anlayacamz sanmamtn, deil mi?
hayr.
bu kad yan masadaki adama ver.
uzun bir yryt, kat atala kartma tutturulmutu, kenarndan kaldrp bir gz attm: "...ifadesiz yznn
arkasnda ar bir hassasiyet gizli..." kmla glerim, diye geirdim iimden, tanr akna!: hassas: ben.
bu da Moyamensing'in sonu oldu. ite, sava byle kazandm.
ZRVEDEN NOTLAR
I
Yeni gelenlere mutlaka gvercin boku temizletirlerdi ve gvercin boku temizlerken gvercinler gelir, sana,
yzne, elbiselerine biraz daha sarlard. Sabun filan vermezlerdi -sadece su ve fra, zor kard boklar.
Daha sonra saati sentten atlyeye yollarlard, ama yeni gelmisen nce gvercin boku temizlerdin.
Blaine'in aklna parlak bir fikir geldiinde ben de yanndaydm. Uamayan bir gvercin grmt kede.
"Dinle," dedi Blaine, "kularn birbirleriyle konutuklarn biliyorum. Bu kua dierlerine anlatabilecei bir
ey yapalm. Onu halledip atya frlatalm ki dierlerine bana geleni anlatsn."
"Tamam," dedim.
Blaine gidip kuu yakalad. Kk, kahverengi bir jilet vard elinde. Etrafna baknd. Avlunun glgeli bir
kesindeydik. Scak bir gn olduu iin mahkumlar orada toplanmlard.
"inizde bu ameliyatta bana asistanlk yapacak biri var m beyler?" diye sordu Blaine.
Cevap alamad.
Blaine kuun bacaklarndan birini kesmeye balad. Gl erkekler
18
balarn evirdiler. Kua yakn duran birkann ellerini akaklarna bastrp bakmamaya altklarn fark
ettim.
"Neyiniz var sizin?" diye bardm onlara. "Kularn samza gzmze smalarndan bktk! Bu kuu
halledip dama frlatacaz, bana gelenleri dierlerine anlatacak. 'Bu orospu ocuklarnn akalar yok!
Onlardan uzak durun!' diyecek. Bu gvercin sayesinde br gvercinler stmze smaktan vazgeecekler."
Blaine kuu dama frlatt. e yarayp yaramadn hatrlamyorum imdi. Ama yerleri silerken iki kesik ku
bacana rastladm hatrlyorum. ok tuhaf grnyorlard tek balarna. Boklarla birlikte onlar da
11

LINDAKING'E
sprdm.
II
Koular tka basa doluydu, birka kez rk ayaklanmalar olmutu. Ama gardiyanlar sadistti. Blaine'i benim
kouumdan alp zencilerin kouuna koydular. Blaine koua girdiinde zencilerden biri, "Bu benim
olanm! Evet, bu adam benim olanm olacak! Aslnda hepimiz istifade edebiliriz! Kendin soyunur musun
yavrum, yoksa yardm edeyim mi?" demiti.
Blaine soyunup yere uzanmt.
Zenciler etrafnda dnmeye balamlard.
"Tanrm! mrmde bu kadar RKN bir k delii grmedim!"
"Kaldramyorum Boyer, inan bana km kalkmyor!"
"rk domatesi andryor!"
Hepsi uzaklam, Blaine ayaa kalkp giyinmiti. Bana avluda anlatt. "ansm varm. Beni
paralayacaklard," dedi.
"ren k deliine kret," dedim.
III
Sears vard bir de. Sears'i de zenci dolu bir koua koydular; Sears etrafna baknp ilerinden en irisini seti
ve onunla dvt. Adam ranzasnda kestiriyordu. Sears havaya srayp iki dizi ile adamn g19
sne kt. Dvtler. Sears adam marizledi. Dierleri seyretmekle yetindiler.
Hibir eyi umursamazd Sears. Avluda bacaklarnn zerine -melmi izmarit iiyordu. Zencilerden birine
bakt. Glmsedi. Duman fledi.
"Benim nereden olduumu biliyor musun?" diye sordu zenciye.
Zenci cevap vermedi.
"Two Rivers, Mississippi," dedi Sears, izmaritten bir duman ekti, iinde tuttu, sonra duman salp glmsedi.
"Severdin oralar."
Sonra izmariti frlatp kalkt, avlunun kar tarafna doru yrd.
IV
Beyazlara da takmt Sears. Sa tuhaft, kafatasna yapkm gibi, arada srada havaya dikilirdi. Kirli bir
kzld sann rengi. Yananda bak yaras vard ve gzleri yuvarlakt, yusyuvarlak.

12

LINDAKING'E
Ned Lincoln 19'unda gsteriyordu ama 22 yandayd -az ak, kamburca ve sol gznde yarm perde. lk
gnnde Sears onu avluda gzne kestirdi.
"HEY, SEN!" diye bard Ned'e.
ocuk dnp ona bakt.
Sears iaret parman ona dorulttu. "SEN! HARCAYACAIM LAN SEN! HAZIRLIKLI OL, YARIN
N BTRECEM! BTTN OLUM SEN!"
Ned Lincoln, Sears'in ne demek istediini anlamamt, ylece durdu. Sears hereyi unutmu gibi baka bir
mahkumla sohbet etmeye balad. Unutmadn biliyorduk ama. Tarz byleydi. Aklamasn yapmt, o
kadar.
ocukla ayn kouta kalan mahkumlardan biri o gece onunla konutu.
"Hazrlkl ol, evlat. akas yoktur orospu ocuunun. Kendine bir ey tedarik et."
"Ne gibi?"
Musluk kutbunu skp iindeki demiri asfalta srterek kendine bir i yapabilirsin. Ya da iki dolara ok iyi bir
i satabilirim sana."
20
ocuk ii satn ald ama ertesi gn avluya kmad. "Korkuyor kk bok," dedi Sears. "Onun yerinde olsam
ben de korkardm," dedim. "Sen avluya kardn," dedi Sears. "kmazdm," dedim. "kardn," dedi.
"Haklsn, kardm," dedim.
Sears ertesi gn duta soluunu kesti ocuun. Kimse bir ey grmedi, sabunlu su ile birlikte akan taze kann
dnda.
V
Baz insanlar pes etmez. ukur bile onlar yola getiremez. Joe Statz da onlardan biriydi. Srekli ukurdayd.
Gardiyann rnek kt oyuncusuydu. Joe'yu yola getirebilse dierlerini daha iyi kontrol edecekti.
Bir gn gardiyan iki adamn yanna alp ukurun kapan at ve melerek bard:
"JOE! YETT M, JOE? IKMAK STYOR MUSUN? UZUN SRE URAMAYACAIM BURAYA,
ONA GRE!"
Cevap gelmedi.
"JOE! BEN DUYUYOR MUSUN, JOE?"
"Evet, duyuyorum."
"CEVABIN NE?"

13

LINDAKING'E
Joe i ve bok dolu kovay kapt gibi gardiyann yzne frlatt. Gardiyann adamlar ukurun kapan
kapattlar. Bildiim kadar ile hl orada Joe, canl ya da l. Gardiyana yapt mahkmlar arasnda yayld.
Dnrdk Joe'yu, zellikle geceleri.
VI
Dar ktmda bir sre bekleyeceim, diye dnrdm, sonra dnp dardan bakacam buraya ve ierde
olup bitenleri ok iyi biliyor olacam ve o duvarlara uzun uzun bakp bir daha buraya dmemeye yemin
edeceim.
21
Ama ktktan sonra hi gitmedim oraya. Hi bakmadm dardan. Kt bir kadndan farkszd. Dnmenin
yarar yoktu. Grmek bile istemiyordun. Ama ondan sz edebilirdiniz. Ben de bugn yle yaptm. Kolay
gelsin arkadam sana, ierde ya da darda.
HOLLYWOOD'UN HEMEN BATISINDA DELLER KOUU
Kap alnd gibi geldi bana, saate baktm -lenin bir buuuydu henz. Tanrm, eski roblarmdan birini
geirdim stme ( her zaman plak yatarm, pijama samalk bana sorarsanz) ve kapnn yanndaki krk
pencereyi atm.
"Evet?" dedim. atlak Jimmy'ydi gelen. "Uyuyor muydun?", "Evet, ya sen?", "Hayr, ben kapy
alyordum.", "Girsene." Bisikletle gelmiti. Ve yeni bir Panama apka vard banda. "Yeni Panama apkam
nasl buldun? ok yakkl olmam mym?", "Hayr."
Kanepeme oturdu ve koltuumun arkasndaki boy aynasnda apkas ile oynayarak kendini seyretti. ki
kahverengi kesekad getirmiti yannda. Birinin iinde her zamanki ucuz porto arabndan bir ie vard.
Dierinin muhteviyatn sehpaya boaltt -baklar, atallar, kaklar, minik bebekler, metal bir ku (ak mavi,
gagas krk ve boyas dklm) ve daha bir alay p. onlar -hepsi alntyd- Sunset ve Hollywood
Bulvar'ndaki ucuz hipi butiklerine ve eskici dkkanlarna satyordu, benim oturduum semtte, hepimizin
oturduu semtte, o civarda oturuyorduk -krk dkk avlularda, lavanaralarnda, garajlarda yayor ya da
geici dostlarmzn demelerinde yatyorduk.
23
Bu arada atlak Jimmy kendini ressam sanyordu, ama ben resimlerinin ok kt olduunu dnyordum ve
bunu ona sylemitim. O da bana benim resimlerimi ok kt bulduunu sylemiti. kimiz de hakl
olabilirdik.
Ama atlak Jimmy'nin durumu gerekten vahimdi. Gzleri, kulaklar ve burnu olumsuzdu. Sol ve sa kulak
tkank; burun mukozas iltihapl. atlak Jimmy bu dkkanlara satmak zere ne alacan ok iyi bilirdi.
Mkemmel bir kk hrszd. Ama solunum sistemi: sol ve sa akcierlerin st ksmlarnda hrlt ve
tkanklk. Sigara imedii zaman ya cigaralk saryordu ya da arap iiyordu. Sistol 112, Diyastol 78, nabz
34. Kadnlarla baarlyd, ama hemoglobini ok dkt; yzde 73, hayr 72. Hepimiz gibi, itii zaman
yemek yemeyi sevmiyordu ve ok iiyordu.
atlak Jimmy aynann karsnda Panama apkas ile oynamaya devam ediyor, kk ve korkun sesler
karyordu. Glmsedi kendine. Dileri rk, di etleri iltihaplyd.

14

LINDAKING'E
Sonra o aptal Panama apkasnn altnda ieden bir frt ekti ve benim gidip kendime iki bira almama neden
oldu.
Dndmde bana, "Adm 'Deli Jimmy'den 'atlak Jimmy'ye deitirmisin. Haklsn -'atlak Jimmy' ok
daha gzel," dedi.
"Ama sen gerekten atlaksn, biliyorsun deil mi?"
"Koluna o iki koca delii nasl atn?" diye sordu atlak Jimmy. "Et olduu gibi yanm. Neredeyse kemiin
grnecek."
"Kafam iyiydi, yatakta D.H.Lawrence'n Kanguru'sunu okuyordum. Kolum lambann kablosuna doland,
lamba koluma dt. Lanet eyi stmden atana kadar ampul canma okudu. Yz vatlk General Elektrik."
"Doktora gittin mi?"
"Doktorum bana kzgn. Ona ne zaman gitsem koltua oturup kendime tehis koyuyor, tedavi neriyor,
hemiresine cretini deyip kyorum. Kafam bozuyor. Bana Nazi gnlerini anlatmay seviyor. Fransz'lara
esir dm. Nazi esirleri bir yk vagonuna doldurmular, esir kampna gidinceye kadar yol kenarnda
toplanan Franszlar bunlara aklna ne gelirse frlatmlar."
"Bak!" dedi atlak Jimmy sehpay gstererek. "u gm atallara bak! Hakiki antika!"
24
Bir atal tututurdu elime. "Bir bak u atala!"
Baktm.
"Ya," dedi, "robunun almasna engel olamaz msn?"
atal sehpann stne frlattm. "Ne var, kam grmedin mi hayatnda?"
"Beni rahatsz eden .aaklarn! yle iri ve klllar ki! Korkun!!"
Ak braktm robumu. Emir almay sevmem.
O aptal Panama apka ile oynayp duruyordu ve arpnts MCBur-ney Eii'nin stndeydi. Karacieri elle
muayeneye hassast ayrca. Dalak olumsuz. Hereyi olumsuz ve arpnt. Lanet mesanesi bile sorunluydu.
"Telefonunu kullanabilir miyim, moruk?" diye sordu atlak Jimmy.
"ehirii mi?"
"ehirii."
"Yanllk olmasn. Geen gece drt kiiyi ldryordum az kalsn. Arabamla kovaladm hergeleleri, kentin
altn stne getirdik. Sonunda kenara ektiler. Arkalarnda durup motoru sndrdm. Arabadan hmla
frladmda gazladlar. ime oturdu. Arabay altrp yola ktmda gzden kaybolmulard."
"ehirleraras telefon mu ettiler?"
15

LINDAKING'E
"Hayr, kim olduklarn bilmiyorum. Baka bir mesele."
"Bu ehirii."
"Et yleyse, birader."
lk biram bitirip ieyi odann ortasndaki tabut byklndeki tahta sandn iine vurup paraladm. Ev
sahibi bana haftada iki p bidonu veriyordu, ama ielerle ba etmenin tek yolu onlar krmakt. Benden
baka iki bidonluk kirac yoktu sokakta, ama dedikleri gibi, herkesin kendine gre stn olduu bir ey vardr.
Kk bir sorun: yaln ayak dolamay severim, ie krklar bazen sandn iinden halya sryor ve ben
onlar yerden ayaklarmn tabanlar ile topluyorum. Zavall, yal bir kadn bekleme odasnda kanserden
lrken her hafta ayak tabanlarmdan cam paralan ayklamak doktorumu fkelendirdii iin byk paralan
kendim karmay rendim, kkleri ise kendi hallerine braktm. Tabii, kafan iyi deilse onlar girdikleri
an hissediyor, hemen karyordun. Bu en gzelidir.
25
Kan fkryor ve hafif bir kahramanlk duygusuna kaplyordun -yani ben kaplyordum.
atlak Jimmy tuhaf tuhaf elindeki ahizeye bakyordu. "Amyor."
"Kapat yleyse, hyar!"
"alyor ama amyor."
"Ve sana son bir kez daha kapatman sylyorum!"
Kapatt. " -Dn gece hatunun teki yzme oturdu. Sonunda yanaklarnn arasndan bir gz attmda gne
domak zereydi. Dilim ortadan yarld sanki, atal dilli gibi hissediyorum kendimi."
"Byk ikramiyeyi vurmak gibi bir ey olurdu."
"Evet. Ayn anda iki yark birden yalayabilirdim."
"Tabii. Ve Kazanova mezarnda sard."
Panama apkas ile oynad. Rektuma gelince; basur balangc, rek-tal sfinkter fazlas ile sk. Panama'l
ocuk. Prostatta byme ve elle muayeneye hassasiyet.
Sonra yerinden frlayp ayn numaray bir kez daha evirdi dangalak.
Panama's ile oynad. "Srekli alyor," dedi.
Oturdu karma, telefonun zilini dinleyerek, iskelet ve kas yaps berbat -yani kt duru (kifosis). 5 S'de ftk
olasl.
Panama's ile oynad. "Telefonu amyor."
"Amaz tabii, dzyor"

16

LINDAKING'E
"Tabii. Srekli alyor."
Yanna gidip telefonu kapattm.
Sonra, "Azna saym!" diye bardm.
"N'oldu, moruk?"
"Cam! Yerler cam dolu!"
Tek ayamn stnde durup br ayamn topuundan cam parasn kardm. Harikayd. Sivilce skmaya
be ekerdi. Annda kan fkrd.
Koltuuma dnp fralarm temizlemek iin kullandm eski bezi kanl topuuma sardm.
"O bez kirli," dedi atlak Jimmy.
"Kirli olan senin beynin," dedim ona.
"Ltfen! Robunu kapat."
"te," dedim, "grdn m? "
26
"Gryordum zaten. Kapatman o yzden istedim."
"Tamam, lan, tamam."
stemeye istemeye rttm ,aaklarm. Gece vakti herkes .aaklar-n sergileyebilir. Ama lenin ikisinde
.aak ister.
"Dinle," dedi atlak Jimmy, "geen gece Westwood Village'da bir ekip otosunun stne iediini biliyor
musun?"
"Polisler neredeydi?"
"Elli metre tede bir meseleyi halletmeye alyorlard."
"Birbirlerini dzyorlard muhtemelen."
"Olabilir. Ama o da yetmedi sana. Dnp ayn arabann stne bir daha iedin."
Zavall Jimmy. Gerekten berbat durumdayd, l, 5 ve 6 S'de (boyun) kirelenme. Ayrca sa kaskta ftk.
Ve karma gemi ekip otosuna iediim iin ikayet ediyordu.
"Pekala, Jimmy, kendini bir bok sanyorsun, yle mi? Kk alntlarla dolu kesekatlarnla stelik. Ben
sana bir ey syleyeyim!"
"Ne?" diye sordu aynaya bakp Panama ile bir kez daha oynayarak. Sonra araptan bir frt ald.
17

LINDAKING'E
"Mahkeme tarafndan aranyorsun! Hatrlamazsn ama Mary'nin kaburgalarn krm, iki gn sonra da dnp
yzn datmtn."
"MAHKEME M? MAHKEME? hayr, moruk, gerekten MAHKEMEY kast etmi olamazsn?"
kinci bira iemi odann ortasndaki devasa sandn iine arpp krdm. "Evet, yavrucuum, gerekten
kafay yemisin sen. Yardma ihtiyacn var. Mary aleyhine messir fiil davas at..."
"Messir ne, moruk?"
Gidip kendime iki bira daha aldm.
"Dinle, gt herif, bal gibi biliyorsun messirin ne olduunu. Btn hayatn bisiklete binerek geilmedin
herhalde!"
Baktm ona. Cildi kuru ve yorgundu. Ayrca sol kalasnda bir ur olduunu biliyordum.
"Ama bu MAHKEME iini anlayamyorum! Ne anlama geliyor? Kabul ediyorum, kk bir tartma geti
aramzda. Ben de George'un ldeki barakasna gittim. Otuz gn aralksz porto arab itik. Dndmde
BAIRDI bana! Grmeliydin onu! Ona zarar vermek deildi niyetim. ri kn ve memelerini tekmeledim
biraz, hepsi bu..."
27
"Senden korkuyor, Jimmy. Hasta bir adamsn. ok iyi inceledim seni. Biliyorsun otuzbir ekmediimde ya da
ayk olduumda kitap okurum, her tr kitap. Sen kafay yemisin, dostum."
"Ama mz ne kadar yakndk bir zamanlar. Bir ara seni dzmek bile istemi, bana sevgisinden
dzmemiti. Bunu bana kendi syledi."
"Ama, Jimmy, bu sylediin o zamand. Baz eylerin zamanla nasl deiebileceklerini bilmiyorsun. Mary
ok iyi bir insandr. Mary..."
"Allah akna! Robunu kapat! LTFEN!"
"Hay allah! Afedersin."
Zavall Jimmy. reme sistemi -sol sperm kanal tkal, sa tarafta doku yapmas. Muhtemelen gemite
geirilmi bir hastaln sonucu.
"Anna'y arayacam," dedi. "Anna, Mary'nin en iyi arkada. O bilir. Mary beni neden mahkemeye vermek
istesin?"
"Ara yleyse, moruk."
Jimmy aynada Panama'sn dzeltti ve arad.
"Anna. Jimmy. Ne? Hayr, olamaz! Biraz nce Hank syledi. Dinle, bu tr oyunlar oynamam ben. Ne? Hayr,
kaburgalarm krmadm. ri kn ve memelerini tekmeledim sadece. Ne yani, gerekten mahkemeye mi
gitmek gerekiyor? Gitmem. Jerome'a giderim, Arizona'ya. Kalacak yerim ver. Ayda iki yz yirmi be dolar.
Byk bir arazi satndan on iki bin dolar para kazandm... Kes sesini, lanet kan, u MAHKEME meselesine
18

LINDAKING'E
dnelim! Hemen imdi ne yapacam, biliyor musun? Mary'ye gidiyorum, MD! Onu pp dudaklarn
ineyeceim! Yarnn her kln tek tek yalayacam! Bana ne mahkemeden? Kn, koltuk altlarm,
memelerinin arasn, azn, her yerini..."
Jimmy bana bakt. "Kapatt."
"Jimmy," dedim. Sol kulan ykatsan iyi edersin. Anfizem belirtileri gsteriyorsun. Egzersiz yap ve sigaray
brak. Belin iin fizyoterapiye ihtiyacn var. Kala sorununu arlk almas yaparak giderebilirsin,
kabzlk..."
"Nedir bu samalk?"
"Kalandaki ur bir tr siil, sanyorum."
"Siil senin anandr."
"Evet," dedim, "nereden buldun bisikleti?"
"Arthur'un. Arthur'da acayip bir mal var. Arthur'a gidip cigaralk 28
ielim."
"Arthur'dan holanmyorum. Hassas bokun teki. Baz hassas boklar severim. Ama Arthur br trden."
"nmzdeki hafta alt aylna Meksika'ya gidiyor."
"Hassas boklarn ou srekli bir yerlere giderler. Nedir? Burs mu?"
"Evet, burs. Ama resim deil."
"Onu biliyorum. Heykeltralna vermilerdir."
"Sevmiyorum heykellerini," dedi Panama'l ocuk.
"Bak, Jimmy, Arthur'dan holanmayabilirim ama kendimi heykellerine ok yakn hissetmiliim var."
"Ama hep bildiimiz ey -Yunan tarz- elbiseleri uuan koca memeli, koca gtl hatunlar. Birbirlerinin
kamlarn ya da sakallarn kavram gre tutan adamlar. Ne sikim yani?"
yleyse, okur, atlak Jimmy'yi bir an iin brakp Arthur'a geelim -ki hi sorun deil- yazma tarzm da
kastediyorum burada: saa sola srarm ve siz hi de zorlanmadan benimle gelirsiniz. Hi nemi yoktur,
grrsnz.
Arthur'un sim devasa llerde almasyd. ok ok etkileyici. Btn o beton. En kk heykeli bile
geldiiniz gnn havasna bal olarak, gnnda ya da aynda ya da siste, iki buuk metre yksekliin
btn heybeti ile dikilirdi tepenize.
Bir gece evine arka baheden girmeye kalktm, o devasa beton insanlar oradayd. Bazlar drt-be metre
yksekliinde. Devasa gsler, yarklar, .aaklar her yerde. Donizetti'nin Ak ksiri' ni yeni dinlemitim.
Yaran olmad. Cehennemde bir pigme gibi hissettim kendimi. "Arthur, Arthur, yardm et!" diye barmaya
baladm. Ama kafas iyiydi galiba, ya da benimki iyiydi. Neyse, lanet korku bymeye balad.
19

LINDAKING'E
Ben bir seksen boyunda, 110 kilo arlndaym, ilerinde en iri orospu ocuuna bir omuz attm.
Bakmad bir anda arkadan saldrmtm. Yzst dt, hem de ne d! Btn kent duymu olmalyd
gmbrty.
Sonra, meraktan, dndrdm onu, tahmin ettiim gibi, kam, .aaklarndan biri, burnunun bir ksm ve
sakalnn yars krlmt.
Katil gibi hissettim kendimi.
29
Sonra Arthur dar kt, "Hank, seni grmek ne gzel!".
"Grlt iin zr dilerim, Arthur," dedim, "ama senin kk bebeklerinden birine takldm, lanet ey devrilip
paraland."
"Takma kafana," dedi.
eri girdik, sabaha kadar esrar itik. Ondan sonra hatrladm, gne domutu ve arabam sryordum
-sabahn dokuzu- ne kadar dur iareti ve krmz k ktysa nme hepsinde getim. Hi sorun kmad.
Hatta arabam evin bir buuk blok tesine park etmeyi bile baardm.
Kapya geldiimde beton bir kam buldum cebimde. Yarm metre vard lanet ey. Gidip ev sahibemin posta
kutusuna sktrdm, ama ou darda kalmt, kvrk ve lmsz, ba iri ve yuvarlak, postacnn takdirine
kalm.
Pekala. atlak Jimmy'ye dnelim.
"Yani," dedi atlak Jimmy, "gerekten MAHKEMEYE mi kmam gerekiyor? MAHKEMEYE?"
"Bak, Jimmy, gerekten yardma ihtiyacn var. Patton'a ya da Ca-marillo'ya gtreyim seni."
"Off, yoruldum o koduum elektrooklarndan... Brrrrr!!!! Brrrrr!!!!"
atlak Jimmy koltuunda btn vcudunu titretip bir kez daha ald elektrii.
Sonra aynada Panama'sn dzeltti, glmsedi, kalkt ve telefona yrd.
Numaray evirdi, bana bakt ve, "alyor," dedi.
Hepsi gelirdi beni grmeye. Doktorum bile beni telefonla aryor. "sa psikiyatrlarn ve egolarn en byyd
-Tanr'nn olu olduunu iddia etti. Paragzleri kiliseden att. Yapt en byk hata. Stlar azna. Bir ivi
tasarruf etmek iin ayaklarn st ste ivilediler. Ne boktan i."
Hepsi gelirdi beni grmeye. Soyad Ranch ya da Rain olan bir tip var, her seferinde uyku tulumu ve anlatacak
ackl bir hikaye ile gelir. Bu yntemle Berkeley ile New Orleans arasnda mekik dokur. ki ayda bir bende.
Berbat, modas gemi rondolar yazar. Ve her geliinde cebimden bir belik kar, yedii itii de cabas.
Olsun, kamtan ok para verdim bu hayatta, ama bu insanlar benim de yaam mcadelesi
30
20

LINDAKING'E
verdiimin farknda deiller mi?
Ve ite atlak Jimmy, ite ben.
Ya da Maxie. Maxie, Halkn Sesi rgt'ne yardm etmek iin Los Angeles'n kanalizasyonunu tkamay
planlyor. Gerekten gzel bir jest, kabul etmek lazm. Ama, Maxie, evlat, bana birka gn nceden haber ver,
olur mu? Halkn yanndaym. Eski dostuz. Kenti terkederim.
Dava ve Bok iki ayr eydir ve Maxie bunu idrak edemiyor. Beni a brak, ama bokumu ya da tuvaletimi
tkama. Hatrlyorum, bir keresinde ev sahibim bir haftalna Hawaii'ye tatile gitmiti. Gider.
Gittii gn tuvaletim tkand. Bok fobim olduu iin pompa bulundururum, ama pompaladm pompaladm,
hi bir ie yaramad. Neye battm sylememe gerek yok.
Yakn dostlarm aradm, yle fazla dostu olan biri de deilim, varsa da deil telefonlar, tuvaletleri bile yok...
hibir eyleri yok genellikle.
Neyse, telefonu ve tuvaleti olan birini aradm. ok kibar davrand.
"Tabii, Hank, ne zaman istersen bende sabilirsin!"
Davetini kabul etmedim ama. Syleyi ekli ile ilgiliydi belki. Ev sahibim Hawaii'de hula kzlarn
seyrediyordu ve azna stm bok paralan suyun stnde dnp bana bakyorlard.
Smak zorunda kaldm her gece bok paralarn sudan toplayp bir kesekadna koyuyor, arabama binip
onlar atabileceim uygun bir yer aryordum.
Genellikle motoru sndrmeden park edip bir duvarn stnden frlatyordum. nyargsz olmaya
alyordum, ama zellikle sessiz bir yer olan Dknler Yurdu'nu en az kez onurlandrdm biliyorum.
Ya da bazen arabann penceresini ap bir bilek darbesi ile sallyordum kesekadn, sigara kl ya da puro
izmariti sallar gibi.
Ve boktan sz almken, kanserden korkmam kabzlktan korktuum kadar. (Dneceiz atlak Jimmy'ye.
Byle yazdm sylemitim size.) Bir gn smasam, hibir yere gidemem, hibir ey yapamam
-aresizlikten sistemi amak iin kendi km emmeye bile kalkm-mdr. Ve kendi knz emmeyi
denemiseniz insann srtna, boynuna, btn kaslarna binen ykn farkndasnzdr. Kam gerektii kadar
svazladktan sonra ikence aletinde bir yaratk gibi bacaklarn bann stnden geirip parmaklarn
somyann yaylarna geirirsin,
31
knn delii ayazda lmekte olan bir sere gibi titrer, btn arln o koca bira gbeinin stne
katlanmtr, ve yirmi yirmi be santimle skalasn yrein yanmaz, -iki santimle skalarsn- o kadardr dilinle
kamnn ba arasndaki mesafe, ama de ki krk kilometre. Tanr, ya da her kimse, bizi yarattnda ne
yaptn biliyormu.
Ama atlaklara dnelim.
Jimmy saat bir buuktan altya kadar ayn numaray arad. Sabrm taana kadar. Hayr, alt buuktu sabrm
tatnda. Ne fark eder? 749'uncu telefondan sonra robumu atm, yanna gittim, telefonu elinden aldm ve,
21

LINDAKING'E
"Buraya kadar," dedim.
Hayden'n 102. Senfonisi'ni dinliyordum. O gecelik yeterince bira imitim ve atlak Jimmy tahammlmn
snrn amt. Can skc herifin tekiydi. Kumsinei. Timsah kuyruu. Topua bulam kpek boku.
Bana bakt. "Mahkeme? Yani beni mahkemeye mi veriyor? nanamyorum, insanlarn oynad oyunlara
inanamyorum..."
Yavanlklar. Ve S 5'te ftk.
Ben de esneyip Izzy Steiner' aradm, onu bana musallat eden en yakn arkadan. Izzy Steiner yazarlk
iddiasndayd. Ben yazamadn sylyordum. O da benim yazamadm sylyordu. kimizden biri hakl
olabilirdi, ya da haksz.
1.50 boyunda ve 100 kilo arlnda bir Yahudi ocuuydu Izzy -kollan kaln, bilekleri kaln, boa boyunlu,
ba tikli; gzleri ok kk ve az son derece sevimsiz -Izzy Steiner'in ihtiamn dillendirip srekli bir
eyler ineyen kk bir delik. Srekli yerdi: tavuk kanad, hindi budu, somun somun Fransz ekmei,
rmcek boku -ne bulursa.
"Steiner?"
"H?"
Hahamlk eitimi alyordu ama haham olmak istemiyordu. Tek istedii yemek ve genilemekti. emek iin
bir dakikalna tuvalete girerdin, ktnda ya buzdolabn boaltm ya da o doymak bilmez ve utanga ifade
ile son lokmay zkkmlanyor olurdu. Allahtan i et yemez -az pimi sever, ok az pimi, ama i deil.
"Steiner?"
"lop..."
32
"u azndakini bitir. Sana sylemek istediim bir ey var."
ineyiini dinledim. Samanlkta dzen on iki tavan andryordu.
"Dinle, atlak Jimmy burada. Adamn. Bisikletle gelmi. Kusmak zereyim. Buraya gel. Hemen. Seni
uyaryorum. Senin dostun. Senden baka dostu yok. Hemen buraya gel. Gtr onu buradan, beni kurtar.
Elimden bir kaza kabilir."
Kapattm.
"Izzy'yi mi aradn?" diye sordu Jimmy.
"Evet. Gerek dostunu."
"Hay Allah," dedi atlak Jimmy. atallarn, kaklarn, baklarn, tahta bebeklerini filan kesekadna
doldurup dar kt, bisikletinin sepetine zulalad.

22

LINDAKING'E
Zavall Izzy yoldayd. Tank. Gkyzn emen kara bir kara delikten farksz azyla. Hemingway, Faulkner,
Mailer ve Mahler'e saplanp kalmt.
Ve birden Izzy belirdi. Asla yrmezdi. Uararak dalard kaplardan ieri.
Sonra atlak Jimmy'yi ve arap iesini grd.
"Paraya ihtiyacm var, Jimmy! Ayaa kalk!"
Izzy, Jimmy'nin ceplerini ters yz etti ama bir ey bulamad.
"N'apyorsun moruk ya?" dedi atlak Jimmy.
"Seninle son kez dvtmzde gmleimi yrttn. Pantolonumu yrttn. Pantolon iin 5, gmlek iin de 3
dolar borlusun bana."
".iktir lan, gmleini mmleini yrtmadm."
"Kes sesini, Jimmy. Seni uyaryorum!"
Izzy bisiklete koup sepeti kartrmaya balad. Kahverengi kesekad ile dnd. Kesekadn sehpann
stne boaltt.
atallar, kaklar, baklar, lastik bebekler... tahtadan oyma figrler...
"Bi bok etmez bunlar!"
Izzy bisiklete gidip sepeti kartrd yine.
atlak Jimmy vr zvr kesekadna doldurdu tekrar. "Sadece gmler yirmi papel eder! Nasl bir g.t
olduunu gryor musun?"
"Evet."
Izzy ieri dald. "Jimmy, para edecek hibir bok yok o bisiklette!
33
Bana sekiz dolar borlusun, Jimmy. Bak, son dvtmzde elbiselerimi yrttn!"
".iktir git!"
Jimmy aynann karsnda yeni Panama apkasn dzeltti bir kez. daha.
"Bakar msn! Bak ne kadar yakklym!"
"Evet, gryorum," dedi Izzy ve Jimmy'nin yanna gidip Panama'y Jimmy'nin bandan ald gibi yan
tarafna kocaman bir delik at. Sonra tekrar Jimmy'nin bana koydu. O kadar yakkl grnmyordu artk
Jimmy.
"Yapkanl bant ver bana," dedi Jimmy, "apkam tamir etmeliyim."
23

LINDAKING'E
Izzy masann stndeki bant ald, deliin iine bir miktar tkadktan sonra bant apkann etrafndan geirdi,
ama ounu skalamt. Bant apkann kenarndan aa, Jimmy'nin burnunun stne sarkt.
"Ne iim var benim mahkemede? Oyun oynamam ben! Ne sikim i bu?"
"Pekala, Jimmy," dedi Izzy, "seni Patton'a gtryorum. Hastasn sen! Yardma ihtiyacn var! Bana 8 dolar
borlusun, Mary'nin kaburgalarn krdn, yzn dattn... hastasn, hasta, hasta!"
".ikerim lan g.tn," dedi Jimmy. Ayaa kalkp Izzy'ye bir tane sallad, skalad ve yere dt. Izzy onu
kaldrp havada dndrmeye balad.
"Yapma Izzy," dedim, "yerler krk cam paralan ile dolu"
Izzy onu kanepeye frlatt. atlak Jimmy kahverengi kesekad ile dar kotu, bisikletin sepetine yerletirdi
ve kfr etmeye balad.
"Izzy, arap iemi aldn! Bir ie arabm daha vard kesekadn-da! aldn, orospu ocuu! 54 sente
patlad o ie bana. Satn aldmda btn param 60 sentti. imdi sadece 6 sentim var."
"Bak, Jimmy, Izzy senin ieni neden alsn? Nedir o yanndaki? Kanepede?"
Jimmy ieyi ald, azndan ieri bakt.
"Hayr, bu deil. Bir tane daha var, Izzy ald."
"Jimmy, arkadan arap imez. Ne yapsn ieni. Bu kuruntulardan vazgeip burdan .iktir olmaya ne dersin?"
"Ben de yoruldum senden, Jimmy," dedi Izzy, "pedalla bakiyim. 34
Suyun kaynad."
Jimmy aynann karsnda Panama'sndan arta kalan dzeltti. Sonra dar kt, Arthur'un bisikletine bindi ve
aynn altnda pedalla-d. Saatlerden beridir bendeydi. Hava kararmt.
"Zavall, orospu ocuu," dedim pedallayn izlerken, "acyorum ona."
"Ben de," dedi Izzy.
Sonra alnn iine elini sokup arap iesini kard. eri girdik.
"ki bardak getireyim," dedim.
Bardaklar aldm, oturup arab itik.
"Kendi kn emmeyi denedin mi?" diye sordum Izzy'ye.
"Eve gidince denerim."
"Yaplabileceini sanmyorum."
"Sonucu sana bildiririm."
24

LINDAKING'E
"ki santim ksa kalyorum. Delirtiyor beni."
arab bitirip Shakey'nin Yeri'ne gittik, byk bardaklarda o koyu biradan iip eski dvleri seyrettik
-Louis'nin Dutchman tarafndan yere serilii; nc Zale-Rocky dv; Braddock-Baer; Dempsey-Firpo,
hepsini, sonra eski bir Lorel ile Hardy koydular... tren kompart-mannda battaniyeyi paylaamadklar bir
sahne vard. Benden baka kimse glmedi. Herkes bana bakp duruyordu. Fstklar azma atp kahkahalarla
gldm. Sonra Izzy glmeye balad. Sonra herkes glmeye balad battaniye kavgasna. atlak Jimmy
aklmdan silindi, saatlerden beri ilk kez insan gibi hissetmeye baladm kendimi. Hayat kolayd -yeter ki sal
kendini. Biraz da paran olacak. Brak bakalar savasn savalarda, brak bakalar girsin kodeslere.
Kapana kadar kaldk, sonra Izzy kendi evine gitti, ben kendi evime.
Soyundum, kam sabunladm, ayak parmaklarm somyann yaylarna geirip tebih bcei gibi kvrldm.
Ayn ey - iki santim. Her-eye sahip olamyordu insan hayatta. Uzanp Tolstoy'un Sava ve Bar'n aldm,
ortasndan ap okumaya baladm. Deien bir ey yoktu. Hl ktyd.
MESLEK OLARAK YAZARLII NERR MSNZ?
Bar. Elbette. Kalk pistine bakyordu. Bara oturmutuk ama barmen bizimle ilgilenmiyordu. Havaalan
barlarnda barmenler zppe oluyorlard anlalan. Eskiden yatakl vagon grevlilerinin olduu gibi.
Barmaktansa, ki barmenin istedii oydu, masalardan birine oturmay nerdim Gerson'a. Masalardan birine
oturduk.
yi giyimli hrszlar her yerde; rahat ve sklm grnyor, ikilerini yudumlayp sessizce muhabbet ederek
uaklarn bekliyorlard. Gerson ile oturduumuz yerden garson kzlar kesiyorduk.
"Hasiktir," dedi Gerson, "etekleri o kadar ksa ki klotlar grnyor."
"H hm," dedim.
Sonra onlar deerlendirmeye baladk. Birinin k ok sskayd. brnn bacaklar inceydi. Ve ikisi de
aptal grnmlydler ve kendilerini bir bok sanyorlard. Sska kl olan yanmza geldi. Gerson'a ne
istediini sorduktan sonra kendime sulu sko syledim. Kz ikileri almaya gitti, sonra dnd. kiler normal
bir barda koyduklarndan daha ok deildi, ama klotunu gsterdii iin iyi bir bahii
36
hak ediyordu.
"Korkuyor musun?" diye sordu Gerson.
"Evet," dedim, "ama neyi kastediyorsun?"
"lk kez uacak olmam?"
"Korkacam sanmtm. Ama imdi, bunlar grdkten sonra -' elimi salladm, "-nemi yok..."
"Ya iir dinletilerinden?"
"Sevmiyorum iir dinletilerini. ok aptalca buluyorum. ukur kazmak gibi bir ey. Hayatta kalma sava."

25

LINDAKING'E
"Yapmak istediin ii yapyorsun hi olmazsa."
"Hayr," dedim, "senin yapmak istediin ii yapyorum."
"yle olsun. O zaman insanlar yaptn i iin sana minnet duyacaklar diyelim."
"Umarm. Bir sone okuduum iin lin edilmek istemem."
Seyahat antama uzandm, bacaklarmn arasna yerletirip ikimi tazeledim. Onu itikten sonra Gerson'a ve
bana birer iki daha syledim.
Klotu frfrl olan sska kl: o frfrl klotun altna bir klot daha giymi miydi acaba? kilerimizi bitirdik.
Gerson'a beni havaalanna getirdii iin bir belik verdim ve uaktaki yerimi almak iin yukar ktm. Son
sradaki son koltua oturmamla uan hareket etmesi bir oldu. Karmama ramak kalmt.
Uzun zaman ald havalanmamz. Yanmda, pencere kenarnda yal bir nine oturuyordu. Sakin grnyordu,
nerdeyse sklm. Genelevler zinciri iletiyor, haftada 4-5 kez uuyordu muhtemelen. Emniyet kemerimi tam
olmas gerektii gibi balayamadm ama benden baka kimse ikayet etmedii iin yle braktm. Koltuktan
frlayp umak hostesi arp emniyet kemerimi balamasn istemekten daha az utan vericiydi.
Havalanmtk ve lk atmamtm. Tren yolculuundan daha sakindi. Devinim yok. Skc. Saatte elli
kilometre filan yapyorduk sanki; dalar ve bulutlar telasz geiyorlard pencerenin nnden. ki hostes
koridorda bir aa bir yukar gidip geliyor, glmsyor glmsyor glmsyorlard. Biri fena para deildi
ama boyun damarlar frlamt, iri iri damarlar. Yazk. br hostesin k sskayd.
Yemek yedik, sra ikilere geldi. Bir dolar. ki istemeyenler vard.
37
Tuhaf kurbaalar. Sonra hosteslerin gerek yzlerini grebilmek iin uan kanatlarndan birinin kopmasn
diledim. Boynu damarl olann korkun bir lk atacandan emindim. Sska klnn ne yapacan tahmin
etmekte zorlandm. Boynu damarl olan tutuum gibi uak derken tecavz ederdim. ip ak. Yere
arpmadan hemen nce birbirimize kenetlenip ayn anda boalrdk.
Dmedik. kinci iki hakkm kullandm, sonra ninenin gzlerinin nnde ncy gtrdm. Gzn bile
krpmad. Ben krptm. Duble. Sek. Bir dikite.
Sonra vardk. Seattle...
Braktm insinler. Baka arem yoktu. imdi de zemiyordum emniyet kemerini.
Boynunda iri damarlar olan hostesi ardm.
"Hostes Hanm! Hostes Hanm!"
Yanma geldi.
"Kusura bakmayn... ama emniyet kemeri... nasl alyor bu lanet ey?"
Kemere dokunmad gibi, yanma da yaklamad.

26

LINDAKING'E
"Ters evirin efendim."
"Evet?"
"Arkadaki kk klipsi ekin..."
Gitti. Klipsi ektim. Havagaz. ektim ve ektim. Tanrm!... sonra birden ald.
Uu antam kapp normal davranmaya altm.
Hostes glmsedi bana kapdan karken.
"yi akamlar, yine bekleriz, efendim!"
Merdivenden inip yrmeye baladm. Sar sal gen bir olan beni bekliyordu.
"Bay Chinaski?" diye sordu.
"Evet, Belford sen misin?"
"Yznzden tandm sizi..." dedi.
"Tamam, tamam," dedim, "kalm buradan."
"Dinletiye birka saat var."
"Harika."
Altn stne getiriyorlard havaalannn. Otoparka gidebilmek iin otobse binmek gerekiyordu. Otobs
henz gelmemiti. Bekletiyorlar-38
di insanlar. Kalabalk birikmiti. Belford onlara doru ilerledi.
"Dur! Dur!" dedim, "o lanet kalabaln iine sokma beni!"
"Sizin kim olduunuzu bilmiyorlar, Bay Chinaski."
"Bana m sylyorsun? Ama ben onlarn kim olduklarn biliyorum. urada duralm. Otobs gelince frlarz.
Bu arada bir yudum alr msn?"
"Hayr, Bay Chinaski."
"Bana ksaca Henry de, Belford."
"Benim de adm Henry," dedi.
"Doru ya, unutmuum..."
Orada dikildim ve itim.
"Otobs geliyor, Henry!"
27

LINDAKING'E
"Tamam, Henry!"
Otobse doru kotuk.
Ondan sonra benim, "Hank" onun "Henry" olduuna karar verdik.
Bir adres vard elinde. Bir arkadan da evi. Dinletiye kadar orada istirahat edebilecektik. Arkada kent
dndayd. Dinleti saat dokuzdan nce balamayacakt. Henry bir trl bulamad da evini. Doa gzeldi.
amlk ve amlk ve gller ve amlk. Temiz hava. Trafik yok. Skldm hissettim. Gzellik yoktu iimde.
Hi de iyi biri deilim, diye geirdim iimden. Karmda olmas gerektii gibi bir hayat var ve ben kendimi
hapiste gibi hissediyorum.
"Gzel yer," dedim, "ama bir gn burann da iine ederler herhalde."
"Ederler," dedi Henry, "kar yadktan sonra grmelisin."
Allaha kr ondan yrttk, diye geirdim iimden...
Belford bir barn nnde durdu. eri girdik. Nefret ederim barlardan. Barlar hakknda ok fazla yk ve iir
yazmtm. Belford bana kyak yaptn zannediyordu.
Bir sre sonra insann grtlana taklp kalyordu barlar. Kusmak istiyordunuz. Bar mdavimleri eskici
dkkanndaki insanlardan farkl deildirler:, zaman ve hereyi ldrmek iin giderler oraya.
Belford'u izledim. Masalardan birinde oturan insanlar tanyordu. Bu bilmem ne profesr. u bilmem ne
profesr. Bu bilmem kim, o bilmem kim. Bir masa dolusu. Birka kadn. Kadnlar tereya gibi
39
duruyorlard nedense. Hepsi oturmu nlerindeki byk bardaklardan yeil, zehir gibi bir bira iiyorlard.
Benim nme de yeil biradan geldi. Barda kaldrdm, nefesimi tuttum ve bir yudum aldm.
"almalarnz hep beenmiimdir," dedi profesrlerden biri, "bana eyi hatrlatyorsunuz..."
"zr dilerim," dedim, "birazdan dnerim..."
Helaya gittim. Le gibi kokuyordu tabii ki. Drt drtlk ho bir mekan.
Bar... kusuyorum seni!
Kabinlerden birinin kapsn aacak zamanm olmad. Pisuara kotum. pisuar tede barn arlatan
iiyordu. Krmz kepli. Komik adam. .iktir.
Kustum, ona en pis baklarmdan birini frlattm, dar kt.
Sonra ben ktm, yeil biramn nne oturdum.
"Bu gece iirlerinizi nerede okuyorsunuz?"
Cevap vermedim.
28

LINDAKING'E
"Hepimiz orada olacaz."
"Ben de orada olurum herhalde," dedim.
Olmak zorundaydm. Bana yolladklar eki tahsil etmi, paray yemitim bile. br dinleti, ertesi gn, ondan
kaabilirdim belki.
Tek istediim Los Angeles'daki odama dnmekti; perdeler ekilmi, stne krmz biber serpilmi halanm
yumurta ile votka, radyoda Mahler...
Akamn dokuzu. Belford beni ieri soktu. Kk yuvarlak masalara oturmu insanlar. Sahne.
"Seni tantrmam ister misin," diye sordu Belford.
"Hayr," dedim.
Sahneye kan basamaklar buldum. Bir iskemle ile bir masa vard sahnede. Seyahat antam masann stne
koyup iindekileri kartmaya baladm.
"Adm Chinaski," dedim onlara, "ve bu bir ort, ite bir ift orap, bir gmlek, cep viskisi ve birka iir
kitab."
Viski ile kitaplar masann stnde braktm. ieyi atm, bir yudum aldm. "Sorusu olan var m?"
40
t yok.
"Pekala, balayalm yleyse."
nce eskilerden okudum birka tane. ieye yumulduka gzel le-iyordu iirler -benim iin. niversite
rencileri nyargl deillerdi zaten. Tek bir ey istiyorlard -onlara bilerek yalan sylenmesin. Haklydlar
bence.
lk yarm saati atlattm, sonra on dakikalk bir ara istedim, mavi iemle sahneden inip Belford ve drt-be
renci ile birlikte masalardan birine oturdum. Gen bir kz kitaplarmdan biri ile yanma geldi. Her-yerini
imzalarm senin yavrum!, diye geirdim iimden.
"Bay Chinaski?"
"Elbette," dedim dahi elimi sallayarak. Adn sordum. Sonra bir eyler yazp plak bir kadn kovalayan
plak bir adam izdim. Tarihi attm.
"ok teekkr ederim, Bay Chinaski!"
Bu i byle yryordu demek? Bir ton palavra.
iemi ocuklardan birinin azndan ektim. "Bana bak, evlat, bu aldn ikinci yudum. Yarm saat daha o
sahnede terleyeceim ben. Bir daha o ieye dokunduunu grmeyeyim."
Masann ortasnda oturuyordum. ieden sk bir frt aldm.
29

LINDAKING'E
"Meslek olarak yazarl nerir misiniz?" diye sordu gen rencilerden biri.
"Komik olmaya m alyorsun?" diye sordum ona.
"Hayr, hayr. Ciddiyim. Meslek olarak yazarl nerir misiniz?"
"Yazmak seni seer, sen yazmay semezsin."
Kesti sesini. Bir daha yumuldum ieye, sonra sahneye ktm. Yelediim iirleri sona saklarm hep. lk kez
bir niversitede okuyordum ama gelmeden nce snmak iin bir Los Angeles kitapsnda iki gece st ste
okumutum. Sarho. En iyisini sona sakla. ocukken yaptn gibi. iirleri okudum, sonra da kitaplar
kapattm.
Alk artcyd. Kuvvetliydi, uzun sre kesilmedi. Mahcup oluyordu insan. O kadar da iyi saylmazd iirler.
Baka bir eyi alklyorlard. Okumann sonunu getirebilmi olmam herhalde...
Proesrlerin birinin evinde bir parti vard. Fena halde Hemingway'i andryordu profesr. Hemingway
lmt, tabii ki. Profesrn de lm olduu pekala sylenebilirdi. Edebiyat ve yazmak zerine konu41
uyordu srekli -daha iren bir konu dnemiyorum. Nereye gitsem peimdeydi. Bir tek tuvalete girmedi
benimle. Ne zaman dnsem, kar-mdayd"Oo, Hemingway! ldn sanyordum!"
"Faulkner'n da ayyan teki olduunu biliyor muydun?"
"Evet."
"James Joyce hakknda ne dnyorsun?"
Hastayd: baka bir ey dnemiyordu.
Belford'u buldum. "Evlat, buzdolab bo. Hemingway iki stokla-myor anlalan..."
Bir yirmilik tututurdum eline. "Gidip hi olmazsa bira alacak birini biliyor musun?"
"Evet, biliyorum."
"Gzel. ki de puro."
"Hangisinden?"
"Fark etmez. Ucuzundan. On ya da on be sentlik. Teekkrler."
Yirmi-otuz kii vard orada ve bu buzdolabn ikinci dolduruumdu. Bu palavra byle yryordu demek?
Odadaki en gzel kadn seip benden nefret ettirmeye karar verdim. Mutfak masasnda tek bana oturuyordu.
"Gzelim," dedim, "u lanet Hemingway hasta bir adam."
30

LINDAKING'E
"Biliyorum," dedi.
"Dostluk kurmaya altn biliyorum, ama edebiyattan baka bir ey konuamyor, ne iren bir konu!
Biliyor musun, bugne kadar tanyp da holandm bir yazar kmad. Hepsi tatsz tuzsuz, boktan herifler..."
"Biliyorum," dedi, "biliyorum..."
Ban evirip ptm. Kar koymad. Hemingway bizi grd, br odaya gitti. Hey! O kadar da yapkan
deilmi koca olan! Kayda deer!
Belford alveriten dnd, biralar nmze koydu ve ben saatlerce konutum hatunla; ptm, okadm.
Hemingway'in kars olduunu ancak ertesi gn rendim...
Yatakta uyandm, yalnz, bir evin ikinci katnda. Hl Heming-

way'in evindeydim muhtemelen. Her zaman olduumdan daha akamdan kalmaydm. Yzm gneten te
yana evirip gzlerimi kapattm.
Biri beni sarst.
"Hank! Hank! Uyan!"
"Off, git bamdan."
"Hemen kmamz gerekiyor. Saat on iki'de bir dinletin var. Yolumuz uzun. Ancak varrz."
"Varmayalm."
"Mecbursun. Szleme imzaladn. Bekliyorlar. Televizyona karacaklar seni."
"Televizyon mu?"
"Evet."
"Aman Allahm, ya kamerann karsnda kusarsam?"
"Hank, gitmek zorundayz."
"Tamam, tamam."
Yataktan kp ona baktm. "Sen iyi birisin, Belford. Benimle ilgilenmek kolay deildir. Neden hi
sinirlenmiyor, kfr filan etmiyorsun?
"En sevdiim yaayan airsin de ondan," dedi.
Gldm. "Tanrm, kamm karp stne bile ieyebilirim yleyse..."
"Hayr," dedi, "benim ilgimi eken sidiin deil, iirlerin."

31

LINDAKING'E
te, haddimi bildirmiti, onun adna sevinmitim. antam kaptm, Belford merdivenden inmeme yardmc
oldu. Hemingway ile kars aadaydlar.
"Tanrm, berbat grnyorsun!" dedi Hemingway.
"Dn gece iin zr dilerim, Ernie. Karn olduunu ancak..."
"Unut gitsin," dedi, "kahve ister misin?"
"Evet," dedim, "kahve iyi gelecek."
"Bir eyler yemek ister misin?"
"Saol. Yemek yemem."
Sessizce oturup kahvelerimizi itik. Sonra Hemingway bir ey syledi. Ne olduunu tam olarak
hatrlamyorum. James Joyce hakkndayd yanlmyorsam.
"Lanet olsun!" dedi kars, "susmay bilmez misin sen?"
43
"Hadi, Hank," dedi Belford, "kmamz gerekiyor."
"Pekala," dedim.
Ayaa kalkp kapya doru yrdk. Hemingway'in elini sktm.
"Seninle arabaya kadar geleyim," dedi.
Belford ve Hemingway arabaya doru yrdler. Hatuna dndm.
"Hoakal," dedim.
"Hoakal," dedi, sonra da pt beni. Hi byle plmemitim. Btn benlii ile pmt beni.
Sonra dar ktm. Hemingway ile bir kez daha el sktk. Sonra biz arabaya bindik, o da eve, karsnn
yanna dnd...
"niversitede Edebiyat dersi veriyor," dedi Belford.
"Evet," dedim.
Gerekten hastaydm. "Bu ii kvrabileceimden emin deilim. le saatinde iir dinletisi mi olur?"
"rencilerin byk ounluu seni grme frsatn ancak o saatte bulabilirler."
Bir sre yol aldk, bu iten ka olmad tam olarak o zaman dank etti kafama. Her zaman yapmak zorunda
olduun bir ey vard, yoksa stn iziveriyorlard. Katlanmas g bir olguydu ama kafama not edip, bir
gn bu zorunluklardan kamann bir yolunu bulabilecek miyim acaba, diye geirdim iimden.

32

LINDAKING'E
"Bu ii kvrabilecek gibi grnmyorsun," dedi Belford.
"Bir yerde dur. Bir ie sko alalm."
O tuhaf grnml Washington marketlerinden birinin nne ekti. Kendime gelmek iin bir kk votka,
dinleti iin de bir byk sko aldm. Belford gideceimiz yerde insanlarn hayli tutucu olduunu, viskiyi
imek iin bir termos satn almann iyi fikir olabileceini syledi. Bir termos satn aldm.
Bir yerde kahvalt molas verdik. Gzel yerdi ama garson kzlar klotlarn gstermiyorlard.
Tanrm, heryer kadn doluydu, yarsndan fazlas adamn kn kaldryordu ve elden bir ey gelmiyordu
-bakyordunuz sadece. Kim tasarlamt bu korkun numaray? Ama bir yandan da hepsi birbirine benziyordu,
bir papatya tarlas. Hangisini seerdin? Hangisi seni seerdi? nemi yoktu, hzn vericiydi. Seimler
yapldktan sonra da zaten
44
yrmezdi, kimse iin, dediklerine kulak asmayn siz.
Belford ikimiz iin scak rek ile sahanda yumurta syledi. Sars az pimi.
Bir garson. Gslerine, kalalarna, dudaklarna ve gzlerine baktm. Zavall. Ne zavalls? Amas orospu
ocuunun tekini sle-mekten baka bir ey dnemiyordu muhtemelen...
reklerin ounu mideme indirmeyi baardm, sonra arabaya atladk.
Belford dinletiye yetimeye kararlyd. Azimli bir gen adam.
"Dnk dinletide iene iki kez yumulan tip var ya..."
"Evet. Kanyordu."
"Herkesin d kopuyor ondan. Yurttan kovuldu ama hl ortalkta dolanyor. Srekli LSD alyor. Kafay
yemi."
"Beni hi rgalamaz, Henry. Kadnm al ama viskime dokunma."
Benzin almak iin durduk, sonra yine yola koyulduk. Skou termosa boaltm, votkay mideme indirmeye
alyordum.
"Birazdan oradayz," dedi Belford, "yurt gkdelenleri buradan grnyor. Bak!"
Baktm.
"Aman Tanrm!" dedim.
Yurt gkdelenlerini grr grmez bam arabann penceresinden karp kusmaya baladm. Belford'un
krmz arabasnn yan taraf kusmuk olmutu. Kararl bir ekilde arabay srmeye devam etti. Hl bu ii
kvrabileceim! dnyordu, kusmam bir akayd sanki. Habi-re geliyordu.
"Kusura bakma," diyebildim.
33

LINDAKING'E
"nemi yok," dedi, "saat on ikiye geliyor. Be dakikamz var. Yetitiimiz iin mutluyum."
Arabay park etti. Seyahat antam kaptm, arabadan indim ve otoparka kustum.
Belford topuklamt.
"Bir dakika," diye seslendim.
Bir diree tutunup tekrar kustum. Yanmdan geen renciler bana baktlar: u yal adama bak, ne yapyor?
Belford'un peine takldm... uradan yukar, buradan aa. Ameri45
kan niversitesi -bol allk, patikalar matikalar. Adm grdm bir afite -HENRY CHINASKI, R
DNLETS...
Bu benim, diye geirdim iimden. Bir kahkaha atmamak iin zor tuttum kendimi. Bir odaya itildim. Tka basa
doluydu. Kk beyaz yzler. Kk beyaz hamurlar.
Bir iskemleye oturtular beni.
"Efendim," dedi televizyon kamerasnn arkasndaki tip, "kolumu kaldrdmda balyorsunuz."
Kusacam, diye geirdim iimden. antamda iir kitab aramaya baladm. Oyalanyordum. Belford onlara
kim olduumu anlatmaya balad... kuzeybat Pasifik'te ne kadar elendiimizi filan...
Adam kolunu kaldrd.
Baladm: "Adm Chinaski. lk iirimin ad..."
-drt iir okuduktan sonra termosa aslmaya baladm. Glyorlard. Neye gldkleri umurumda bile
deildi. Termosa birka kez daha asldm, rahatladm. Mola yok bu kez. Yan tarafta duran televizyon ekranna
baktm, yarm saatten beri samn bir teli alnmn tam ortasndan burnumun stne kvrlmken okuduumu
fark ettim. Bu beni elendirdi en azndan; sonra sam geriye attm, okumaya devam ettim. in stesinden
gelmitim anlalan. Alk br yerdeki kadar olmasa da iyi saylrd. Ne nemi vard? Yeter ki kaym
buradan. Bazlarnn elinde kitaplarm vard, imzalatmaya geldiler.
H hmm, diye geirdim iimden, kazn aya byle demek.
Bunlarn dnda fazla bir ey olmad. Yz dolarm iin bir makbuz imzaladm, Edebiyat Blm Bakan ile
tantm. Felaket seksi bir hatundu. Ona tecavz edeceim, diye geirdim iimden. Daha sonra tepedeki da
evine gelebileceini syledi -Belford'un arkadann da evi- ama iirlerimi dinledikten sonra gelmedi tabii ki.
Bitmiti. Khne avluma ve delilie, ama benim bildiim trden bir delilie dnyordum. Belford beni
havaalanna gtrd, bara oturduk. kileri ben smarlyordum.
"Tuhaf," dedim, "aklm karyor olmalym. Adm duyup duruyorum."
Haklydm. Piste vardmzda uam havalanmak zereydi. Geri dndm, grmek iin bir odaya soktular
beni. Okul ocuu gibi hissettim kendimi.

34

LINDAKING'E
46
"Pekala," dedi masann arkasndaki adam, "sizi bir sonraki uaa bindireceiz. Bu sefer karmayn ama."
"Teekkr ederim, efendim," dedim. O telefona bir eyler sylerken ben bara gidip iki syledim.
"Sorun yok," dedim Belford'a, "bir sonraki uaktaym."
Sonra ua srekli karabileceim geldi aklma. Ve her seferinde gidip o adam gryordum. O her
seferinde biraz daha fkeli, ben daha zgn. Mmknd. Belford gider, bakalar gelirlerdi. Benim iin kk
bir fon balatrlard...
"Anne, babama ne oldu?"
"Los Angeles uana binmeye alrken Seattle havaalannn barnda ld."
nanmayacaksnz ama, son anda yetitim bir sonraki uaa. Kollu-, uma oturdum ve uak hareket etti.
Nedenini anlayamadm. Neden bu kadar zor oluyordu? Neyse, uaktaydm. iemi atm. Hostes beni
enseledi. Kurallara aykr. "Uaktan indirilebileceinizi biliyorsunuz, deil mi?" Kaptan pilot biraz nce 5.000
metreye trmandmz duyurmutu.
"Anne, babama ne oldu?"
"O bir airdi."
"air nedir, anne?"
"Baban bilmediini sylerdi. Hadi, ellerini yka, yemek hazr."
"Bilmiyor muydu?"
"Evet, bilmiyordu. Hadi ama, yka ellerini..."
BYK ZEN DN
Arka koltuktaym. Romanya ekmei, cier ezmesi, bira ve merubatlarn arasna skm; on yl nce
gmdm babamn cenazesinden bu yana ilk kez baladm yeil kravatmla. Bu kez bir Zen dnnde
sad olacam. Hollis satte yz otuz basyor, Ray'in iki metre uzunluundaki sakal yzme uuuyor.
Benim 62 model Comet ara-bamdayz ama ben kullanmyorum -sigortam yok, hem iki kez alkoll araba
kullanmaktan enselenmiim ve yine sarho olmak zereyim. Hollis ile Roy iki senedir birlikte yayorlar,
geimlerini Hollis salyor. Arka koltukta oturmu bira iiyorum. Roy bana Hollis'in aile fertlerini tek tek
anlatyor. Roy entelektel palavra ile daha becerikli, az laf yapyor. Evlerinin duvarlar ilgin fotoraflarla
kapl.
Fotoraflardan birinde Roy otuzbir ekerken boalyor. Roy tek bana ekmi. Otomatik makine ile. p
balam, tel filan. Tekilat. Mkemmel pozu yakalayncaya kadar alt kez patlatmak zorunda kaldn iddia
ediyor. Bir gnlk alma. Duvarnda asl. Stl bir poz. Hollis otobandan kyor. Gideceimiz ev pek uzak
deilmi. Baz zengin evlerinin bir kilometre uzunluunda girileri olur. Bununki pek uzun deildi: 300 metre.
Arabadan iniyoruz. Tropik baheler. Drt-be kpek. ri, kara, tyl, salya smk yaratklar. Sonu gelmeyen
basamak-

35

LINDAKING'E
48
lar. Bir trl kapya varamyoruz -ve karmzdayd, zengin adam. Verandada durmu elinde ikisi ile bize
bakyordu. "Hey, Harvey, orospu ocuu" diye baryor Roy, "seni grmek ne kadar gzel!" Harvey hafife
glmsyor. "Seni grmek de yle, Roy." ri oban kpeklerinden biri sol bacam iniyor. "Kpeini ar
Harvey, orospu ocuu. Seni grmek ok gzel!" diye baryorum. "Aristo, kes artk!" Aristo uzaklayor,
tam zamannda. Ve.
Merdivenden bir kyor bir iniyoruz, elimizde salamlar, tuzlanm Macar kedibal, karides, stakoz. Istakoz
kuyruu. ncecik doranm gvercin k.
Arabada ne varsa ieri tadk. Oturup bir bira atm. Tek kravatl bendim. Tek dn hediyesi getiren de.
Hediyemi Aristo'nun inedii sol bacamla duvarn arasna sakladm. "Charles Bukowski..." Ayaa
kalktm." "Charles Bukowski!" "H hm." Sonra: "Bu, Marty." "Merhaba, Marty." "Ve bu Elsie."
"Siz sarho olunca eyalar ve camlar krp ellerinizi gerekten paralar msnz?" diye sordu Elsie. "H hm."
"Byle eyler iin biraz yal deil misiniz?" "Elsie, kafam bozma benim..." "Ve bu Tina." "Merhaba Tina."
Oturdum.
Adlar! lk karmla iki buuk yl evil kaldk, bir gece misafirlerimiz geldi. Karma; "Bu yarm-k Louie, bu
saksofon kraliesi Marie, bu topal Nick," dedim. Sonra gelenlere dnp, "Bu karm... karm... ey..." deyip
durdum. Sonunda karma dnp "Neydi senin adn alla-hakna?" diye sormak zorunda kaldm.
49
"Barbara," dedi.
"Bu Barbara," dedim misafirlerime.
Zen stad hen/. gelmemiti. Biraya devam ettim.
Baka insanlar da gelmiti. Merdivenden kp duruyorlard. Hol-lis'in akrabalar. Roy'un bir ailesi yoktu
anlalan. Zavall Roy. mrnde bir gn bile almamt. Bir bira daha aldm.
kyorlard merdivenden: sahtekarlar, dzenbazlar, sakatlar, deiik yutturmaca alanlarnda alan
pazarlamaclar. Aile fertleri ve dostlar. Dzinelerce. Dn hediyesi yok, kravat yok.
Biraz daha gmldm keme.
Adamn biri baya kt durumdayd. Basamaklar trmanmas yirmi be dakika srd. zel koltuk denekleri
yaptrmt kendine. Gl aletler, koltuk altlar lastik takviyeli filan. Alminyum ve lastik. Tahta yakmaz
bu yavruya. Olay zdm: sulandrlm uyuturucu ya da zamannda yaplmam bir deme. Berberde sakal
tra olurken krvermilerdi diz kapaklarn, yznde slak scak havlu ile otururken. Birka hayati yerini kl
pay skalamlard.
Bakalar vard. Biri UCLA'da retim grevlisiydi. Bir dieri San Pedro Krfezi'nden in balk tekneleri
ile uyuturucu sokuyordu.
Yzyln en byk katilleri ve tccarlar ile tanyordum.

36

LINDAKING'E
Ben, isiz.
Sonra Harvey yukar kt.
"Viskiye ne dersin, Bukowski?"
"Tabii Harvey, tabii."
Mutfaa girdik.
"Bu kravat da neyin nesi?"
"Pantolonumun fermuar bozuk, ortum ise ok ksa, kravat k-mn stndeki kllar rtyor."
"Yaayan en byk yk ustas sensin bence."
"Tabii, Harvey. Nerede viski?"
Harvey bana ienin yerini gsterdi.
"yklerinden birinde bu markadan sz ettiinden beri baka marka imiyorum."
"Ama ben viskimi deitirdim, Harvey. Daha iyisini buldum."
"Markas ne?"
"Hatrlyorsam allah belam versin."
50
Yksek bir su barda bulup yarsn viski yansn su doldurdum.
"Sinirleri yattrr, biliyorsun," dedim.
"Tabii, Bukowski."
Barda diktim.
"Bir tane daha?"
"Tabii."
Bardam doldurup ieri girdim, keme ekildim. Herkes heyecanland birden. Zen stad GELMT!
ok fiyakal bir kyafet giymiti stad, gzlerini ksarak bakyordu. Ya da yleydi gzleri.
Zen stad ok sakin grnyordu. kimi dipleyip tazelemek iin mutfaa gittim, tazeledim ve dndm.
Altn sal bir ocuk girdi ieri. On birinde filan.
"Bukowski," dedi bana, "yklerinden bazlarn okudum. Bugne dek okuduum en byk yazar sensin!"
37

LINDAKING'E
Uzun sar bukleler. ncecik bir vcut.
"Tamam yavrum, yeterince bydnde evleniriz. Senin paranla yaarz. Ben yoruldum. Beni kk hava
delikleri olan camdan bir kafesin iine koyup herkese gsterirsin. Gen ocuklarla dp kalkmana izin
veririm. Hatta sizi seyrederim."
"Bukowski! Salarm uzun olduu iin hemen kz olduumu varsayyorsun! Adm Paul! Tantnlmtk! Hatrlamyor musun?"
Harvey, Paul'un babas, bana bakyordu. Gzlerini grdm. O an-da o kadar da iyi bir yazar olmadma karar
verdiini grdm. Kt bir yazar olduuma belki de. Kimse sonsuza dek saklanamaz.
Olan iyiydi ama: "Bover, Bukowski," dedi, "hl okuduum en byk yazarsn. Babam baz yklerini
okumama izin verdi..."
Sonra elektrikler kesildi. Olan gevezelii ile bunu hak etmiti...
Her yerde mum yanyordu. Eline mumu alan yakyordu.
"Allah kahretsin, sigorta atm olmal," dedim. "Sigortay deitirin."
Biri sigorta ile ilgisi olmadn syledi, baka bir eydi, ben de iki koymak iin mutfaa gittim. Harvey
oradayd, hay allah... "Harika bir olun var, Harvey. Olun Peter..." "Paul." "Afedersin. ncil adlar karyor."
51
"Anlyorum."
(Zenginler anlarlar, ama anladklar eyler iin bir ey yapmazlar.)
Harvey yeni bir ie at. Kafka'dan sz ettik. Dos, Turgenev, Gogol. Kabz muhabbet, can skc. Ortalk
mumlardan geilmiyordu. Zen stad artk trene balamak istiyordu. Roy bana iki yzk vermiti. Yzkleri
yokladm. Oradaydlar. Herkes bizi bekliyordu. O kadar viskiden sonra Harvey'nin yere ylacam
umuyordum. Ama bouna bekliyordum. Benim itiim her bardaa karlk iki bardak imiti hergele ve hl
ayaktayd. Pek sk olan bir ey deildir. On dakika sren mum yakma seansnda ienin yarsn devirmitik.
Mutfaktan ktk. Yzkleri Roy'a verdim. Roy gnler nceden Zen stad ile konumu, benim ayyan teki
olduumu anlatmt -gvenilmez- umursamaz ya da saldrgan- dolaysyla tren srasnda yzkleri
Bukows-ki'den isteme. Yzkleri kaybedebilir, ya da kendini.
te oradaydm ve stat nihayet kara kitabnn sayfalarn parmaklamaya balad. Pek kaln deildi kitab. Yz
elli sayfa kadar.
"Tren srasnda iki ve sigara iilmemesini talep ediyorum," dedi Zen.
kimi dipledim. Herkes ikisini dipliyordu.
Sonra minik ve boktan bir glmseme belirdi Zen'in dudaklarnda.
Hristiyan dnlerini deneyimden biliyordum, maalesef. Zen treninin Hristiyan treninden pek fark yoktu
aslnda, biraz daha tantanalyd sadece. Bir sre sonra kk ubuklar yakld. Bir kutu dolusu ubuu vard
38

LINDAKING'E
Zen'in -iki yz, yz tane. ubuklar yakldktan sonra bir tanesi ii kum dolu kavanozun ortasna dikildi. O,
Zen ubuuydu. Sonra Zen Roy'a elindeki yank ubuu Zen ubuunun yanna dikmesini syledi. Hollis'e de
dier yanna dikmesini.
ubuklar iyi yerletirmediler ama. Zen stad glmseyerek uzand, ubuklar yeni bir derinlie ve
ykseklie dzeltti.
Sonra kahverengi bir tespih kard Zen.
Tespihi Roy'a verdi.
"imdi mi?" diye sordu Roy.
Allah'kahretsin. diye geirdim iimden, Roy ok okuyan, her konuda bilgi sahibi bir insan, neden kendi dn
treni hakknda bilgi edinmez?
Zen uzanp Roy'un sa elini Hollis'in sol elinin stne koydu, by52
lece tespih ikisinin de elini evrelemiti.
"Kabul ediyor musun?"
"Ediyorum..."
(Bu muydu Zen?)
"Ve sen Hollis, kabul ediyor musun?"
"Ediyorum..."
Bu arada gtn teki mum nda fotoraf ekip duruyordu, yzlerce. Canm skm, beni tedirgin etmiti.
FBI olabilirdi.
Klik! Klik! Klik!
Hepimiz temizdik tabii ki. Ama tedbirsizlik sz konusuydu, sinir olmutum.
Sonra mum nda Zen stadnn kulaklarn fark ettim. Mum kulaklarndan geiyordu, ince tuvalet
kadndan yaplmt sanki kulaklar.
Bir erkekte o gne dek grdm en kk kulaklara sahipti Zen. Buydu onu kutsal yapan! O kulaklara
mutlaka sahip olmalydm! Czdanma koyar, erkek kedime verir ya da an olarak saklardm.
Kafamdan geen bu dncelerin nedeninin viski olduunu biliyordum elbette, ama bir yandan da
bilmiyordum.
Zen'in kulaklarndan alamyordum gzlerimi.
Baka konumalar yapld.
39

LINDAKING'E
"...ve sen Roy, Hollis ile beraberliin boyunca uyuturucu kullanmayacana sz veriyor musun?"
Roy duraksad. Sonra tespihin iindeki eller kenetlendi: "Sz veriyorum, uyuturucu kullanmayacam," dedi
Roy.
Ve bitmiti. Zen dorulup hafife glmsedi.
Roy'un omuzuna dokundum: "Tebrikler."
Sonra eildim, Hollis'in yzn ellerimin arasna alp dudaklarndan ptm.
Herkes oturmutu yine. Geri zekllar.
Kimse kprdamyor, mumlar btn aptallklar ile yanyorlard.
Zen stad'nn yanna gittim. Elini sktm: "Teekkrler. Treni ok gzel ynettiniz."
Houna gitti, kendimi daha iyi hissettim. Ama gangsterler bir uzak doulunun elini skmayacak kadar aptal ve
gururluydular.
Roy'dan baka sadece bir kii daha pmt Hollis'i. Sadece bir kii skmt Zen stad'nn elini. Yldrm nikah kydrsalar da olurmu. Bo bir aile kalabal!
Dn bitmi, ortalk daha da soumutu. Herkes birbirine bakyordu. nsan rkn asla anlayamayacam,
ama birinin arlatan oynamas gerekiyordu. Yeil kravatm karp frlattm.
"HEY! OROSPU OCUKLARI! ACIKMADINIZ MI?"
Masaya gidip peynir attrmaya baladm, birka kii yerinden kalkp bana katld. Yapacak baka ey yoktu.
Onlar orada brakp viski almak iin mutfaa gittim.
Mutfakta kendime viski koyarken Zen'in, "Benim artk gitmem gerek," dediini duydum.
"Aaa, gitmeyin..." diyen bir kadn sesi geldi son yln en kapsaml gangster kalabalnn iinden. O bile
inandrc deildi. Ne iim vard benim bunlarn arasnda? O UCLA profesrne ne demeliydi? Yok, hayr,
UCLA profesr aitti oraya.
Bir gnah keisi gerekiyordu. Balanmak.
Zen'in kapdan ktn duyar duymaz ikimi dipleyip dar frladm. Orospu ocuklaryla dolu mum ile
aydnlatlm odada insanlarn arasndan koarak (hi de kolay olmad) kapya ulatm, atm, kapattm ve...
On be basamak gerisindeydim Bay Zen'in.
Krk-elli basamak daha vard. Onun her admna iki adm sendeleyerek peine dtm.
"Hey! stadm!" diye bardm.
Zen arkasna dnd. "Evet, ihtiyar?"

40

LINDAKING'E
htiyar?
Kvnla kvrla tropikal baheye inen merdivende durmu birbirimize bakyorduk. Daha samimi bir iliki
kurmann zaman gelmiti.
"Ya koduum kulaklarn verirsin ya da kyafetini -stndeki neon kl robu!"
"Delirmisin sen ihtiyar!"
"Zen'de bu tr deersiz nyarglara yer olmadn sanrdm. Beni hayal krklna urattnz stat!"
Zen ge bakp avularn bititirdi.
Kendimi basamaklardan aa brakarak ona doru utum, yere dmek zereyken bir yumruk salladm ama
ynsz bir devinimdim, skaladm. Zen beni yakalayp dzeltti.
54
"Olum, olum..."
ok yakndk. Bir direk kardm. yi yakaladm onu bu sefer. Tslad. Bir adm geri ekildi. Bir direk daha
kardm, skaladm. Yarm metre solundan gemiti. Cehennemden ithal baz bitkilerin iine dtm.
Kalktm, stne yrdm yine. Ay nda pantolonumu grdm -kan, mum ve kusmuk lekeleri.
"Sen de sonunda stadn buldun orospu ocuu," aklamasnda bulundum stne giderken. Bekledi. Yllarca
ayak ilerinde almak tamamen ldrmemiti kaslarm. Solumu midesine gmdm, yz on kilo destekli.
Kk bir nefes brakt Zen, bir kez daha gkyzne dantktan sonra Dou dilinde bir eyler mrldand ve
bana kk bir karate darbesi indirdi. efkatle. O anda bana Brezilya ormanlarnn insan yiyen bitkileri gibi
grnen sama sapan Meksika kaktslerinin arasna dtm. yice gevedim ay nn altnda, mor bir iek
stme eilip nefesimi kesmeye alncaya kadar kaldm orada.
Allah kahretsin, Harvard Klasikleri iin yz elli yl gemesi gerekmiti. Seim yoktu; yattm yerden
doruldum, srnerek basamaklar kmaya baladm. Tepeye vardmda kalktm, kapy ap ieri girdim.
Farkna varmadlar. Boktan muhabbetlerini srdryorlard. Keme yldm. Karate darbesi sol kam
yarmt. Mendilimi kardm.
"Lanet olsun! Bir ikiye ihtiyacm var!" diye bardm.
Harvey elinde ikiyle geldi. Sek viski. Diktim. nsan vzlts nasl bu kadar anlamsz olabiliyordu? Bana
gelinin annesi olarak tantrlan kadnn bacak atn fark ettim, fena deildi bacaklar, naylon orap,
topuklular. Geri zekl birini bile tahrik edebilirdi, ben sadece yar-ge-riydim.
Ayaa kalkp gelinin annesinin yanna gittim, eteini kalalarna kadar syrp dizinden yukar doru pmeye
baladm.
Mum nn yarar olmutu. Her eyin.
Birden kendine geldi ve "Hey!" diye bard, "ne yaptn sanyorsun sen?"
"Kndan bok kncaya kadar dzerim seni! Ne dersin?"
41

LINDAKING'E
tti beni, srtst yere serildim, debelenip ayaa kalkmaya altm.
"Allahn cezas Amazon!" diye bardm.
55
Birka dakika sonra ancak kalkabildim. Biri gld. Kendimi ayakta bulunca mutfan yolunu tuttum yine. Bir
iki koyup dipledim. Sonra bir tane daha koyup dar ktm, Ordaydlar ite: Lanet akrabalar.
"Roy ya da Hollis, neden hediyenizi amyorsunuz?" diye sordum. Elli metre folyo kadna sarlyd. Roy
folyoyu ap duruyordu. Nihayet bitirdi.
"Bir yastkta kocayn!" diye bardm.
Herkes grmt hediyemi. t kmyordu.
spanya'nn en iyi el ii sanatlarndan biri tarafndan yaplm kk bir tabut. Alt ksm pembemsi-krmz
kaplama. Gerek bir tabutun kk bir kopyasyd, ama bu sevgi ile yaplmt belki.
Roy ldrc bir bak att bana. Tahtann nasl cilalanmas gerektiine dair talimat kadn tabutun iine atp
kapan kapatt.
Kimse tek kelime etmemiti. Dnn tek hediyesi ho karlanmamt. Ama ok gemeden toparlanp iki
paralk sohbetlerine dndler.
Suskunlamtm. Kk tabutumla gurur duymutum oysa. Saatlerce hediye aramtm. Aklm karmak
zereyken raflarn birinde tek bana duran tabut dikkatimi ekmiti. stnde elimi gezdirmi, ters evirip
iine bakmtm. Fiyat yksek ama iilii mkemmeldi. Tahtas, minik menteelleri, hereyi drt drtlkt.
Karnca zehirine de ihtiyacm vard. Karncalar n kapma yuva yapmlard. Arka tarafta karnca zehiri
bulmu, tabutla birlikte kasaya gtrmtm. Gen bir kz duruyordu kasada. Tabutu iaret ederek, "Bunun ne
olduunu biliyor musun?" diye sormutum.
"Ne?"
"Bir tabut."
Kapan ap ona iini gstermitim.
"Karncalar beni delirtiyor. Ne yapacam, biliyor musun?"
"Ne?"
"Karncalar ldrp bu tabutun iine koyacam, sonra da gmeceim."
Gld. "Gnme renk kattn!"
Genlere taklmak mmkn deil artk; tamemen stn bir rk. Hesab deyip dar kmtm.
Aralarnda en nazik olan Harvey'di, u zengin olan. Nazik olabilecek kadar paras olduu iin belki de. Sonra
Eski in zerine okuduum bir eyi hatrladm:

42

LINDAKING'E
"Zengin olmay m yelersin, sanat olmay m?"
"Zengin olmay nk sanatlar srekli zenginlerin n kaplarnda bekleiyorlar."
kimi itim ve umursamadm artk. Birden herey bitmiti. Arabamn arka koltuundaydm. Holly
direksiyondayd ve Roy'un sakal yzme uuuyordu yine. Elimdeki ieye asldm.
"Baksanza, benim kk tabutumu pe mi attnz? kinizi de seviyorum, bunu biliyorsunuz! Benim kk
tabutumu neden pe attnz?"
"Bukowski! te tabutun!"
Roy tabutu gsterdi.
"ok sevindim!"
"Geri almak ister misin?"
"Hayr! Hayr! Tek dn hediyeniz! Saklayn! Ltfen!"
"Tamam."
Yolun kalan ksm olduka sessiz geti. Oturduum semtte park yeri bulmak gt. Evimden iki sokak ilerde
bir yer buldular. Arabam park edip anahtar elime tututurdular. Sonra karya geip kendi arabalarna doru
gittiler. Pelerine taklp evime doru yrrken pantolonumun paalarndan birine basp elimde Harvey'nin
iesi ile yere kapaklandm. Havada igdsel olarak ieyi dndm (anne ve bebek) bam ve ieyi
yukarda tutup omuzlarmn stne dmeye gayret ettim. ieyi kurtardm ama bam kaldrma arpt.
kisi de grmt dtm. Sancdan baylmak zereydim ama onlara seslenebildim:"Roy, Hollis! Beni
kapma kadar gtrn ltfen, yaralandm!"
Bir an durup bana baktlar. Sonra arabalarna bindiler, altrdlar, arkalarna yaslanp uzaklatlar.
Bir ey iin cezalandrlyordum. Tabut mu? Her neyse -arabamn kullanlmas ya da arlatanlm ya da
sadlm... lerine yaramazdm artk. nsanlk beni hep irendirmitir. Onlar zellikle iren klan akrabn
ilikileri hastalyd, ki buna evlilik, g dei tokuu ve yardmlama, mahalleniz, blgeniz, ehriniz,
lkeniz, devletiniz, mille57
tiniz de dahil. Hayvanca-korku aptall ile vzldayp durduklar kurtulu kovannda herkes birbirinin kna
yapmt.
Herey berrakt, yardmlarna muhta olduumu bile bile beni terk ettiklerinde her eyi kavramtm.
Be dakika daha, diye geirdim iimden, kimse bana bulamadan burada be dakika daha yatabilsem
kendimde kalkacak gc bulacak, evime yryp ieri girebileceim. Kanunsuzlarn sonuncusuydum. Billy
the Kid elime su dkemezdi. Be dakika daha. zin verin de inime varaym. Yaralarm iyiletireyim. Beni bu
tr toplantlara davet ettiklerinde onlara ne yapmalar gerektiini sylerim bundan byle. Be dakika. Sadece
be dakika.

43

LINDAKING'E
ki kadn yaklat. Dnp bana baktlar.
"Aa, una bak! Nesi var?"
"Sarho."
"Hasta olmasn?"
"Deil, ieye nasl sarldna baksana. Bir bebee sarlr gibi."
Allah kahretsin! Bardm onlara:
"KNZ DE YALARIM! KURUYUNCAYA KADAR EMERM KNZ DE, KALTAKLAR!"
"Oooo!"
Oturduklar binaya doru kotular. Cam kapdan ieri girip kayboldular. Ve ben hl yerden kalkamyordum.
Bir eylerin sadc. Tek yapmam gereken evime ulamakt -elli metre ilerde bir milyon k yl kadar yakn.
Kiralk bir kapdan elli metre uzaktaydm. ki dakika daha yatsam kalkabilecektim. Her deneyite biraz daha
gleniyordum. Eski bir ayya her zaman ayaa kalkar, yeter ki zaman tanyn. Bir dakikam daha olsayd
kalkmtm.
Ama gelmilerdi. Dnyann kak ailesinin iki ferdi. Yaptklarn neden yaptklarn sorgulamayan iki deli.
Tepe n ak brakp bir arabann yanna yanatlar. Arabadan indiler. Birinin elinde el feneri vard.
"Bukowski," dedi elinde fener olan, "ban belaya sokmadan duramyorsun, deil mi?"
Adm biliyordu, baka seferlerden.
"Bak," dedim, "tkezledim, hepsi bu. Bam arptm. Bilincimi asla yitirmem, tehlikeli deilim. Kapma
varmama yardmc olur musu-58
nuz? zin verin de yatama girip uyuyaym, her eyi unutaym. Dorusu da bu deil mi sizce?"
"ki kadn onlara tecavz etmeye kalktnz ihbar etti, efendim."
"Beyler, iki kadna ayn anda tecavz etmeyi aklmdan bile geirmem."
Polislerden biri elindeki aptal feneri yzme tuttu. Ona mthi bir stnlk duygusu veriyordu.
"zgrlm elli metre tede! Bunu anlayamyor musunuz?"
"Kentin en byk elencesi sensin, Bukowski. Bize daha iyi bir neden gstermen gerek."
"Durun, dneyim -kaldrmda sere serpe yatarken grdnz ey bir dnn sonucu, bir Zen
dnnn."
"Biri seninle evlenmek mi istedi?"
"Benimle deil gt..."

44

LINDAKING'E
El fenerini iyice yzme yaklatrd.
"Kanunu korumakla grevli memurlara daha saygl olmay renmelisin."
"Afedersiniz, bir an iin unuttum."
Kan boynumdan aa inmi, gmleimin yakasndan ieri szyordu. ok yorgundum -hereyden.
"Bukowski," dedi el fenerini yzme tutan, "neden ban belaya sokmadan duramyorsun?"
"Kesin bu boktan muhabbeti," dedim, "karakola gidelim."
Kelepeyi takp beni arka koltua frlattlar. Yabancs deildim.
Yava sryorlard, olas ve delice eylerden sz ederek -n balkonu geniletmek, belki bir havuz, anneanne
iin ilave bir oda. Spora gelince -gerek erkektiler bunlar- Dodgers'un ampiyonluk midi sryordu, ama ii
zordu. Aileye dn -Dodgers kazannca onlar da kazanyordu. Bir adam aya ayak basnca onlar da basm
oluyorlard. Ama alktan len biri onlardan kuru istemesin -kimlik yok, .iktir git, bok kafal. Sivil
dolatklar zaman tabii ki. Bir polisten para isteyen bir a grlmemitir henz. Hi pheniz olmasn.
Bir kez daha sulularn arasndaydm. Gen olanlar kendilerini neyin beklediini bilmiyorlard henz.
ANAYASAL haklardan filan sz ediyorlard. Gen polisler, ehir kodeslerinde olsun, kasaba kodeslerinde
olsun, eitimlerini sarholar zerinde alarak tamamlarlar. Kendi59
lerini byle kantlarlar. Gzmn nnde birini asansre bindirip bir yukar bir aa kp indiler, asansrden
ktklarnda adam tannmaz haldeydi -NSAN HAKLARI diye baryordu zenci asansre bindirilmeden
nce. Sonra beyazlardan biri ANAYASA diye barmaya balad, tuttuklar gibi yle bir gtrdler ki
yryemedi, ayaklar yere dememiti. Geri getirdiklerinde duvara yasladlar, zangr zangr titriyordu, vcudu
krmz lekelerle kaplyd. Bir trl gemiyordu titremesi.
Fotorafm ektiler yine. Parmak izi, bir kez daha.
Sonra ayyalarn kouuna gtrdler beni, kapy atlar ve gerisi koutaki yz elli kiinin arasnda kendine
bir yer bulmaktan ibaretti. Bir lam ukuru. Kusmuk ve sidikti her yer. Hemerilerimin arasnda kendime bir
yer buldum. Charles Bukowski'ydim. Santa Barbara'nn California niversitesi'nin ktphanesinde kitaplarm
vard, profesrlerden biri benim bir dahi olduumu dnyordu. Tahtalarn stne uzandm. Gen bir ses
duydum. Bir delikanl.
"Bir eyree borunuzu flerim baym!"
Bozuk paralarn, banknotlarn, kimliini, anahtarlarn, akn ve sigaralarn alp sana bir depozit makbuzu
veriyorlard, ki ya kaybeder ya da aldrrdn. Ama ierde sigara ve para hep olurdu.
"zgnm evlat," dedim ona, "son kuruuma kadar aldlar."
Drt saat sonra uyuyabildim.
te.

45

LINDAKING'E
Bir Zen dnne sadlk yapmtm ve bahse girerim ki gelinle damat o gece dzmemilerdi bile. Bir
bakas dzlmt ama.
BULUMA
Rampart duranda otobsten inip Coronado'ya yrdm, yokuu trmanp evimin nnde durdum. Kollarm
stan gnein altnda uzunca bir sre durdum. Sonra anahtarm kanp kapy atm, st kata kmaya
baladm.
"Kim o?" diye sordu Madge.
Cevap vermedim. Ar ar kyordum basamaklar. ok solgun ve takatsizdim.
"Kim o? Kim var orada?"
"Telalanma Madge, benim."
Merdivenin en st basamanda durdum. Yeil bir elbise vard zerinde, ipek, eski. Kanepede oturuyordu.
Elinde bir bardak arap, buzlu, yle severdi.
"Canm!" diye stme atld. Sevinmi grnyordu, pt beni.
"Ay, Harry, sen misin gereklen?"
"Belki. Dayanabilirsem. Yatak odasnda kimse var m?"
"Samalama! ki ister misin?"
"me, dediler bana. Halanm tavuk, rafadan yumurta filan yeme-liymiim. Liste verdiler."
"Orospu ocuklar. Otur. Banyo yapmak ister misin? Bir eyler ye."
"stemem. Oturaym biraz."
Koltua ktm.
"Ne kadar para kald?" diye sordum.
"On be dolar."
"ok hzl harcamsn."
"ey..."
"Kira durumu ne?"
"ki hafta. bulamadm Harry."
"Biliyorum. Arabay gremedim. Araba nerede?"

46

LINDAKING'E
"Kt haber. Birine dn verdim, nn arpm. Sen dnmeden nce yaptrmak istedim. Kedeki
tamircide."
"alyor mu?"
"Evet, nn dzeltsinler istedim."
"n arpk olsun. Radyatr ve farlar zarar grmemise yle kullanrsn."
"Allahakna Harry! Doru olan yapmaya alyordum!"
"Birazdan dnerim."
"Nereye gidiyorsun, Harry?"
"Arabaya bakacam."
"Yarn bakarsn. yi grnmyorsun, Harry. Otur, konualm."
"Birazdan dnerim. Beni bilirsin. Yarm i sevmem."
"Of, Harry!"
"On be dolar ver."
"Of ki ne of!"
"kimizden birinin bu gemiyi batmaktan kurtarmas gerek. Bu sen olmayacana gre!"
"Her sabah yataktan kalkp i aradm. Yemin ederim. yok."
"On be dolan ver."
Madge antasn alp kartrmaya balad.
" Bu akam iin bir ie arap alacak kadar para brak bana, bu ie bitmek zere. Dnn kutlamak
istiyorum."
"Biliyorum, Madge."
antasndan bir onluk ile drt birlik karp uzatt. antay elinden kapp ters evirdim. inde ne varsa yataa
sald. Bozuk para, bir kk ie porto, bir birlik, bir de belik. Belie uzand ama ondan nce davrandm.
Dorulup tokatladm.
62
"Orospu ocuu! Hi deimemisin. Hl pislik herifin tekisin." "Bu yzden lmedim zaten." "Bana bir daha
vurursan giderim." "Sana vurmaktan holanmadm biliyorsun, gzelim." "Bana vurmak kolay, bir erkee
vursana, vurmazsn deil mi?" "Ne ilgisi var imdi?" Belii alp aa indim.

47

LINDAKING'E
Tamirci kedeydi. eri girdiimde Japon'un teki arabaya yeni takt n kafese yaldz boya srmekle
meguld. Bana dikildim.
"Tanrm, gerek bir Rembrandt olmu bu," dedim.
"Sizin mi baym?"
"Evet. Borcum ne?"
"Yetmi be dolar."
"Ne?"
"Yetmi be dolar. Bir bayan getirdi arabay."
"Orospunun teki getirdi. Bana bak, araba yetmi be dolar etmezdi, hl da etmez. Bu kafesi hurdacdan be
dolara kaptn."
"Bakn baym, bayan bana dedi ki..."
"Kim?"
"ey, kadn dedi ki..."
"Kadnn ne dedii beni ilgilendirmez. Hastaneden yeni ktm. Bu paray sana ancak taksit taksit
deyebilirim. u anda isizim ve arabaya ihtiyacm var. bulunca derim. Bulamazsam deyemem. Bana
gvenmiyorsan araba sende kalsn. Hemen gidip ruhsatn getiririm. Nerede oturduumu biliyorsun."
"imdi ne verebilirsin?"
"Be dolar??"
"ok az."
"Sana syledim! Hastaneden yeni ktm. bulursam derim, ya kabul edersin ya da araba sende kalr."
"Pekala," dedi, "sana gveniyorum. Belii ver."
"Bu belik iin ne yapmak zorunda kaldm bir busen."
"Nasl yani?"
"Bo ver."
O belii ald, ben arabay. Kontak anahtarn evirdim, alt. Ya63
rm depo benzin bile vard. Yan, suyunu dert etmedim. Tekrar araba kullanmak nasl olacak diyerek biraz
turladm. yi oluyordu. Sonra iki dkkannn nne ektim.

48

LINDAKING'E
"Harry!" dedi pis nlkl yal adam.
"Oo, Harry!" dedi kars.
"Nerelerdeydin?" diye sordu ihtiyar.
"Arizona. Arazi ileri."
"Grdn m, Sol," dedi kadn, "sana onun zeki biri olduunu sylemitim. Kafas alan adam kendini belli
eder."
"Pekala," dedim, "iki altlk Miller istiyorum, hesabma yazn."
"Bir dakika," dedi ihtiyar.
"Bir sorun mu var? imdiye kadar borcumu hep demedim mi? Canm skmayn benim."
"Seninle bir sorunumuz yok, Harry. Sorun senin kadnla. On dolar yetmi be sentlik bor yapt."
"On dolar yetmi be sentin laf m olur? Daha nce hesab yirmi sekiz dolara karp demedim mi?"
"Evet, Harry, ama..."
"Ama ne? Alveriimi baka yerden mi yapaym? Bu hesab takaym m? Allahn cezas iki altlk iin deer
mi?"
'Tamam, Harry, tamam," dedi ihtiyar.
"Gzel. Bir poete koy. Bir paket Pall Mall ile iki Dutch Master ilave et."
"Pekala, Harry..."
Ve merdiveni kyordum yine. st kata vardm.
"Ah, Harry, bira almsn! me, Harry. lmeni istemiyorum, sevgilim!"
"Biliyorum, Madge. stemezsin. Bu doktorlarn bir boktan anladklar yok ama. Bir bira a bana. Yorgunum.
ok koturdum. Allahn cezas hastaneden kal topu topu iki saat oldu."
Madge bir ie bira ve bir bardak arapla dnd. Ayanda topuklular vard, bacak bacak stne atnca klotu
grnd. Sk hatundu. Yzn hesaba katmadan.
"Arabay aldn m?"
"Evet."
64
"O ufak tefek Japon iyi ocuk deil mi?"
"yi olmak zorunda kald."
49

LINDAKING'E
"Ne demek istiyorsun?"
"Tamam, tamam, iyi ocuk. Buraya getirdin mi onu?"
"Harry, balama. Japon dzmem ben!"
Ayaa kalkt. Karn hl dzd. Kalalar, bacaklar, k tam sevdiim gibi. Ne kanck! ieyi bir dikite
yarladm, ona doru yrdm.
"Madge, bebeim, senin iin deli olduumu biliyorsun. Adam ldrrm senin iin, biliyorsun deil mi?"
yice yaklamtm ona. Hafife glmsedi. Bira iesini frlattm, elindeki arap bardan alp diktim.
Haftalardan beri ilk kez kendimi iyi hissediyordum. Sokuldu bana. Krmz, vahi dudaklarn yalad. ki
elimle serte ittim. Kanepeye yld.
"Orospu! Goldbarth'da 13.75'lik hesap yaptn, deil mi?"
"Bilmiyorum."
Elbisesi kalalarna kadar syrlmt.
"Orospu!"
"Orospu deme bana!"
"13.75!"
"Haberim yok!"
stne ktm, yzn kavrayp dudaklarn pmeye baladm. Gslerini, kalalarn, bacaklarn okadm.
Alyordu.
"Orospu...deme...bana. Orospu... deme. Seni sevdiimi biliyorsun, Harry!"
"Paralayacam seni, yavrum!"
Gld.
Onu kaldrp yatak odasna tadm, yatan stne frlattm.
"Harry, hastaneden yeni ktn!"
"yi ya! ki haftalk sperm birikimimi sana nakledeceim demektir"
"Azn bozma!"
".iktir!"
Yatan stne sradm, stmdckileri kardm.
Sonra klotunu indirdim. erdeydim, eskiden olduu gibi.
50

LINDAKING'E
Ar ve yumuak vurdum, sekiz-on kere. "O pis Japon'u dzdm dnmyorsun, deil mi?" diye sordu,
"Pis olan hereyi dzersin sen."
Kendini geriye ekip beni dar kard.
"Azna saym!" diye bardm.
"Seni seviyorum, Harry, byle konuarak beni zyorsun."
"Tamam, yavrum, o pis Japon'u dzmediini biliyorum. aka ediyordum."
Madge bacaklarn at, ierdeydim yine.
"Oh! Erkeim benim! ok uzun zaman oldu!"
"Emin misin?"
"Bu da ne demek? Yine mesele mi karacaksn?"
"Hayr, hayr! Seni seviyorum, gzelim."
Dudaklarndan ptm, alttan almay srdryordum.
"Harry," dedi.
"Madge," dedim.
Haklyd.
ok uzun zaman olmutu.
htiyara 13.75, iki altlk, sigara ve puro borcum vard. Los Angeles Hastanesi'ne 225 dolar, o pis Japon'a da
70 dolar. Ayrca gaz, elektrik ve su faturalar vard ve birbirimize kenetlendik ve duvarlar stmze kapand.
Ordaydk.
YARIK, KANT VE MUTLU BR EV
Jack Hendley kulbe kan asansre bindi, kulbe gitmiyordu aslnda, asansrle yukar kyordu sadece.
yar program, gece. program emektar kr satan almt -40 sent, ilk sayfay at -1800 metre, 2500 dolar
snf- at satn almak yeni bir araba satn almaktan daha ucuzdu.
Jack asansrden indi ve kapnn yanndaki p tenekesine kustu, al-lahn cezas viski - geceleri onu
ldryordu. Eddie kentten ayrlmadan ondan tyo almamakla hata etmiti, ama iyi bir hafta olmutu yine de,
600 dolarlk bir hafta, 1940 ylnda New Orleans'da haftal 17 dolara alt gnleri geride brakmt.

51

LINDAKING'E
ama btn lesonras kapsn alan ufak tefek bir gt tarafndan katledilmiti -iki saat boyunca kanepesinde
oturup HAYATTAN konumutu. Ama HAYAT hakknda hibir ey bilmiyordu cce, hayat yaama
zahmetine bile katlanmamt, konumakla yetiniyordu.
cce, Jack'in biralarn iip sigarasndan otlanm, YARI BLTE-N'ni almasn engellemiti,
nhazrln yapamamt onun yznden.
biri gelip beni rahatsz edecek olursa yumruumu suratna yiyecek,
e geirdi iinden, izin verirsen yerler insan bunlar, ben acmasz biri deilim, ama onlar acmasz, iin srr
bu.
Jack bir sigara yakt, ksrd ve sigaray frlatt, tribnn n tarafnda etrafnda kimselerin olmad bir yere
oturdu, rahat brakrlarsa bahislerini hazrlayabilecekti. Ama -l kpekler her yerdeydiler- zamanlarn nasl
harcayacaklarn bilmeyen birileri onu bulurdu mutlaka, bilgisiz, program bile yok; ortalkta dolanp sa solu
koklamaktan baka ileri yoktu bunlarn, saatler nceden gelirlerdi hipodroma, tribnler bomboken, orada
ylece otururlard.
kahve gzeldi, scak, souk ve temizdi hava. sis bile yoktu. Kendini daha iyi hissetmeye balamt. Kalemini
karp ilk kou stnde almaya balad, btn lesonrasn katleden o cceyi unuturdu belki de, armha
germiti Jack'i orospu ocuu, ancak yetiecekti -ilk kouya sadece bir saat kalmt, o zamana kadar btn
oyunlarn hazr etmeliydi, kou aralarnda yapamazdnz -kalabaln basks vard, ayrca tabeladaki
deiiklikleri izlemek zorundaydn.
ilk kouyu aa be yukar hazrlad, gzel -balamt en azndan.
sonra duydu, bir l kpek. Jack yerine oturmak iin aa inerken onun aadaki otoparka baktn
grmt, "u arabalara bak" oynamaktan sklm olmalyd l kpek. Jack'e doru geliyordu, basamak
basamak, palto giymi orta yal bir tip. gzleri yok, titreimi yok. l et. palto giymi bir l kpek.
l kpek ar admlarla ona doru geliyordu, bir insan bir insana doru, evet, kardelik, evet. Jack duydu
onu. bir basamak indi, durdu, sonra bir basamak daha indi.
Jack dnp bakt orospu ocuuna, l kpek ylece durdu palto-suyla. yirmi be metre mesafede tek bir
allahn kulu yoktu ve kpek gelip onu koklamadan edememiti.
Jack kalemini ceketinin cebine koydu, sonra kpek hemen arkasn-dayd, eilip Jack'in omuzunun stnden
programna bakt. Jack kfretti, program katlad, kalkt ve on metre teye, koridorun te yanna oturdu.
programn ap ie koyuldu yine, bir yandan da hipodrom ahalisini dnyordu -devasa ve aptal bir
hayvandan fark yoktu, a gzl, yalnz, tehlikeli, kaba, skc, nefret dolu. bencil ve baml bir hayvan, ne
yazk ki saatlerini ldrmek iin seni de ldrmekten ekinmeyen
68
milyarlarca insan vard dnyada.
ikinci kou yeni balamt ki duydu, ona doru gelen ar admlar, etrafna baknd, gzlerine inanamad, ayn
kpek!
Jack program katlayp ayaa kalkt.
52

LINDAKING'E
"ne istiyorsun benden kardeim?" diye sordu kpee.
"nasl yani?"
"yani, neden gelip omuzumun stnden programma bakyorsun, kilometrelerce boluk var burada, gelip
yanma oturmaya kalkyorsun, nedir derdin?"
"zgr bir lkede yayoruz, ben..."
"zgr bir lkede yaamyoruz -hereyin bir sahibi, hereyin bir fiyat var."
"ama ben istediim yere oturmakta zgrm, ben de senin gibi giri creti dedim, sen bana ne yapacam
syleyemezsin."
"beni rahatsz etmediin srece istediin yere oturursun elbette, kaba ve aptalca davranyorsun, uzun lafn
ksas, beni UYUZ ediyorsun."
"giri cretimi dedim, ne yapacam senden renecek deilim."
"pekala, senin dediin gibi olsun, beni yine yerimi deitireceim, kendime hakim olmak iin elimden geleni
yapyorum, ama seni uyaryorum, NC KEZ yanma gelirsen... yumruu suratnn ortasna yiyeceksin!"
Jack bir kez daha yerini deitirdi ve kpein yeni bir kurban aray ile uzaklatn grd, ama orospu
ocuu beynindeydi hl, kalkp bara gitti, bir sulu sko syledi.
dndnde atlar ilk kou iin snmaya balamlard bile. ilk kouyu sralamaya alt ama ahali oradayd
artk, borazan sesli bir tip etrafndakilere 1945 ylndan beri tek bir cumartesi bile yar karma-dn
sylyordu, sevimli sanyordu kendini, bir gece sis bastrsn da gr bak nasl yolluyorlar seni yalnz dolabnda
otuzbir ekmeye.
armhtaym, yapacak bir ey yok, diye geirdi iinden, nazik olursan armha gererler adam, kanepesine
oturup Mahler'den, Kant'tan ve yarkdan sz eden ve hibiri hakknda bir bok bilmeyen o cce ite.
ilk kouyu ylesine oynamaktan baka aresi yoktu, iki dakika kalmt kounun balamasna, bir dakika, ikili
oynayan kalabal yard, "kou balamak zere" anonsu geldi, orospu ocuunun teki iki ayana birden
bast, brne bir dirsek yedi, yankesicinin teki sol gsn
69
yoklad.
fare-kpek kalabal. Serzeni'e oynad, lanet olsun, sabah sralamasnn favori at. standart oyun. kafas
dalmaya balamt bile.
Kant ve yark, kpekler.
Jack tribnn sonuna gitti, atlar start kulbelerine giriyorlard, kou balamak zereydi.
oturmak zereydi ki bir kpek daha yanat, transdaym ayaklarnda, baka tarafa bakarak, ama ona doru
geliyordu, ka yoktu, atlar frladnda dirseini dorultup adamn yumuak karnna gmd, adam inleyip
iki metre geriye gitti.
53

LINDAKING'E
Jack yerine oturduunda Serzeni ilk dnemete drt boy fark yapmt. Boby Williams 1800 metrelik kouyu
almak niyetindeydi anlalan, ama at canl grnmyordu Jack'e. hipodromda geen 15 yldan sonra
Melerine bakp atn zorlanp zorlanmadn p diye anlyordu. Serzeni zorlanyordu -4 boy ndeydi ama
dua ediyordu.
dzln banda 3 boya indi fark. Sonra Hobby'nin Rekoru ataa kalkt, ite zorlanmadan koan bir at.
Serzeni hap yutmutu, dzln banda boy fark yetmezdi, lanet olsun, finie otuz metre kala Hobby'nin
Rekoru bir buuk boy ndeydi. 2/7 ile akll bir ikinci seim.
Jack 4 dolarlk ganyan kuponlarn yrtt. Kant ve yank, en iyisi eve gitmekti, paras cebinde kalrd, bu gece o
gecelerden biri deildi.
1200 metrelik ikinci kou kolayd, fazla kafa patlatmaya gerek kalmamt, ahali kouya i kulvarda
balayaca ve cokeyi Joe O'Brien olduu iin Ambro Indigo'ya oynuyordu, dier favori, Altn Dalga, d
kulvarda balyordu, 9 numara, cokeyi kendini henz kantlamam Don Mcllmurray. btn koular bu kadar
kolay olmu olsayd on yl nce kapa Beverly Hills'e atmt bile. ama yine de, ilk kouyu kt oynad iin
ve Kant ve yark yznden 5 dolarlk ganyanla yetindi.
Pamuk Helva kazandrd toplam para yznden tabelada ykselmeye balad, herkes Pamuk Helva'ya
komaya balad, sabahki sralamada 20 iken 9'a kadar inmiti, kerizler saplmt. Jack balk kokusu ald,
yoldan ekilmeye alt, ama bir DEV son srat ona doru geliyordu -iki metre boyunda vard orospunun
evlad- nereden kmt? daha nce hi grmemiti.
DEV, PAMUK HELVA'sn istiyordu, gz gieden baka hibir 70
ey grmyordu, atlar starttaki yerlerini alyorlard, adam gen, uzun ve aptald, imendifer gibi geliyordu
Jack'in stne. Jack eilmek zorunda kald, ok ge. Dev akana bir dirsek akp onu metre frlatt,
krmz, mavi, sar, lacivert klar patlad havada.
"Hey, orospu ocuu" diye bard Jack adama, ama Dev ganyan giesine yaslanm kaybedecei biletlerden
alyordu. Jack yerine dnd.
Altn Dalga dnemeten boy nde kt ve kouyu rahat gtrd. 1/4 ile bulunmayacak at deildi. Jack
sadece 5 dolar ganyan oynam, 6 dolar 50 sent kra gemiti, bok temizlemekten iyidir.
3. 4. ve 5. koular kaybetti. 6. kouda 1/6 ile Rzgrn Kz'n yakalad, 7.'de 5/8 ile Gece Uuu'na oynad,
son anda yrtt, hepsi hepsi 30 dolar ndeydi, igdlerle bu kadar oluyordu, sonra 8. kouda 1/3 ile Arzu'ya
20 ganyan oynad ve Arzu daha kounun banda arzusuz-du. gemi ola.
bir sulu sko daha. bu ekilde, n hazrlk yapmadan oynamak karanlk bir dolabn iinde bir deniz topunu
dzmeye almaktan farkszd, eve git -lmek arada srada Acapulco'da soluklanarak biraz daha kolayd.
duvara dayal koltuklarda oturan yavrulara bakt Jack, kulpteki hatunlar ho ve bakmlydlar, gzel oluyordu
onlara bakmak, ama onlar da ahalinin parasn almak iin oradaydlar, kzlarn bacaklarnn tadn karmak
iin iki dakika izin verdi kendine, sonra tabelaya dnd, kala ve bacak temas hissetti, biraz gs ve hafif
bir parfm kokusu.
"ey, beyefendi, afedersiniz."
"buyrun."

54

LINDAKING'E
iyice yasland Jack'e. tek yapmas gereken sihirli szc telaffuz etmekti ve kendine 50 dolarlk bir kaltak
bulmutu, ama 50 dolar edecek bir kaltaa rastlamamt henz.
"evet?" dedi Jack.
"3 numaral at hangisi?"
"May Western."
"kazanr m sizce?"
"bu atlara kar hayr, bir dahaki sefere belki."
"iyi para brakacak bir at bulmam lazm, kim iyi para brakr sizce?"
"sen," dedi Jack ve uzaklat.
71
yark, Kant ve mutlu bir ev.
hl May Western'e oynuyorlard ve Falata giderek dyordu.
BN K YZ METRE, KISRAK KOUSU, SADECE 10.000 DOLAR DEERNDE VE DAHA NCE
YARI KAZANMAMILAR, atlar insanlardan daha ok para kazanyorlard, ama harcayamyorlar-d.
tekerlekli sedye ile kr sal bir kadn gtrdler, stne battaniye sermilerdi.
tabeladaki rakamlar deiti. Falata biraz daha dmt. May Western biraz kmt.
"hey, baym!"
arkasnda bir erkek sesi.
Jack tabelaya younlamt.
"evet?"
"bir eyrek verir misin?"
arkasna dnmedi Jack, elini cebine sokup bir eyrek kard, eyrei avucuna yerletirdi, elini arkaya
gtrd, parmaklarn avucuna dalp eyrei aln hissetti.
hi bakmamt adama, tabela sfrlad.
"yar balamak zere!"
hasiktir.
on dolarlk gieye koup 1/20 ile Serenat'a bir, 2/7 ile Cecilia'ya iki ganyan kuponu ald. ne yaptn
bilmiyordu, i yapmann belli bir yolu vard; boa greinin, sevimenin, sahanda yumurta yapmann, su ya da
55

LINDAKING'E
arap imenin, ve doru yapmazsan bouluyordun, ldryorlard seni.
Cecilia kounun liderliini ald ve ilk dnemece girdiler. Jack atn fulelerine bakt, bir ihtimal, henz
zorlanmyordu, cokeyi de hayli yumuakt, programa bakt. Kimpam, sralamada 12'inci, ahali onu tutmamt,
cokeyi Joe O'Brien'd ama Joe 1/9 ile ayn atn stnden dmt, hem de iki kou nce. mkemmel bir
tuzak. Lighthill krbac bast, Cecilia vargcn harcyordu, Lighthill ya kouyu alacak ya da at boacakt,
bir ihtimal, son dzle gelindiinde 4 boy fark yapmt Lighthill. ite o anda O'Brien ne eilmi ve
Kimpam'i uurmutu, lanet olsun, diye geirdi iinden Jack, 1/25 stelik, hadi Lighlhill hasta etme beni. bas
krbac. 2/7 ile 20 ganyan 98 dolar eder. geceyi kur-72
tarabiliriz.
Cecilia'ya bakt, fuleleri bozulmutu, yark ve Kant ve Kimpam. Cecilia hzn kesti, O'Brien 1/25 veren
Kimpam'i ile rzgr gibi geti yanndan, bir yandan kamlyor bir yandan da konuuyordu atla.
Sonra Serenat atak yapt d kulvardan, Ackcrman 1/20 ile koan Serenat'a kamy basm ansn deniyordu
-20 kere on, iki yz dolar eder. Serenat fark bir boya indirdi, yle gslediler potay -O'Brien atn
okayarak, her kazandnda yapt gibi hafif glmseyerek. Kimpam, kahverengi ksrak, ya 4, menei
rlanda. rlanda m? ve O'Brien? lanet olsun, inanlr gibi deildi, tmarhanelerin sama sapan apkal kadnlar
kendilerine bir at bulmulard sonunda.
iki dolarlk ganyan ve plase gieleri emekli maalar ile geinen, antalarnda cep viskisi ile dolaan
kadnlardan geilmiyordu.
Jack merdivenden aa indi. asansrler tka basa doluydu, yankesicilere kar tedbir olarak czdann sol n
cebine koydu, sol arka cebini gecede 5-6 kez yoklarlard, ama o gne kadar dileri krk bir tarak ile eski bir
mendilden baka bir ey alamamlard ondan.
arabasna bindi, trafii izleyerek ve amurluklara darbe almamay baararak parktan kt, sk bir sis
bastracaa benzerdi, sorunla karlamadan Kuzey'e vard, ama evine iki sokak kala ho bir ey grd siste,
gen, mini etek, otostopu, aman allahm, frene asld, bacaklar ok gzeldi ama durabildiinde kzdan yirmi
metre uzaktayd, arkada baka arabalar vard, adam sende, geri dnecek hali yoktu.
evinde k olup olmadna bakt, kimse yoktu, gzel, eve girdi, oturdu, baparma ile ertesi gnn
Blten'ini ortadan at, cep viskisini kard, bir bira at ve ie koyuldu, be dakika ancak gemiti ki telefon
ald, ban kaldrd, telefona parmak gsterdi, tekrar Blten'e eildi, profesyonel bahisi i bandayd.
iki saat iinde bir altlk paket bira ile bir kk viski imiti ve yataktayd, uyuyordu; ertesi gnn tahminleri
hazrlanm, yznde hafif ve kendinden emin bir glmseme, bir sr farkl yolu vard delirmenin.
GLE GLE WATSON
hi ans kalmadn hipodromda geirilen kt bir gn sonrasnda eve geldiinde anlar insan; oraplar le,
cepte iki- buruuk dolar, mucizenin asla gelmiyeceinin bilincinde, ve en kts, son kouda keriz gibi
onbir numaral ata nasl oynadn dnp durursun, kazanamayacan bile bile, 2/9 ile gnn en byk
keriz tuza, yllarn birikimini hie sayarak on dolarlk gieye gitmi ve kr sal gieciye, "onbire iki
ganyan!" demisin ve gieci sana yine "onbir mi?" diye sormu yanl bir ata her oynadnda yapt gibi.
hangi atlarn kazanacan bilmez ama hangi atlarn kesin kaybedeceini iyi bilir ve ban sallayp yirmilii
alm, sonra dar kp o kpein sonuncu geliini izlemek, hibir aba gstermeksizin, beynin, "hay .mna
koyaym, aklm karm olmalym," derken o kpein haylaz haylaz geziniini izlemek.

56

LINDAKING'E
hipodroma yllarn vermi bir dostumla konutum bu meseleyi, o da birok kez ayn eyi yapm, buna "lm
istei" diyor, ki hayli bayat, esniyoruz artk bu saptamay duyduumuzda, ama tuhaf bir ekilde hl geerli
bir yan var. koular ilerledike insan sklp oyunu olduu gibi kpeteden denize frlatmak istiyor,
kazanrken de kaplyor insan bu hisse kaybederken de, sonra gelsin yanl bahisler, ama bana 74
kalrsa, daha ciddi bir sorun ASLINDA baka bir yerde olma arzusu -bir koltua oturup Faulkner okumak ya
da ocuunuzun boya kalemleri ile resim yapmaktr istediiniz, hipodrom bir 'tir sonuta, hem de hayli g
bir i. bu duyguya kaplmsam ve formumdaysam hipodromu terkederim; bu duyguya kaplmsam ve
formumda deilsem yanl atlara oynamaya balarm, insann idrak etmesi gereken bir dier ey de ne olursa
olsun kazanmann ZOR olduudur; kaybetmekse ok kolay. Byk Amerikan Kaybedeni olmak i deildir
-herkes yapabilir; nerdeyse herkes yapyor zaten.
atlarn stesinden gelmeyi baaran adam aklna koyduu hereyi yapabilir, hipodrom deildir onun yeri.
valesi ile Paris'te resim yapmal ya da East Village'da avant-garde bir senfoni bestelemelidir. ya da bir
kadn mutlu etmelidir, ya da dada bir maarada bir bana yaamaldr.
ama hipodroma gitmek insana kendini ve kalabal idrak etme olana tanr, gnmzde yazmay
beceremeyip Hemingway'e bok atmaya baylan bir ok eletirmen var, ve koca olan yazarlk kariyerinin
ortasndan sonuna kadar gerekten kt eyler de yazd, aklnn civata-lar geviyordu, ama o haliyle bile
dierleri onun yannda edebi ilerini yapmak iin ellerini kaldrp izin isteyen okul ocuklarndan
farkszdlar. Ernie'nin boa grelerine neden gittiini biliyorum -basit: yazmasna yardm ediyordu,
tamirciydi Ernie: kat stnde tamirat yapmay seviyordu, boa greleri onun iin hereyin resmedildii bir
tualdi. dalar aarken filinin kn tokatlayan Hanibal ya da ucuz bir otel odasnda kadnn dven bir ayya.
Hem daktilonun bana getiinde ayakta yazard, silah gibi kullanrd daktiloyu, boa greleri herhangi bir
eye eklemlenmi hereydi. dolgun bir gne gibi kafasn-dayd herey: yazd.
bana gelince, hipodrom bana abucak nerede zayf, nerede gl olduumu syler, ve o gn kendimi nasl
hissettiimi ve ne kadar deitiimizi, SREKL deitiimizi, ve bunun ne kadar farknda olmadmz.
ve kalabaln soyulmas yzyln korku gsterisidir. HEPS kaybeder, bakn onlara, bakabilirseniz.
hipodromda geireceiniz bir gn size niversitede drt ylda reneceini/den daha fazlasn retebilir,
niversitede Yaratc Yaz dersi veriyor olsaydm rencilerin haftada
75
bir kez hipodroma gitmelerini ve her kouya iki dolardan az olmamak kayd ile oynamalarn dersin olmazsa
olmaz koullarndan biri yapardm, plase oynamak yok. plase oynayanlar ASLINDA evde kalmak isteyip
bunu nasl yapacaklarn bilmeyenlerdir.
Yaratc Yaz dersi verirken grebiliyorum kendimi, "evet. Bayan Thompson nasl gitti?" "18 dolar
kaybettim." "son kouda hangi ata oynadnz?" "Tek-Gz Jack'e."
"kerizlenmisiniz, Bayan Thompson, atn iki buuk kiloluk handi-kap vard ve bu ahaliyi eker, ama ayn
zamanda koullarn izin verdii lde snf atlamak demektir, snf atlayan bir at ancak kat zerinde ans
yoksa kazanabilir. Tek-Gz Jack'in hz ortalamas da hayli yksekti, ki ahaliyi eken baka bir unsurdur,
ancak hz ortalamas iki yz metre zerinden hesaplanmt, iki yz metre zerinden hesaplanan hz ortalamas
kounun tamam zerinden hesaplanan hz ortalamasndan her zaman daha yksektir, dahas, hesaplarnz
dikkatli yapsaydnz atn bir sprinter olduunu grrdnz. 1/3 ile sonuncu gelmesi srpriz deil."
"sizinki nasl gitti." "yz krk dolar ierdeyim." "son kouda kime oynadnz," "Tek-Gz Jack'e. ders
bitmitir."
57

LINDAKING'E
alyanslarndan ve televizyonun beyin-emici sterilize sanal varlndan nce, dnyay kreltmek iin binlerce
floresan lamba reten devasa bir fabrikann paketleme servisinde almtm, ktphanelerin yararsz,
airlerin ise zenle yaknmay seven boklar olduunu bildiimden barlardan ve dvlerden renmeye
alrdm.
hey gidi gnler, Olympic Arena'daki o unutulmaz geceler. rlandal ufak tefek bir sunucu vard (Dan Tobey
miydi ad?) ve kendine zg bir tarz vard adamn, grm geirmiti, ilk dvlerini ocukken nehir
gemilerinde seyretmiti muhtemelen, o kadar eski deildiyse bile, Dempsey-Firpo garanti, bugn bile kabloya
uzanp mikrofonu yavaa aa ekerken grebiliyorum onu, ve oumuz daha ilk dv balamadan sarho
olmu olurduk, tatl sarho ama, purolarmz tttrp hayatn hafifliini hissederek ringe iki boksr
kartmalarn beklerdik. 76
acmaszca, ama byleydi bu i, bize yaptklar da acmaszcayd ve hl hayattaydk, evet, oumuzun
yannda bir kirli sarn ya da boyal kzl. benim bile. Jane'di ad, aram/da biri nakavt ile biten birok on
raundluk ma gemiti; nakavt olan bendim, ama o darack elbisenin iindeki iri ve sihirli kn alkalayarak
tuvaletten geri gelirken balkondaki btn erkekler ayaklarn yere vurup slk almaya baladklarnda
gururlanrdm, ve gerekten iri ve sihirli bir kt: bir erkei soluksuz yere serip betondan gkyzne ak
szckleri haykrtabilecek klardan, sonra gelip yanma oturur, ben de cep viskisini bir kornet gibi diktikten
sonra ona geirirdim, bir frt aldktan sonra iade ederdi, balkondaki abazanlarla ilgili olarak sylenmeye
balardm: "otuzbirci pezevenkler. ldreceim orospu ocuklarn!"
sonra programa bakar, "ilk dvn favorisi kim sence?" diye sorard.
iyi seerdim boksrlerimi -yzde doksan gibi- ama grmeliydim onlar nce. fazla hareket etmeyen,
dvmek istemiyormu gibi duran seerdim hep, ve boksrlerden biri gongdan nce istavroz karm ve
dieri karmamsa adamn bulmutun -istavroz karmayan seerdin, zaten ikisi birlikte gelirdi genellikle,
olduu yerde glge boksu yapan istavroz karan, daya yiyen boksr olurdu.
o gnlerde ok fazla dankl dv olmazd, olunca da bugn olduu gibi ar siklette olurdu, ama o
gnlerde tepkimizi gsterirdik -ringi paralar, salonu atee verir, koltuklar krardk, onlara pahalya patlad
iin ikeye fazla cesaret edemezlerdi. Hollywood Legion'da ikeli dv ok olurdu, biz oraya gitmezdik.
Hollywood'lu ocuklar bile asl dvlerin Olympic'de olduunu bilirlerdi. Raft gelirdi, ve bakalar, n
koltuklara kurulan film yldzlar, balkondaki ocuklar ldrr, boksrler boksr gibi dvrler, salona mavi
puro duman kerdi ve nasl barrdk, hadi koum hadi aslanm, para frlatp viskimizi ierdik ve bittikten
sonra eve dn ve ak yatanda o sihirli delie girmek vard, delie vurur vurur, sarho bir melek gibi
uyurdun, halk ktphanesini kim ne yapsn? Ezra'y kim ne yapsn? T.S'i? e.e'yi? D.H'i? H.D'yi? Elliot'lar?
Sitwell'leri?
Enrique Balanosu ilk grdm geceyi asla unutamam, o sralar favori boksrm gen bir zenciydi, ringe
kk beyaz bir kuzu ile kar, dvten nce kuzuya sarlrd, hayli baya bir numarayd elbette ama
77
salam ve iyi bir boksrd, salam ve iyi bir boksr hogry hake-der, deil mi?
neyse, kahramanmd, ad da Watson Jones ya da onun gibi bir eydi. Klas ve haval bir boksrd Watson
-abuk, seri seri seri, ve o APARKT, ve seviyordu iini, ama, bir gece, ad san duyulmam gen Balanos'u
kard biri karsna, ne yaptn biliyordu Balanos, nce Watson'i hi acele etmeksizin gzelce yordu,
dvn sonuna doru da saz eline alp evire evire dvd kahramanm, inanamamtm, yanl
hatrlamyorsam Watson nakavt olmutu, berbat bir geceydi benim iin anlayacanz, elimde viski asla
gereklemeyecek zafer arlar haykrp durmutum. Baka trlyd Balanos -kollan iki ylandan farkszd,
58

LINDAKING'E
hareket etmiyordu- ktcl bir rmcek gibi karyordu yumruklarn, srekli hedefteydi, iini gryordu. O
gece Balanos'u ancak mkemmel bir boksrn yenebileceini anladm; Watson kuzusunu alp evine
gidebilirdi.
stn boksrn kazandn ancak gecenin ilerleyen saatlerinde, viski iime deniz gibi aktktan, karma
oturmu bacaklarn sergileyen kadnma kfrler yadrdktan sonra kabul edebilmitim.
"Balanos. bacaklar ok gl, dnmyor, sadece tepki veriyor, dnmemek daha iyidir, bu gece beden
ruhu yendi, genellikle yener zaten, gle gle Watson, gle gle Central Avenue, buraya kadarm."
bardam duvara frlatp kadnm kavradm, yaralydm, harikuladeydi, yataa girdik, ak pencereden ieri
hafif bir yamur yayordu, braktk yasn stmze, yle gzeldi ki iki kez sevitik, sonra yzlerimiz
pencere tarafnda uyuduk, sabaha kadar yamur yad stmze, sabah uyandmzda araflar slakt, ikimiz
de hapnp glerek kalktk yataktan, "tanrm! tanrm!" matrakt ve zavall Watson bir yerlerde yatyordu, yz
i ve mor, Ebedi Gerekle yzyze, nce 6 raundluk-lar, sonra 4, sonra da fabrikalar, kuru iin gnde
8-10 saatin katli, hibir ilerleme kaydetmeden, lm Baba'y bekleyerek, beynin ve ruhun paralanarak,
hapmyorduk, "tanrm! tanrm!" matrakt ve kadnm "heryerin morarm, tepeden trnaa MOR'sun, aynaya
bak," dedi ve donuyordum ve lyordum ve aynann karsnda durdum ve MOR'dum! ne sama! glmeye
baladm, o kadar katla katla glyordum ki halya yuvarlandm ve kadnm stme kapand ve gldk
gldk gldk, aklmz kardmzdan endie duyuncaya kadar gldk,
78
sonra kalktk, giyindik, sam taradm, dilerimi fraladm, yemek yi-yemiyecek kadar hasta hissediyordum
kendimi, rmtm dilerimi fralarken, sonra dar ktm ve floresan fabrikasnn yolunu tuttum, bir tek
gne iyiydi, ama yetinmeyi bilmeli insan.
ARN DA EV
delilikle ilgileniyorsanz, sizinki ya da benimki, izninizle size benimkinden biraz sz edeyim. Arizona
niversitesi'nde airin da evinde kaldm; ama kabul gren biri olduum iin deil, yaz aylarnda Tus-con'a
gitmeyi ancak benim gibi katksz bir salak kabul ettii iin. orada kaldm sre iinde scaklk ortalamas 45
derece civarndayd ve bira imekten baka yapacak bir ey yoktu, iir dinletisi vermediimi duyurmu bir
airim, ayrca sarho olunca ahmaklaan bir insanm, aykken ise syleyecek szm yoktur, bu yzden da
evinin kapsnn alnd sylenemez, ikayeti deildim, ne var ki arada srada temizlie gelen ve ok ok
ok biimli bir vcuda sahip zenci bir temizlikiden bahsedilmiti, sessizce ona tecavz etme planlar
yapyordum, ama o da benim hretimi duymu olmal ki, gelmedi, ne yapaym, kvetimi kendim temizledim,
stnde siyah boya ile ARIZONA NVERSTES yazan p bidonuna bo ielerimi kendim attm, her
sabah on bir sularnda ieleri attktan sonra p bidonunun stne kusuyordum genellikle, ondan sonra sabah
biram ier, serinleyip kendime gelmek iin yataa girerdim, yoktu yapacak baka bir ey. gnde (ve gecede)
4 ya da 5 altlk paket tketiyordum.
neyse, havalandrma fena saylmazd, tam hayalarm serinlemeye,
80
midem toparlanmaya, hl zenci temizlikiyi dnen kamm sertlemeye, stm helaya san, yattm
yatakta yatan Creeley ve benzerleri y/.nden ruhum bulanmaya balarken telefon alard, byk editr Bukowski?

59

LINDAKING'E
evet. evet. sanyorum.
kahvalt ister misin?
ne ister miyim?
kahvalt.
doru duymuum.
karmla birlikteyim, sana ok yaknz, kampusun kafeteryasnda bulumaya ne dersin?
kampusun kafeteryasnda m?
evet, orada olacaz, btn yapacan karayolunun ters istikametinde yryp her karna kana
KAMPUSUN KAFETERYASI NE TARAFTA? diye sormak, her karna kana KAMPUSUN
KAFETERYASI NEREDE? diye sor...
offf, tanrm...
ne var? btn yapacan her karna kana KAMPUSUN KAFETERYASI NEREDE? diye sormak, birlikte
kahvalt ederiz.
erteleyelim, ne olur. bu sabah olmaz.
pekala, buk. sadece bu kadar yaknkenanlyorum, saol.
sonra ya da drt bira ier, banyo yapar, evdeki iir kitaplarndan birkan okur ve kt bulurdum doal
olarak, uyutuyorlard beni: Pound, Olson, Creeley, Shapiro, yzlerce kitap ve dergi vard ortalkta, ama benim
kitaplarmdan bir tane bile yoktu, enazndan o da evinde, tamamen l bir yerdi anlayacanz, uyandmda
bir bira daha ier ve krk be derece scaklkta byk editrn 8-10 blok tedeki evine yrrdm, genellikle
yolda bir iki dkkanna girip iki altlk bira satn alrdm, onlar imiyorlard, yalanyorlard, binbir eit
salk sorunlar vard, zcyd, onlar iin de benim iin de. ama 81 yandaki Baba itiim her biraya bira
ile karlk veriyordu, sevmitik birbirimizi.
bir plak kayd iin bulunuyordum orada, ama o iten sorumlu Arizona profesr benim kente geleceimi
renince lser ikayeti ile St Mary Hastanesi'ne yatmt, taburcu olaca gn akr keyiftim, bizzat
aradm onu; iki gn daha tuttular hastanede. 81 yanda bir adamla iki iip bir eylerin gereklemesini
beklemekten baka yapacak, ey yoktu: temizliki kadn, yangn, dnyann sonu. byk editrle tarttm, arka
odaya gidip Baba ile televizyonda mini etekli kadnlarn dans ettikleri bir program seyrettim. Benimki
kalkmt. Baba'y bilmiyorum.
ama bir gece kendimi kentin br tarafnda buldum, uzun boylu, gr sakall, yapl bir tiple. Archer, ya da
Archnip, ya da yle bir eydi ad. itik ve itik ve itik ve paket paket sigara tkettik -Chesterfield, her konuda
ikembeden atp duruyorduk, sonra gr sakall, yapl adamn ba masann stne yld ve ben karsnn
bacaklarn ellemeye baladm, msade etti. msade etti. incecik beyaz kllar vard bacaklarnda -bir dakika!
kars 25 yalarndayd!- yani elektrik nn altnda beyaz gibi grnyorlard o uzun bacaklarda, ve bana,
aslnda seni arzulamyorum ama bir eyler hazr edebilirsen bana sahip olabilirsin, deyip duruyordu, bu da
60

LINDAKING'E
ounun sylediinden fazlayd, ve bacaklarn elleyip bir eyler hazr etmeye alyordum ama
Chesterfild'ler ve iki beni bitirdii iin ona benimle Los Angeles'a gelebileceini, alp bana bakabileceini
sylemekten baka bir ey gelmedi elimden, ilgilenmedi, her nedense, kocas ile Hukuk, Tarih, Seks, iir,
Roman ve Tp stne yaptm btn o konumalar boa gitmiti... kocasn bir bara gtrp st ste sek
sko bile iirtmitim. kadnn bana btn syledii Los Angeles'a gitmek isteyebileceiydi, sonunda hereyi
unutmasn syledim, o barda kalmamakla hata etmitim, kzn teki duvardan kp barn stnde dans etmiti;
krmz saten klotunu yzme sallayp durmutu, komnist komplosu muhtemelen, baka ne olabilir?
ertesi gn daha ksa boylu ve daha seyrek sakall bir tip arabas ile beni geri getirdi, bir Chesterfield ikram etti.
ne i yaparsn, birader, diye sordum ona, yznde bir kar sakal var, ne i yaparsn?
resim, dedi.
da evine vardmzda biralar atm ve resim konusunda aydnlattm ocuu, ben de resim yaparm, bir
resmin iyi olup olmadn anlamak iin kullandm gizli forml anlattm ona. resimle yazmak arasndaki
fark da; resmin yazdan farkl olarak sizin iin neler yaptn, o fazla konumad, birka bira ilikten sonra
gitmeye karar verdi.
82
beni getirdiin iin ok teekkr ederim, dedim.
bir ey deil, dedi.
byk editr arayp beni kahvaltya davet ettiinde ona bir kez daha hayr demek zorunda kaldm, ama beni
eve getiren adamdan da bahsettim.
iyi biri, dedim, iyi ocuk.
ad ne dedin?
tekrarladm adn.
ha, o mu, Arizona niversitesi'nde resim dersi veriyor, profesr.
hay allah.
kk radyoda senfoni programlar yoktu, br mzikleri dinledim, biralar dikip br mzikleri dinledim,
lgnlk: San Francisco'ya gelirsen iek tak sana, hey hey, bugn yaa; falan filan, ve frekanslardan
birinde bir tr yarma ya da ona benzer lanet bir ey vard -doum tarihinizi sylemenizi istiyorlard.
Austos, dedim. Kasm da domu olsaydnz, kazanacaktnz, dedi kadn sunucu bana, zgnm, efendim,
kaybettiniz, yok ya? dedim, yok ya? sunucu kapatt, nce doduunuz ayn aldklar paraya uymas
gerekiyordu, ondan sonra doum gnnz deniyordunuz, 7'si, 19'u filan, ikisini de tutturmusa-nz YOL VE
MOTEL MASRAFLARI DAHL LOS ANGELES'A BEDAVA SEYAHAT kazanyordunuz, sahtekar orospu
ocuklar, dedim kendi kendime, ilerine geldii gibi uyduruyorlar, buzdolabna gittim, hava scakl 47
derece, dedi sunucu.
kentte son gnmd, temizliki kadn gelmemiti, bavulumu yapmaya baladm, byk editr otobs
tarifesini anlatmt bana. btn yapacam blok kuzeye yryp bat istikametine giden otobse binmek
ve Elm duranda inmekti.

61

LINDAKING'E
otobs durana erken varrsan orada bekleme, alveri merkezine girip bekle, bir kola i.
neyse, antam alp 47 derece scaklkta otobs durana yrdm, lanet otobs grnrde yoktu, bir kfr
salladm, hzl hzl bat istikametinde yrmeye baladm. Niagara elalesi gibi akyordu ter stmden,
bavulumu bir elden tekine geirdim, kaldm yerden gara bir taksi tutabilirdim ama byk editr bana baz
kitaplar vermek istiyordu, LM ELNDEK HA. kitaplar bavula koymam gerekiyordu, kimsenin arabas
yoktu, editrn evine varp bir bira amamla haslane83
den yeni taburcu olmu profesrn arabas ile gelmesi bir oldu, kentten ayrlacamdan emin olmak istiyordu
anlalan, ieri girdi.
biraz nce da evine uradm, dedi.
buk'u kl pay ile karmsn, dedi editr, buk her zaman kendine bir kafes ina eder. kampusun
kafeteryasnda yemek yemez, otobs gecikirse alveri merkezinde beklemesini syledim, ne yapt, biliyor
musun? bu scakta bavulu ile buraya kadar yrd.
lanet olsun, anlamyor musun? dedim editre, alveri merkezlerini sevmiyorum! alveri merkezlerinde
olmaktan holanmam! orada oturup mermer fskiyeyi seyredersin, bir karnca geer, ya da bir tr bcek can
ekimektedir nnde, bir kanad hareketli dieri hareketsiz, yabancsndr. iki- kii sana buz gibi bakar,
sonra garson gelir nihayet, kirli klotunu bile koklatmaz sana, ama kazulet karnn tekidir ve bunun farknda
bile deildir, istemeye istemeye sipariini alr. bir kola, scak ve bklm bir kat bardakta getirir kolay,
cann kola filan ekmiyordur aslnda, iersin, bcek hl can ekimektedir, otobs hl gelmemitir, mermer
fskiye toz kapldr, herey yapaydr, anlyor musun? tezgaha gidip bir paket sigara almak istesen biri gelene
kadar be dakika geer, oradan ktnda dokuz kez tecavze uram gibi hissedersin kendini.
alveri merkezleri o kadar da kt deildir, buk, dedi editr.
tabii, dedim, "sava o kadar da kt bir ey deildir," diyen birini de tanyorum, ama tanr akna, evhamlarm
ve nyarglarm var ve onlardan yola kmak zorundaym, nk kerteriz alabileceim baka bir ey yok.
alveri merkezlerinden holanmam, kampus kafeteryalarndan holanmam, midilli atlarndan holanmam,
Disneyland'den, motosikletli polislerden ve yourttan holanmam, Beatles ve Charley Chap-lin'den
holanmam, Bobby Kennedy'nin alnna den manik-depresif sa tutamndan da holanmyorum... tanrm,
tanrm, profesre dndm -bu adam on yldan beri kitaplarm basyor, binlerce irimi bast ve KM
OLDUUMU BLE BLMYOR!
profesr gld, ki bir eydi.
tren iki saat gecikmeliydi, profesr bizi tepedeki evine konuk etti. byk cam pencereden lanet kent
grnyordu, ayn filimlerdeki gibi. ama intikamm aldm byk editrden, profesrn kars piyanoya
oturup biraz Verdi zrlad, byk editr ac ekiyordu nihayet. KEND
84
ALIVER MERKEZMDE KISTIRMITIM ONU. profesrn karsn alklayp bir tane daha alp
sylemesi iin pohpohladm. o kadar da kt deildi aslnda, yeterince glyd ama kendini vermiyordu
-varyasyon tonalitesi olmakszn kesintisiz g. bir tane daha almaya ikna etmeye altm, ama benden
baka srar eden olmad iin bir hanmefendiye yakr ekilde ekildi.

62

LINDAKING'E
yamur altnda beni gara gtrdklerinde ceplerim kk ielerle doluydu -eftali konya, filan, bavulumu
teslim ettim ve onlar orada braktm, bir kamyonun stne oturup eftali konyan yudumladm. insann
stne der dmez kuruyan scak bir yamurdu; ter gibi. oturup Los Angeles trenini bekledim, dnyadaki
tek kent. demek istediim, btn dier kentlerden daha bok bir kentti ve bu onu matrak klyordu, benim
kentimdi. benim eftali konyam, seviyordum neredeyse, ve tren gara girdi, kalkp vagonumu arayarak
yrmeye baladm, vagon numaram 110'du. yoktu 110. daha sonra 110'un 42 olduu anlald. Kzlderililer,
Meksikallar, kaklar ve katlarla birlikte trene bindim, k cennetin dibini artran mavi elbiseli bir
kz vard, kafay yemiti, kk bir bebei vard, onunla ocuuymu gibi konuuyordu, ona sahip olabilirsin,
ihtiyar, yeter ki dene, diye geirdim iimden, ama onu mutsuz etmekle kalacaksn, can cehenneme,
dikizlemekle yetin daha iyi. yana dnp ay ile aydnlanm tren penceresinde o nefis bacaklar seyrettim.
Los Angeles bana doru geliyordu. Meksikallar ve Kzlderililer horluyorlard. ay ile aydnlanm o
bacaklara baktm ve kzn bebekle konumasn dinledim, byk editr benden ne yapmam beklerdi acaba?
Hem olsa ne yapard? Dos Pas-sos? Tom Wolfe? Creeley? Ezra? aynn aydnlatt bacaklar anlamn
yitirmeye balad, br yanma dnp mor dalara baktm, orada da bir yark vard belki, ve Los Angeles
geliyordu, yark dolu. ve airin da evinde Bukowski yoktu artk ve onu grebiliyordum, zenci temizlikiyi,
eiliyor, kaldryor, eiliyor, terliyor, radyoyu dinliyordu -San Francisco'ya gelirsen iek takmay unutma
sana- ve o zenci temizlikinin ak kabarmt ve kimse yoktu ortalkta, ve elimi cebime sokup kk
ielerden birini daha atm, birey birey, ve emzik emer gibi emdim iemi ve Los Angeles geldi, can
cehenneme.
APTAL SALAR
adam ham lastii makineye yklyor, makine lastii istenilen llerde kesip biiyordu; styor, kesiyor ve
syordu: bisiklet pedallar, du boneleri, scak su ieleri... dikkatli olmak zorundaydn lastii makineye
yklerken, kolunu kaptrman iten bile deildi, son ylda iki iinin bana gelmiti: Durbin ve Peterson.
Durbin'in maan kes-memilerdi -gmleinin bir kolu sarkm iskemlede otururdu btn gn. Peterson'a ise
bir sprge ile bir fara vermilerdi; tuvaletleri temizliyor, p boaltyor, tuvalet katlarn asyordu.
Herkes Peer-son'un btn bu ileri tek kolla ne kadar iyi yaptn konuuyordu.
sekiz saatlik vardiya bitmek zereydi. Dan Skorski lastii makineye ykleyenlerden biriydi, akamdan
kalmayd, ok zor gemiti sekiz saat. dakikalar saat, saniyeler dakika gibi. ve ban kaldrp baktnda
kubbeli dairede 5 kii seni gzlyordu, ne zaman baksan seni izleyen on GZ.
Dan zaman kartn basmak zereydi ki puroyu andran ince uzun bir adam girdi ieri, yrrken ayaklar yere
demiyordu bile puronun, ad Bay Blackstone'du.
"Hangi cehenneme gittiini sanyorsun?"
"dar, kyorum buradan."
86
"MESA," dedi Bay Blackstone.
"ne?"
"'MESA' dedim, etrafna bir bak. bu mal yukar tamak zorundayz."
Dan etrafna baknd, makineye yklenmemi tonlarca lastik, ve mesainin en kt taraf ne zaman biteceinin
belli olmayyd, iki saatten be saate kadar srebilirdi, bilemezdin, ondan sonra eve dn, yataa gir ve ertesi
gn makineye yine lastik yklemek zere yataktan kalk. retimin, siparilerin, makinelerin sonu gelmiyordu,
63

LINDAKING'E
bina srekli patlama halindeydi, boalarak, lastik kusarak, ynla lastik lastik lastik ve kubbeli dairedeki 5
kii durmadan zenginleiyordu.
"NN BAINA!" dedi puro.
"hayr, yapamam." dedi Dan. "gcm kalmad."
"nasl tayacaz bu mal?" diye sordu puro. "yarn lastik fabrikasndan yeni mal gelecek, yer amak
zorundayz."
"bir bina daha kiralayn, daha fazla ii altrn, ayn insanlar lmne altryorsunuz, beyinlerine zarar
veriyorsunuz, nerede olduklarnn farknda bile deiller artk, BAK unlara! u zavalllara bir bak."
ve doruydu, insanlktan kmlard, gzleri sulanmt, donuk ve deli bakyorlard, her eye glp srekli
birbirleri ile alay ediyorlard, ruhlar damgalanmt. katledilmilerdi.
"iyi adamlar bunlar," dedi puro.
"elbette, maalarnn yars vergiye, dier yans da yeni arabalara, renkli televizyonlara, aptal karlarna ve
drt be farkl sigorta poliesine gidiyor."
"ya herkes gibi mesaiye kalrsn ya da iinden olursun, Skorski."
"iimden oldum yleyse, Blackstone."
"sana hibir ey dememek gemiyor deil aklmdan."
"Sendika."
"ekini postalarz."
"tamam, gecikmesin."
o binadan ktnda her kovulduunda ya da ii braktnda hissettii o harikulade mutluluu hissetti, onlar
orada brakmak -"burada bir aileyiz, Skorski. istikbalini garanti altna aldn!" i ne kadar boktan olursa olsun,
iiler bunu mutlaka sylerlerdi ona.
87
Skorski iki dkkanna urad, bir ie Grandad kapp eve gitti, hibir ey yapmadan ieyi iti, yataa girdi
ve yllardan beri uyumad kadar huzurlu uyudu, alar saat sabahn alt buuunda onu yapay ve acmasz
insanla uyandrmayacakt. leye kadar uyudu, kalkt, iki alka seltzer ald ve posta kutusuna bakt, bir
mektup.
Sevgili Bay Skorski:
yklerinizi ve iirlerinizi uzun sreden beri hayranlkla takip ediyoruz, New York niversitesi'ndeki resim
serginizden de hayli etkilendik. Burada, World Way Yaynclk'ta bir editre ihtiyacmz var. Admz duymu
olduunuzdan eminim. Yaymlarmz Avrupa, Afrika, Avustralya, ve evet, Uzakdou'ya bile datlyor.
Birka yl nce, 1962-63 yllar arasnda SAKAT KU adnda bir derginin editrln yaptnz rendik
ve dergi iin yaptnz seimleri ok beendik. Tam aradmz gibi bir editr olduunuzu dnyor,
64

LINDAKING'E
anlaabileceimizi umuyoruz. Balang iin haftada 200 dolar verebiliyoruz, bize katlmay kabul ederseniz
onur duyacaz. lgileniyorsanz bizi demeli olarak arayn, size uak biletinizi ve yol masrafnz havale
ederiz.
en iten dileklerimle
D.R Singo,
ba editr
World Way Yaynclk.
Dan bir bira iti, tencereye iki yumurta koyup altn yakt ve Sig-no'yu arad. Signo'nun sesi metal bir borunun
iinden geliyordu sanki, ama dnyann en byk yazarlarndan birkan yaymlamt Signo. ve hayli samimi
konuuyordu, mektubundaki gibi resmi deildi.
"gerekten istiyor musunuz beni?" diye sordu Dan.
"elbette," dedi Signo, "bunu mektubumda belirttim."
"pekala, havaleyi karn, geliyorum."
"para yolda," dedi Signo, "sizi sabrszlkla bekliyoruz."
kapatt. Dan kapatt, sonra yumurtalarn altn sndrp yataa girdi ve iki saat daha uyudu...
New York uana bindiinde huzursuzdu, ilk kez uuyor olduu iin belki, belki de Signo'nun sesindeki
metal tn yznden, bilmiyor88
du nedenini, lastikten metale, ok meguld belki de Signo. baz adamlar srekli ok meguld. Skorski uaa
binmeden nce epey imiti, yannda da biraz Grandad vard, ama uuun yarsnda viskiyi bitirdi ve
hostesten iki istemeye balad, hostesin ona ne verdiinin bile farknda deildi -morumsu, tatl bir ikiydi,
viskinin stne hi de iyi gitmiyordu, ok gemeden btn yolcularla konuuyor, onlara eski ampiyon Rocky
Garziano olduunu sylyordu, nce glmlerdi, ama srarcl karsnda susmulard:
"Evet, Rock'yim ben. Rocky, kimse duramad karmda! nasl ayaa kaldrrdm seyirciyi!"
sonra midesi buland, zor att kendini helaya, kusmuunu ayakkablarna ve oraplarna bulatrd,
ayakkablarn ve oraplarn kard, oraplarn ykad ve yalnayak kt dar, oraplarn kurumalar iin
bir yere brakt, ayakkablarn baka bir yere, sonra da unuttu onlar nereye braktn.
koridorda yrmeye balad, yalnayak.
"Bay Skorski," dedi hostes onu grnce, "yerinize oturun ltfen."
"Graziano. Rocky, ayakkablarm ve oraplarm kim ald, onu syleyin siz bana. yakalarsam ikiye
ayracam onu."
koridora kustu, yal bir kadn ylan gibi tslad ona.
65

LINDAKING'E
"Bay Skorski," dedi hostes, "yerinize oturmanz gerekiyor."
Dan hostesi bileinden kavrad.
"holandm senden, hemen burada tecavz edeceim sana! gkyznde tecavz! BAYILACAKSIN! eski
boksr, Rock Graziano Illinois zerinde hostese tecavz etti! buraya gel!"
Dan hostesi belinden kavrad, korkun bo ve aptal bir yz vard kadnn; gen, bencil ve irkin, bir tarla
faresinin zekasna sahipti ve memeleri dmdzd, glyd ama. kollarndan syrlp pilot kabinine doru
kotu. Dan biraz daha kustu, sonra yerine oturdu.
yardmc pilot geldi, devasa kalalar, iri bir enesi, katl bir evi, kak bir kars ve drt ocuu vard.
"Hey, arkadam," dedi yardmc pilot.
"ne var, moruk?"
"akln bana topla, kargaa kardn duydum."
"kargaa m? o da ne? ibne misin yoksa?"
"akln bana topla diyorum sana!"
89
"git lan! biletim var benim!"
devasa kalalar emniyet kemerini tuttuu gibi bir mongo aacn hortumu ile kknden sken bir filin
rahatl ve g gsterisi ile balad.
"YERNDEN KALKMA!"
"Rock Graziano'yum ben!" dedi yardmc pilota, yardmc pilot kabinine dnmt bile. hostes gelip de
Skorski'yi koltuunda ve emniyet kemeri bal grnce kkrdad.
"YRM SANTM gsteririm sana!" diye bard Dan hostese.
yal kadn ylan gibi tslad yine.
havaalanndan yalnayak kt, Village'a bir taksi tuttu, bir oda bulmas zor olmad, kedeki bar da abucak
buldu, sabahn ilk saatleri-na kadar o barda iti, hi kimse plak ayaklan ile ilgili tek soru sormad ona. kimse
onu farkedip tek kelime etmedi. New York'da olduu kesindi.
ertesi sabah yeni ayakkab ve orap almak iin dkkana yalnayak girdiinde bile kimse bir ey sylemedi,
yzyllar geriye giden, anlamn ve/veya duygularn tesinde karmak bir kentti New York.
iki gn sonra Signo'yu arad.
"yolculuunuz iyi geti mi, Bay Skorski?"
"evet, teekkr ederim."
66

LINDAKING'E
"le yemeimi Griffo'da yiyeceim, hemen kededir, yarm saat sonra orada bulualm m?"
"nerede bu Griffo? yani adresi ne?"
"taksi ofrne Griffo de, kafi."
kapatt. Signo kapatt.
taksi ofrne Griffo dedi ve ok gemeden oradayd, ieri girdi, kapnn nnde durdu. 45 kii vard ieride,
hangisi Signo'ydu?
"Skorski?" diye bir ses duydu.
masalardan birinde oturuyordu. Signo. yannda biri daha. kokteyl iiyorlard, masaya oturduunda garson
onun da nne bir kokteyl koydu.
iler yoluna giriyordu galiba.
"ben olduumu nasl anladn?" diye sordu Signo'ya.
"ben anlarm," dedi Signo.
insann yzne hi bakmyordu Signo, ieriye her an bir ku veya
90
Ubangi'den zehirli bir ok girecekmi beklentisi ile insann kafasnn stnden baknp duruyordu.
"bu Garip," dedi Signo.
"evet, olduka," dedi Dan.
"hayr, bu Bay Garip demek istiyorum, kdemli editrlerimizden biri."
"merhaba," dedi Garip, "yklerinizi ve iirlerinizi hep hayranlk duyarak okudum."
Garip ise br trlyd: her an bir ey kabilecekmi gibi yere bakp duruyordu -ya sznts veya bir vahi
kedi veya hamambcekleri-nin istilas, kimse bir ey sylemedi. Dan kokteylini bitirip onlar bekledi, ok
yava iiyorlard, nemi yokmu gibi. birer kokteyl daha itiler, broya gittiler...
masasn gsterdiler ona. masalar birbirlerinden buzlu camdan blmelerle ayrlmlard, camn tesini
gremiyordunuz, masann arkasnda beyaz camdan bir kap vard, kapal, dmeye bastnda masann nne
buzlu camdan blmen iniyordu, orada sekreterlerden birini dz-sen kimsenin ruhu duymazd, sekreterlerden
biri glmsemiti ona. tanrm, ne vcut! dipdiri ve dzlmek iin haykran o vcut, sonra da glmseme...
ortaa ikencesi.
masann stndeki srgl cetvelle oynad, on iki puntoluk matbaa harflerini lmekte kullanlyordu, cetvel
hakknda hibir ey bilmiyordu Dan. orada oturup cetvelle oynamaya devam etti. krk be dakika geti,
susamt, masasnn arkasndaki kapdan kp camlarla evrili dier masalarn yanndan geti, her camdan
blmenin arkasnda bir adam vard, kimi telefondayd, kimi nndeki kattan kartryordu, ne yaptklarn
biliyorlarm gibi grnyorlard. Griffo'yu buldu, bara oturup iki kokteyl iti. sonra masasna dnd, oturup
67

LINDAKING'E
cetveli ile oynad yine. yarm saat geti, sonra kalkp Griffo'ya gitti yine. iki. tekrar cetvele, tekrar
Griffo'ya. ka kez Griffo'ya gittiini bilmiyordu artk, ama gnn ilerleyen saatlerinde masalarn yanndan
geerken adamlar dmelerine basp camdan blmelerini indirmeye balamlard, o yrdke blmeler
iniyordu, flip, flip, flip, sadece bir editr blmesini indirmemiti. Dan durup ona bakt -lmekte olan devasa
bir adamd, gerdan kat kat, yz i, bir ocuun plaj topu gibi yusyuvarlak, adam Dan'e bakmad, tavana
bakyordu ve ok fkeliydi -yz n91
ce krmzyd, sonra beyaz. Dan masasna gitti, dmeye bast ve kendini hapsetti, kaps alnd, kapy at.
Signo. Signo Dan'in bann stnden bakt.
"sana ihtiyacmz olmadna karar verdik."
"dn masrafm kim karlayacak."
"ne kadar tutar?"
"175 dolar iimi grr."
Signo 175 dolarlk bir ek yazd, masann stne koydu ve dar kt...
Skorski, Los Angeles yerine San Diego'ya gitmeye karar verdi, oktandr Caliente hipodromunda
oynamamt, hem denemek istedii yeni bir sistemi vard, arlk-mesafe-hz ilikileri stne kuruluydu
sistem, uakta hayli aykt bu kez. bir gece San Diego'da kald, sonra Tijuana'ya bir taksi tuttu, snrda taksi
deitirdi, Meksikal taksi ofr kasabann merkezinde iyi bir otele gtrd onu. iinde paavralarnn
bulunduu antay odadaki dolaba sokup kasabay kefe kt, alt sularyd, pembe gne kasabann
yoksulluunu ve fkesini dindiren bir merhem gibiydi, zavalllar, Amerika'ya bu kadar yakn olmak, dilini
konuup yolsuzluunu bilmek, ama kpekbahnn karnna dolanm bir sazan gibi zenginliin ancak kck
bir parasn koparabilmek.
bir bara girip tekila syledi, mzik dolabnda Meksika mzii alyordu, ikilerini yudumlamakla megul
drt-be Meksikal vard sadece, kadn yoktu, kadn sorun deildi Tijuana'da, zaten o anda son istedii eydi
herhalde yark, kadn ayakba oluyordu insana, bir kadn bir erkei 9.000 farkl biimde ldrebilirdi,
sistemini baar ile uygulayp 50-60 bin dolar kaptktan sonra Los Angeles ile San Diego arasndaki sahilde
kk bir ev satn alacakt kendine, sonra elektrikli bir daktilo alacakt, fralarn karacakt, Fransz arab
iecek, her gece okyanus kysnda yrye kacakt, iyi yaamakla kt yaamak arasndaki fark biraz
talihti ve Dan talihinin biraz almas gerektiini dnyordu; defterlere, muhasebe defterlerine gre
alacaklyd...
barmene gnlerden ne olduunu sordu, barmen, "perembe," dedi. iki gn daha vard yleyse, allar cumartesi
gnnden nce komuyorlard. Aleseo, Amerikal turistlerin be gnlk cehennemden sonra iki gnlk cennet
yaayabilmek iin snr gemelerini beklemek zorun-92
dayd. Tijuana ilat onlar iin. paray gster yeter ki. ama Amerikallar bilmiyorlard Meksikallarn onlardan
ne kadar nefret ettiklerini; ceplerindeki dolarlarla Tijuana'y satn alm gibi dolayorlar, grdkleri her
kadna fahie, her polise izgi roman karakteri muamelesi yapyorlard, ama Amerikallar Meksikallardan ok
az sava kazanabildiklerini unutuyorlard. Amerikallar ya da Teksasllar ya da bilmem ne olarak.
Amerikallar iin kitaptan tarih olmaktan teye gitmiyordu; ama Meksikallar iin yle deildi, gerekti, bir
perembe akam bir Meksika barnda bir Amerikal olmak hi de kolay deildi, boa grelerinin bile iine
etmiti Amerikallar; hereyin iine ediyorlard.
68

LINDAKING'E
Bir tekila daha syledi.
"gzel bir kz ister misin, senyor?" diye sordu barmen.
"saol dostum," diye cevap verdi, "ama ben bir yazarm, spesifik olarak .mdan ziyade genel olarak insanlkla
ilgiliyim."
byle kendini beenmi bir laf ettii iin kendini kt hissetti, barmen de uzaklat.
ama huzurluydu ierisi, iti ve Meksika mziini dinledi, bir sre iin Amerikan toprandan uzak olmak iyi
bir duyguydu, orada oturup baka bir kltrn arka kapsndan girmek, nasl bir szckt o yle? kltr,
neyse, iyiydi orada olmak.
4-5 saat boyunca iti, kimse ona bulamad, o kimseye bulamad, ve sarho oldu. sonra odasna kt, perdeyi
ekti ve uzanp Meksika ayn seyretti, iinden, biraz huzur nihayet, diye geirdi ve uyudu...
ertesi sabah jambonlu yumurta yiyebilecei bir kafe buldu, jambon sert, yumurtalar fazla pimi, kahve ise
ktyd, ikayeti deildi ama. botu ierisi, garson kadn iman ve bir hamambcei kadar aptald
-hayatnda di ars ekmemi, kabzlk ekmemi, lm hi dnmemi, hayat ise ok az. bir kahve daha
iip o tatl Meksika sigaralarndan bir tane iti. farkl yanyordu Meksika sigaras -canlym gibi scak.
henz le saatleriydi, bara gitmek iin ok erkendi, ama atlar cumartesinden nce komuyorlard ve
daktilosu yoktu, kalemle yazam- yordu, daktilonun makineli tfei andran sesini seviyordu, yazya katks
vard.
ayn bara gitti Skorski. Meksika mzii alyordu yine. ayn 4-5 adam oradayd, barmen tekila ile geldi,
dnden daha nazikti sanki, ora93
da oturan 4-5 kiinin anlatacak bir hikayeleri vard belki, zenci-yanda-lnn entelektel bir yutturmacaya
dnmesinden ok nce Central Bulvar'ndaki zenci barlarnda oturduu gnler geldi aklna, onlarla konuup
ayn beyaz adam gibi dndklerini rendiinde hayal krklna uray -paradan baka bir ey
dnmyorlard onlar da. ve sarho olup masalarnn stne szmt, ama onu ldrmelerini ok istemiken,
lm gidilebilecek tek yolken ldrmemilerdi onu.
imdi de buradayd. Meksika.
abuk sarho oldu, mzik dolabn srekli besleyip Meksika mzii ald, ounu anlamyordu. insan uyutan
Romantk-melodik bir eyler vard iinde.
sklmaya balad, kadn istedi, kadn gelip yanna oturdu, umduundan biraz daha yalyd, aznn tam
ortasnda altn bir dii vard, en ufak bir istek duymad onu dzmek iin. eline be dolar tututurup usturuplu
bir ekilde -ona gre en azndan- gitmesini syledi, kadn gitti.
tekilaya devam etti. bardaki be kii ve barmen oturmu onu seyrediyorlard, ruhlarna ulamalyd! ruhlar
vard mutlaka, nasl byle hareketsiz oturabiliyorlard? kozann ii gibi. ya da o tembel drt gneinde
pencerenin kenarnda dolanan sinekler gibi.
Skorski kalkp mzik dolabna bir tomar bozuk para att.

69

LINDAKING'E
sonra yerinden kalkp dans etmeye balad. Meksikallar glp bardlar, cesaretlendiriciydi, biraz hayat
nihayet!
Dan mzik dolabn beslemeye ve dans etmeye devam etti. bir sre sonra glmeyi ve barmay brakmlar
sessizce seyrediyorlard yine, tekila stne tekila sylyordu, be sessiz adama iki smarlad, gne batarken
barmene iki smarlad, gece slak ve kirli bir kedi gibi Ti-juana'nn ruhuna sokulurken dans etti. hi
durmadan, lgn gibi elbette, ama mkemmeldi, kurtulu, nihayet. Central Bulvar' yayordu bir kez daha.
1955 ylnda bir kez daha. mkemmeldi, frsatlar gelip her-eyi bok etmeden ok nce oradayd o.
iskemle ve barmenin temizlik bezi ile boa grei bile yapt...
Dan Skorski parkta uyand, plazada, bir bankn zerinde, ilk farket-tii ey gne oldu. gzeldi gne, sonra
bandaki gzl fark etti. bir kulandan sarkyordu, camlarndan biri ereveden frlam havada
sallanyordu, dokunmas ile yere dp paralanmas bir oldu. b94
tn gece sallandktan sonra betona dp paralanmt.
Dan gzln arta kalann gmleinin n cebine soktu, sonra BOUNA olacan bildii harekete gelmiti
sra... ama mecburdu, bilmek zorundayd...
arka cebini yoklad.
gitmiti czdan, btn paras o czdann iindeydi.
bir gvercin geti ayann yanndan aylak aylak, boyunlarnn ileyiinden nefret etmiti hep. aptalcayd.
aptal kanlar ve aptal patronlar ve aptal bakanlar ve aptal salar gibi.
ve onlara asla anlatamayaca aptal bir hikaye vard, u MOR IIKLI mahallede otururken sarho olduu
gece. iekli bir bahenin ortasndaki cam bir kulbenin iine gerek boyutlarda bir sa koymulard, hznl,
keyifsiz, ayaklarna bakarak duruyordu o kulbenin iinde... MOR BR IIK DKLYORDU
STNDEN.
uyuz olmutu Dan. bir gece kafay iyice ektikten sonra o baheye gitmiti, yal kadnlar bahede oturmu
sa'y seyrediyorlard. e koyulmutu Skorski, sa'y o plastik kafesten karacakt, zordu ama. sonra bir adam
gelmiti koarak.
"hey! n'apyorsun?"
"bu orospu ocuunu kafesten karmaya alyorum! sakncas var m?"
"polis ardk..."
"polis mi?"
Skorski, sa'y yere brakp kamt.
hiliin Meksika plazasnn sonuna kadar.

70

LINDAKING'E
bir olan ocuu dizine vuruyordu, beyazlar giymi bir olan ocuu, gzleri harikulade, mrnde bu kadar
gzel gz grmemiti.
"kzkardeimi .ikmek ister misin, senyor?" diye sordu ocuk. "12 yanda."
"hayr, bugn deil."
gerekten zgn uzaklamt ocuk, ba nne sarkk. baaramaT mt. Dan hznlendi ocua.
sonra kalkp plazadan kt ve yrmeye balad, ama Kuzeye, zgrlk lkesine doru deil. Gneye.
Meksika'nn iine.
amurlu tarlalardan geerken kk ocuklar onu talad.
ama nemi yoktu, bu sefer ayanda ayakkablar vard hi olmazsa.
95
onlarn verecekleriydi istedii ey.
istedii ey onlardayd.
geri zekallarn ellerindeydi herey.
Meksiko City yolunu yarlam olarak kk bir kasabadan geerken mor bir sa'dan fark yokmu dediklerine
gre, LACVERTM en azndan, ki yakndr.
kimse onu bir daha grmedi.
New York'da kokteyleri o kadar hzl imekle iyi etmemiti belki.
ya da etmiti.
96

TECAVZ! TECAVZ!
Baz testler yaptrmak iin doktora gitmitim. kez kan alnmas gerekiyordu. kincisi birincisinden on
dakika, ncs ikincisinden on be dakika sonra. kinci kan alnm, aradaki on be dakikay doldurmak iin
sokaa km yryordum. Yrrken kar kaldrmdaki otobs duranda oturan kadn dikkatimi ekti.
Milyonlarca kadnn iinden biri kar ve iinizde uykuya yatm ne varsa canlandrr. Yaplarnda bir uyum
vardr, giydikleri elbisedir bazen sizi eken, ya da kendilerine zg bir hava. Parlak san bir elbise vard
stnde, bacak bacak stne atmt. Ayak bilekleri ince ama bacaklar dolgun, kalal bir kadnd. Yznde
sizi oyun oynamaya davet eden bir ey vard. Gizlice size glyormu gibi.
Trafik lambasna yryp karya getim. Otobs durana doru yrdm. Kendime hakim olamyordum.
Yanna vardmda kalkt ve yrmeye balad. Kalalar aklm bamdan almt. Topuk seslerini dinleyerek
ardndan yrrken onu gzlerimle yiyordum.

71

LINDAKING'E
Neyin var? diye geirdim iimden. Kendine hakim olamyorsun.
Umurumda bile deil, dedi iimde bir ses.
Postanenin nne gelince ieri girdi. Ben de peinden. Drt-be kiilik bir sra vard. Ilk ve ho bir
akamstyd. nsanlar dte gibiy97
di. Ben kesinlikle dleydim.
Ondan be santim uzaktaym, diye geirdim iimden, ona dokunabilirim.
Yedi dolar seksen be sentlik para havalesi yaptrd. Sesini dinledim. Sesi bile zel bir ehvet makinesinden
gelir gibiydi. Dar kt. Hi iime yaramayacak bir dzine posta kart alp telala dar frladm. Otobs
durandayd ve otobs duraa yanamak zereydi. Son anda otobse atlayp yanndaki bo koltua oturdum.
Uzun sre yol aldk. Onu takip ettiimin farkndayd mutlaka, ama rahatsz olmu grnmyordu.
Alt-yedi kilometre yol aldk. Aniden ayaa frlayp dmeye bast. Ayak ularnda ykseldiinde darack
elbisesi yukar kt.
Tanrm, dayanlr gibi deildi!
O n kapdan indi, ben arka. lk keden dnd, ben de peinden. Bir kez olsun arkasna bakmamt. Blok
apartmanlardan olumu bir semtti. zledike daha ekici buluyordum onu. Byle kadnlarn sokakta
yrmeleri yasaklanmal. Sonra "Hudson Arms" adnda bir binaya girdi. O asansr beklerken ben darda
durdum. Asansre girdiini grdm, asansrn kaps kapanr kapanmaz binaya girdim. Asansr kapsnn
nnde durup bekledim, kapnn aldn ve asansrden ktn duydum. Asansrn ar dmesine
bastm, saymaya baladm.
Bir, iki, , drt, be, alt...
Asansr geldiinde on sekize kadar saymtm.
Asansre girip en st dmeye bastm, drdnc kat. Saymaya baladm. Drdnc kata geldiimde yirmi
drde kadar saymtm. nc katta bir yerlerde olmalyd. nc kat dmesine bastm. Alt saniye. Sonra
asansrden ktm.
Bir sr daire vard. lk dairede bulacak kadar ansl olmadma karar verip ikinci dairenin kapsn aldm.
Kel kafal bir adam at kapy. stnde fanila vard, pantolon asks kullanyordu.
"Concord Hayat Sigorta irketi'nden geliyorum. Sigortanz yeterli mi?"
"Git," dedi kel ve kapy kapatt.
Yan kapy aldm. Krk sekiz yalarnda, yz krm, iman bir kadn at kapy.
98
"eri girin ltfen," dedi.

72

LINDAKING'E
Girdim.
"Olum ve ben az," dedi, "kocam iki yl nce sokak ortasnda dp ld. Durup dururken. Ayda doksan
dolarla geinemiyoruz. Olum a. Oluma bir yumurta alak kadar para verebilir misiniz?"
Szdm kadn. Olan odann ortasnda durmu srtyordu. On iki yalarnda, irice ve biraz eblehti. Srtp
duruyordu.
Kadna bir dolar verdim.
"Saolun, Baym! Saolun!"
Kollarn boynuma dolayp beni pt. Aznn ii slak ve yumuakt. Dilini azma soktu. Kusacak gibi
oldum. Dolgun ve tkrkly-d dili. Memeleri ok iri ve yumuakt. Kollarndan kurtuldum.
"Kendinizi ok yalnz hissettiiniz olmaz m? Bir kadna ihtiyacnz yok mu? yi ve temiz bir kadnm ben,
gerekten. Benden hastalk filan kapmazsnz."
"Gitmem gerek," dedim, kendimi dar attm.
kap daha denedim, olmad.
Drdncsnde buldum onu. Kap hafif aralkt. eri girip kapy kapattm. Zevkli denmiti ierisi. Hi
kmldamadan bana bakt. Ne zaman baracak, diye geirdim iimden. Sertlemitim.
stne yrdm, sandan kavrayp ptm. Kar koymaya alt. San elbise stndeydi hl. Geri ekilip
drt kez tokatladm. Tekrar kollanma aldmda direnci krlmt. Bir sre birlikte sendeledik. Elbisesini
yakasndan gbeine kadar yrttm, sutyenini paraladm. nanlmazd gsleri, volkanik. Gslerini
emdim, sonra azn ptm. Elbisesini kaldrp klotunu kard. Ayakta aldm onu. imi bitirince kanepeye
frlattm. Ak bacaklar ile bana bakyordu. Doymamtm.
"Banyoya git," dedim, "temizlen."
Buzdolabn atm. Bir ie kaliteli arap buldum. ki bardak alp arap koydum. Banyodan ktnda ikisini
eline tututurdum, kanepeye oturduk.
"Adn ne?"
"Vera."
"Zevk aldn m?"
"Evet. Birinin bana zorla sahip olmas houma gider. Beni takip ettiini biliyordum. mitlenmitim. Asansre
bindiimde gelmeyince
99
cesaretini yitirdiini dndm. Daha nce bir kez tecavze uradm. Gzel bir kadnn erkek bulmas kolay
olmuyor. Erkekler eriilmez olduumuzu dnyorlar."
"Bu ekilde giyinip sokaklara ktnda erkeklere ikence ettiinin farkndasn, deil mi?"
73

LINDAKING'E
"Evet. Bir dahaki sefere kemerini kullanman istiyorum."
"Kemerimi mi?"
"Evet. Km, kalalarm, bacaklarm krbalaman istiyorum. Canm yak, sonra da bana sahip ol. Bana
tecavz edeceini syle."
"Tamam. Cann yakacam. Sana tecavz edeceim."
Sandan kavrayp vahice ptm, dudaklarn inedim.
"Dz beni!" dedi, "Dz beni!"
"Dur," dedim, "biraz dinlenmem gerek."
Fermuarm indirip kamm eline ald.
"Ne kadar gzel. Mor, kavisli."
Azna ald. i biliyordu.
"Aman allahm!" diye inledim.
Teslim olmutum. Alt-yedi dakika dayanabildim, sonra iliimi emdi.
"Bak," dedim, "bu geceyi burada geireceim anlalan. Gcm toparlamam gerek. Ben du yaparken bana
yiyecek bir eyler hazrla."
"Olur," dedi.
Banyoya girip kapy ektim, scak suyu atm, giysilerimi karp astm.
Duumu yaptm, stme bir havlu sarp banyodan ktm.
Ayn anda kap ald, odaya iki polis dald.
"Bu orospu ocuu bana tecavz etti!" dedi polislere.
"Bir dakika," dedim.
"Giyin ahbap," dedi polislerden iri yar olan.
"Bir aka m bu, Vera?"
"Hayr, bana tecavz ettin! Beni oral seks yapmaya zorladn!"
"Giyin ahbap," dedi iri polis, "bir daha syletme!"
Banyoya girip giyinmeye baladm. Dar kar kmaz kelepeyi geirdiler.
"Irz dman!" dedi Vera.
74

LINDAKING'E
Asansre binip aa indik. Lobiden geerken herkes bana bakt.
100
Vera dairesinde kalmt. Polisler kaba kuvvet kullanarak arka koltua oturttular beni.
"Deer mi, arkada?" dedi iri polis, "bir kadn iin hayatn mahvediyorsun, deer mi?"
"Tam da tecavz saylmaz," dedim.
"Genellikle yledir."
"Evet," dedim. "Haklsn galiba."
Beni tutuklayp hcreye tktlar.
Bir kadnn sz yeterliydi. Adalet bu muydu? Sonra dndm. Bu kadna tecavz etmi miydim, etmemi
miydim?
Bilemiyordum.
Sonra uyumuum. Sabah greyfurt, orba, ekmek ve kahve verdiler. Greyfurt? Klas bir yere dmtm!
Hcremde on be dakika kadar geirmitim ki kap ald.
"anslsn, Bukowski, kadn davac olmuyor..."
"Harika! Harika!"
"Admn dikkatli at."
"Tabii, tabii!"
Plm prtm alp dar ktm. Otobse bindim, otobs deitirdim, apartmann yaknnda bir yerde indim.
Bir sre sonra apartmann kapsnn nndeydim. Ne yapacama karar veremiyordum. Yirmi be dakika
durdum orada. Gnlerden cumartesiydi. Evde olmalyd. eri girdim, asansre bindim, nc kat dmesine
bastm. nc katta asansrden indim ve kapy aldm. Evdeydi. eri daldm.
"Olun iin bir dolar getirdim," dedim.
Ald.
"Teekkr ederim! Teekkr ederim!"
Azn azma dayad. Islak bir elektrik sprgesinden farkszd. Tkrkl dilini azma soktu. Emdim.
Elbisesini kaldrdm. ri, kocaman bir g.t. Bol g.t. Sol tarafnda kk bir delii olan kocaman beyaz bir don.
Boy aynasnn karsndaydk. G.tn kavrayp azm azna bastrdm. Dillerimiz iki ngrakl ylan gibi
oynatlar. Sertlemitim.
Ebleh olan odann ortasnda durmu bize srtyordu.
101
75

LINDAKING'E
KT BR KENT
Frank basamaklar indi. Asansrlerden haz etmezdi.
ok ey vard haz etmedii. Merdivenden asansrlerden ettiinden daha az nefret ediyordu.
Resepsiyon memuru ona seslendi: "Bay Evans! Bir dakikanz rica edebilir miyim?"
Yulaf ezmesini andryordu resepsiyon memurunun yz. Zor tuttu Frank kendini ona vurmamak iin.
Resepsiyon memuru lobiye baknd, sonra iyice Frank'e doru eildi.
"Bay Evans, sizi bir sreden beri izliyoruz."
Resepsiyon memuru bir kez daha lobiye baknd, etrafta kimsenin olmadndan emin olduktan sonra ne
eildi yine.
"Bay Evans, sizi izliyoruz ve aklnzn bir parasn yitirdiinizi sanyoruz."
Resepsiyon memuru dorulup gzlerini Frank'in yzne dikti.
"Sinemaya gitmeyi dnyorum," dedi Frank, "nerebilecein bir film var m?"
"Konudan sapmayalm, Bay Frank."
"Pekala, aklm yitiriyorum. Baka?"
"Size yardm etmek istiyoruz, Bay Evans. Aklnzn parasn bul-102
dmz kansndaym. Geri ister misiniz?"
"Pekala, aklmn parasn bana geri verin."
Resepsiyon memuru masann altndan selofana sarlm bir ey kard."
"te, Bay Evans."
"Teekkr ederim."
Frank paketi ceketinin cebine koydu ve dar kt. Serin bir sonbahar akamyd. Yrmeye balad, batya.
Karsna gelen ilk ara sokaa sapt. Elini ceketinin cebine sokup selofana sarl paketi kard. Selofan at.
Peynire benziyordu. Tadna bakt. Tad da peynir tadyd. Hepsini yedi, sonra ara sokaktan kp caddede
yrmeye balad yine.
Karsna kan ilk sinemaya dald, biletini ald ve karanla girdi. Arka sradaki koltuklardan birine oturdu.
Tenhayd ierisi. Ar idrar kokusu vard. Ekrandaki kadnlar 20'li yllarn kadnlar gibi giyinmilerdi, salar
vazelinli ve dmdz arkaya taranm. Burunlar fazlas ile uzun grnyordu, adamlar da gzlerinin altna
srme ekmilerdi. Sesli bile deildi film. Ekrann altnda szckler beliriyordu: BLANCHE BYK
KENTTE YENYD. Salar dz ve jleli bir adam Blanche'a ieden cin iiliyordu. Blanche sarho oluyor
gibiydi. BLANCHE'IN BAI DNER. ADAM ONU ANDEN PER.

76

LINDAKING'E
Frank etrafna bakt. Heryerde balar inip kalkyordu. Adamlar birbirlerinin klerini emiyorlard.
Durmakszn. Tek balarna oturanlar otuzbir ekiyor gibiydiler. Peynir iyi gelmiti. Resepsiyon memuru daha
cmert olsaym keke.
ADAM BLANCHE! SOYMAYA BALAR.
Ve her baktnda tipin teki ona daha yakn oturmaktadr. Frank tekrar ekrana baktnda adam iki koltuk
daha yaklamtr.
BLANCHE ALKOLN ETKS LE KENDNDEN GEMKEN ADAM ONUNLA SEVR.
Bir kez daha bakt. Adam koltuk uzandayd. Derin nefes alyordu. Sonra yanndaki koltuktayd.
"Oooo," diye inledi, "ooooo, ooo, ah, ah!"
BLANCHE ERTES SABAH UYANDIINDA TECAVZE URADIINI ANLAR.
Kn hi silmezmi gibi kokuyordu adam. Aznn kenarndan sal103
yalar aktarak Frank'e yasland.
Frank sustalnn dmesine bast:
"Dikkat et," dedi, "biraz daha yaklarsan cann yanabilir!"
"Aman tanrm!" dedi adam. Koltuundan frlayp koridora kt, hzla en n sraya gidip oturdu. ki kii i
tutuyordu. Adamlardan biri dierinin borusunu flerken dieri onun kamn svazlyordu. Frank'e musallat
olan adam oturup onlar seyretti.
OK GEMEDEN BLANCHE GENELEVE DER.
Sonra Frank'n iemesi geldi. Kalkp yazya doru yrd: ERKEK. eri girdi. ren kokuyordu ierisi.
rd, kabinin kapsn at, girdi. Penisini karp iemeye balad. Sonra sesler duydu.
"Oooooh tanrm ooooh ooooh tanrm bir ylan bu bir kobra tanrm oooh ooooh!"
Kabinleri ayran blmede bir delik vard. Bir gz grd delikte. Kamn tutup dnd ve adamn gzne
iedi.
"aaah aaah. Pislik herif!" dedi adam. "insan deil canavarsn sen, orospu ocuu!"
Adamn tuvalet kadndan bir para koparp yzn sildiini duydu. Sonra alamaya balad. Frank kabinden
kt, ellerini ykad. Filmin devamn seyretmek istemiyordu. Sinemadan kp oteline doru yrmeye
balad. Lobiye girdiinde resepsiyon memuru bayla ona iaret etti.
"Ne var?" dedi Frank.
"zr dilerim, Bay Evans. Size taklmak istemitim sadece."

77

LINDAKING'E
"Hangi konuda?"
"Biliyorsunuz."
"Hayr, bilmiyorum."
"Aklnz yitirmeniz konusunda. kiliydim. Kimseye bir ey sylemeyin, iimden olabilirim. aka
ediyordum."
"Ama aklm yitiriyorum," dedi Frank, "peynir iin de teekkrler."
Sonra dnd, merdivenden yukar kt. Odasna girince gidip yaz masasna oturdu. Sustaly kard,
dmeye bast, ba seyretti. Tek taraf iyice bilenmiti. Birine rahatlkla sokabilir ya da etinden bir para
koparabilirdiniz. Dmeye basp ba kapatt. Sonra kat kalem bulup yazmaya balad:
"Sevgili Anneciim:
104
Kt bir kent buras. Seylan'n eline gemi. Cinsellik heryerde ve Tanr'nn kastettii gibi Gzellik arac
olarak deil, Ktlk arac olarak kullanlyor. Evet, bu kent kesinlikle Seylan'n eline gemi. Gen kzlara
zorla cin iirilip tecavz ediliyor, kzlar geneleve dyor. Korkun. nanlmaz. Yreim parampara.
Dn gece sahilde yrdm, sahil saylmaz aslnda, kayalklarda. Sonra durdum, oturup Gzellii iime
ektim. Denizi, gkyzn, kumu. Sonsuz bir huzur kaplad iimi. Sonra mucizevi bir ey oldu. sincap
stne oturduum kayann dibinden beni grdler ve kayaya trmanmaya baladlar. Kayada bana doru
trmanrken talarn ve yarklarn arasndan bana bakan minik yzlerini grebiliyordum. Sonunda kayay
trmanp ayaklanma geldiler. Gzlerini yzme dikmilerdi. Anneciim, mrmde bu kadar gzel gz
grmedim -gnahtan arnm: gkyz, deniz, Sonsuzluk, herey o gzlere smt. Sonunda ben kalktm ve
onlar...
Kap alnd. Frank kalkt, kapya gitti, at. Resepsiyon memuruydu gelen.
"Bay Evans, ltfen, sizinle konumam gerek."
"Pekala, ieri gir."
Resepsiyon memuru kapy kapatp Frank'in nnde durdu. arap kokuyordu.
"Bay Evans, aramzda geen konumadan ltfen idareye sz etmeyin."
"Neden bahsettiini anlamyorum."
"Harika bir adamsnz siz, Bay Evans. Biliyorsunuz, son zamanlarda iiyorum."
"Balandn. imdi git."
"Bay Evans, size sylemek istediim bir ey var.
"Syle."

78

LINDAKING'E
"Size am, Bay Evans."
"Ne, ruhuma demek istiyorsun, deil mi?"
"Hayr."
"Ne?"
"Bedeninize, Bay Evans. Ltfen alnmayn ama beni kklemenizi istiyorum."
105
"Ne?"
"KKLEYN BEN, Bay Evans! Amerikan Donanmasnn yars stmden gemitir! Denizciler maln
iyisinden anlarlar, Bay Evans. Temiz bir k delii gibisi yoktur!"
"Odam hemen terket!"
Resepsiyon memuru kolunu Frank'in boynuna dolad, azn azna yaptrd.
"Seni iren orospu ocuu! PTN BEN"
"Sizi seviyorum, Bay Evans!"
"Seni iren domuz!"
Frank sustaly kard, dmeye bast, bak frlad, ba resepsiyon memurunun karnna saplad. Sonra
kard.
"Bay Evans....tanrm..."
Resepsiyon memuru yere yld. ki elini karnna bastrm kanamay durdurmaya alyordu."
"bne seni! BEN PERSN HA!"
Frank yere eilip resepsiyon memurunun fermuarn at. Sonra kamn kard, yukar doru ekti, te
ikisini kesti.
"Ah tanrm tanrm tanrm..." dedi resepsiyon memuru.
Frank banyoya gitti, elindeki et parasn tuvalete frlatt. Sonra sifonu ekti. Ellerini sabunla gzelce ykad.
Tuvaletten kt ve masaya oturdu yine. Kalemi ald.
"... katlar, ama Sonsuzluu grmtm.
Anneciim, bu kentten, bu otelden ayrlmak zorundaym, -eytan herkesin ruhuna szm. Sana bir sonraki
kentten yine yazacam -San Francisco, Portland ya da Seattle olur sanyorum. Seni srekli dnyor, mutlu
ve salkl olman diliyorum. Tanr hep seninle olsun
sevgi ile
79

LINDAKING'E
olun
Frank"
Zarfn stne adresi yazd, mektubu iine koydu, yaptrd, pullad, kalkp dolapta asl olan ceketinin i
cebine koydu. Sonra dolaptan bir bavul kard, yatan stne koydu ve eyalarn toplamaya balad.
106
BR DOLAR YRM SENT
yaz sonunu seviyordu en ok, hayr sonbahar, sonbahar belki de, her neyse, kumsal serin oluyordu ve gn
batmndan hemen sonra sahilde yrmek houna gidiyordu, kimseler olmazd, su kirli grnrd, lmcl
grnrd su ve martlar uyumak istemezlerdi, nefret ederlerdi uyumaktan, martlar stne doru utular,
gzlerini, ruhunu, ruhundan arta kalan ister gibi utular stne doru.
ruhundan arta fazla bir ey kalmamsa ve bunun farkndaysan biraz ruhun vardr yine de.
kuma oturup suya bakard, hereye zor inanlrd suya baknca, in diye bir lke olduuna ya da ABD'ye ve
Vietnam'a, bir zamanlar ocuk olduuna, hayr, buna inanmak zor deildi, onu unutamazd, bir de erkeklik
an: alt iler ve kadnlar, sonra kadnszlk, imdi de isizlik, altmnda bir berdu, bitmi, bir hi. bir
dolar yirmi sent nakit vard cebinde, bir haftalk kirasn demiti bir de. okyanus... kadnlar dnd yine.
birka iyi davranmt ona. dierleri kurnaz, grltc, biraz deli ve ok zor kadnlar olmulard, odalar ve
yataklar ve evler ve Noeller ve iler ve arklar ve hastaneler ve donukluk, donuk gnler ve geceler ve anlam
eksiklii ve frsat eksiklii.
ve imdi, altm yln karl: bir dolar yirmi sent.
sonra glmeler duydu arkasnda, battaniyeleri vard, kutu birala107
n vard, kahveleri ve sandvileri vard, gldler, gldler, iki delikanl ile iki genkz. ince, esnek vcutlar,
kaygsz, sonra ilerinden biri onu fark etti.
"hey, NEDR O?"
"tanrm, bilmiyorum!"
"insan m?"
"nefes alyor mu? dzer mi?"
"neyi dzer mi?"
gldler.
arap iesini kaldrd, biraz kalmt dibinde, imenin tam srasy-d.
"KIMILDADI! bak, KIMILDADI!"

80

LINDAKING'E
ayaa kalkt, pantolonuna yapm kumlan silkeledi.
"kollar ve bacaklar var! yz var!"
"YZ M?"
gldler yine. anlayamyordu. byle deildi genler, gen insanlar kt deildi, neydi bunlar?
yanlarna gitti.
"yallkta utanlacak bir ey yoktur."
genlerden biri bira kutusunu frlatt.
"harcanm yllarda vardr, babalk, sen harcanmsn bana kalrsa."
"hl iyi bir adamm ben evlat."
"kzlardan biri altna yatsa ne yapabilirsin, babalk?"
"byle KONUMA, Rod!" dedi uzun kzl sal gen kz. rzgrda san dzeltiyordu, kendi rzgrda
uuuyor gibiydi, ayak parmaklarn kuma gmmt.
"ne diyorsun, babalk? ne yaparsn? kzlardan biri altna yatsa ne yaparsn? ha?"
yrmeye balad, battaniyenin etrafndan dolanp kumda kaldrma doru yrd.
"ne biim konutun zavall adamla, Rod? bazen NEFRET ediyorum senden!"
"BURAYA GEL, gzelim!"
"HAYIR!"
arkasna bakt, Rod'un kz kovaladn grd, kz bir lk att, sonra gld. Rod kz yakalad, kumda
yuvarlandlar, glerek boutu-108
lar. br iftin ayaa kalkp ptn grd.
kaldrma ulat, banklardan birine oturup ayandaki kumlan temizledi, on dakika sonra odasndayd,
ayakkablarn kard, yataa uzand, yakmad.
kap alnd. "Bay Seed?"
"efendim?"
kap ald, ev sahibesi Bayan Conners gelmiti, altm be yandayd Bayan Conners, karanlkta yzn
seemiyordu. iyiydi yzn seememesi.
"orba piirdim, ok gzel, size bir tas orba getireyim mi?"
"hayr, istemiyorum."
81

LINDAKING'E
"hadi Bay Sneed. nefis orba, leziz! bir tas getireyim!"
"peki."
yataktan kalkp iskemleye oturdu ve bekledi. Bayan Conners kapy ak brakmt, k szlyordu ieri, bir
k demeti, bacaklarna ve kucana dklen bir k demeti. Bayan Conners orbay kucana yerletirdi, bir
tas orba, bir kak.
"ok beeneceksiniz, Bay Seed, gzel orba yaparm."
"teekkr ederim," dedi.
oturup orbay seyretti, i ansyd, tavuk suyu. etsiz, orbadaki ya kabarcklarna bakt ylece, bir sre
oturdu, sonra kalkp ka i-fonyerin stne koydu, orbay pencereye gtrd, tel rgy sessizce ap
orbay topraa dkt, buhar kt topraktan, tas ifonyerin stne koydu, kapy kapatt ve yataa girdi, her
zamankinden daha karanlkt, severdi karanl, karanlk anlamlyd.
kulak kabartt, dalgalarn sesini duydu, bir sre okyanusu dinledi, sonra i geirdi, derin bir i geirdi ve ld.
109
ORAPSIZ
Barney kndayd, ben aznda; Barney nce bitirdi, ayak baparman hatunun kna soktu, sallad ve
"nasl, bunu beendin mi?" diye sordu, hatun o anda cevap veremedi, benim iimi bitirdi, sonra bir-iki saat
kadar itik, sonra ben kna getim, Barney azna, sonra Barney evine gitti, ben de evime, szncaya kadar
itim.
saat akamn drt buuuna geliyordu, kapnn zili ald. Dan gelmiti, hasta ya da uykuya muhta olduumda
Dan mutlaka gelir, bir iir atlyesi ileten bir tr komnist entelekteldi Dan ve klasik mzikten anlard;
minik bir sakal vard, sohbet srasnda son derece skc nkteler yapmadan edemezdi, daha da kts
-kafiyeli iir yazard.
ona baktm ve "hasiktir," dedim.
"yine mi hastasn, buk? buk kusacak, kusmuk buk!"
ne kadar doru, banyoya koup boalttm.
dndmde btn arszl ile kanepemde oturuyordu.
"evet?" diye sordum.
"bahar dinletisi iin iirlerine ihtiyacmz var."
dinletilerine bir kez olsun katlmam, hibir zaman ilgilenmemitim, ama yllardan beri evime gelip kafa
tlyordu ve hl onu bamdan savmann usturuplu bir yolunu bulamamtm.
110
"elimde hi iir yok, Dan."
82

LINDAKING'E
"dolap dolusu iir olurdu sende eskiden."
"biliyorum."
"dolabna bakabilir miyim?"
"bak."
buzdolabna gidip bir bira aldm, dndmde Dan elinde buruuk sayfalarla oturuyordu.
"hey, u fena deil, bu bok! bu da bok! bu da yle. heheehehe! ne oldu sana, Bukowski?"
"bilmiyorum."
"hmmm. u fena saylmaz, bu bok! bu da!"
o iirlerimi deerlendirirken ka bira itim bilmiyorum, ama kendimi daha iyi hissetmeye balamtm.
"bu..."
"Dan?"
"evet, evet?"
"tandn bir .mck var m?"
"ne?"
"topu topu on santime tav olacak bir kadn tanyor musun?"
"bu iirler..."
".iktir et iirleri! .m diyorum, moruk, .m!"
"Vera olabilir belki..."
"yr!"
"bu iirlerin birkan almak isterim..."
"al. ben giyinirken bir bira imek ister misin?"
"bir biradan zarar gelmez."
ona bir bira verdim, robumu karp eski giysilerimi stme geirdim, bir ift ayakkab, yrtk bir ort,
fermuar ancak 4/3 kapanan bir pantolon ve eski bir gmlek, kapdan kp arabaya bindik, yolda durup bir
ie sko kaptm.
"seni hi yemek yerken grmedim," dedi Dan, "yemek yemez misin sen?"
"sadece belli eyler."
83

LINDAKING'E
yolu tarif etti. indik arabadan; sko, ben ve Dan. hayli lks bir evin zilini aldk.
kapy Vera at. "Ooo, selam, Dan."
111
"Vera, bu...Charles Bukowski."
"yle mi? Charles Bukowski'nin neye benzediini hep merak etmiimdir."
"evet. ben de." onu itip ieri girdim, "bardak var m?"
"elbette."
Vera bardaklar alp geldi, herifin teki oturuyordu kanepede, iki bardaa sko koydum, birini Vera'ya verdim,
tekini kendim aldm, kanepede oturan adamla Vera'nn arasna oturdum. Dan karmza oturdu.
"Bay Bukowski," dedi Vera, "iirlerinizi okudum ve..."
"iirin .mna koyaym," dedim.
"Ooo," dedi Vera.
bardaam dipledim, uzanp Vera'nn eteini dizlerine kadar syrdm, "bacaklarn harikulade," dedim.
"biraz tombul olduumu dnyorum," dedi.
"halt etmisin! mkemmelsin!"
kendime bir sko daha koydum, eilip Vera'nn dizlerinden birini ptm, skotan bir yudum alp biraz daha
yukardan ptm.
"ben gidiyorum!" dedi kanepenin br ucunda oturan adam. kalkt ve gitti.
plerin arasna beylik laflar sktryordum. Vera'nn ikisini tazeledim, ok gemeden kna kadar
karmtm eteini, klotunu grdm, ahaneydi, bildiimiz malzemeden deildi, eski yorganlar andryordu
-ipek kabartma drtgenler, yumuack; klot haline getirilmi minik bir yorgan- ve nefis renkler: yeil, mavi,
sar, lavanta, gerekten ok gzel bir klottu.
bam bacaklarnn arasndan kaldrdmda Dan karmza oturmu prl prl parlyordu. "Dan, evladm,"
dedim, "senin gitme zamann geldi sanyorum."
istemeye istemeye kalkp gitti, rntgen daha sonra ekilecek otuz-bire renk katar, ama genellikle bir yerden
zor kalkp giderdi, ben de yleydim.
dorulup bir iki daha koydum kendime. Vera bekledi, hi acele etmeden ikimi yudumladm.
"Charles," dedi.
"Bak," dedim, "ikiyi severim, merak etme. birazdan sra sana ge-112

84

LINDAKING'E
lecek."
Vera elei knda oturup bekledi, "imanm," dedi, "iman bulmuyor musun beni?"
"hayr, mkemmelsin, hafif yal, sonsuza dek eriyebilirim sende."
ikimi dipledim, bir tane daha koydum.
"Charles," dedi.
"Vera," dedim.
"ne?" diye sordu.
"dnyann en byk airiyim," dedim.
"yaayan m yoksa l m?"
"l," dedim, uzanp gslerinden birini kavradm, "kna bir morina bal sokmak geliyor iimden, Vera!"
"neden?"
"yahu nerden bileyim?"
eteini indirdi, bardam dipledim.
"yarndan iiyorsun, deil mi?"
"sanrm."
"ite, siz kadnlarn en byk sorunu bu."
"Charles, korkarm ki senden gitmeni isteyeceim, yarn erken kalkp ie gitmek zorundaym."
"i. i."
"Charles," dedi, "ltfen git."
"tasalanma yavrucuum, dzeceim seni. ama ikiye ok dkn bir adamm ben. biraz daha imek
istiyorum."
kalktn grdm, umursamadm, kendime bir iki daha koydum, bam kaldrdmda Vera karma
dikilmiti, yannda bir kadn vard, hi de fena saylmazd yanndaki kadn.
"beyefendi," dedi teki kadn, "ben Vera'nn arkadaym, onu korkutmusunuz, yarn sabah erken kalkmas
gerekiyormu, sizden gitmenizi rica ediyorum!"
"DNLEYN, KANCIKLAR, KNZ DE DZECEM, SZ VERYORUM! BRKA K DAHA
MEME ZN VERN. BTN STEDM BU! KNZ DE TEMZ BR ON SANTM BEKLYOR!"

85

LINDAKING'E
orada oturmu ienin dibini grmek zereydim ki iki aynasz girdi ieri, ayakkablarm ve oraplarm
karm ortumla oturuyordum.
113
sevmitim oray, ok ho bir daireydi.
"beyler?," dedim, "Nobel komitesinden misiniz? Yoksa Pulit-zer'den mi?"
"ayakkablarn ve pantolonunu giy," dedi polislerden biri. "HEMEN!"
"beyler, Charles Bukowski ile muhatap olduunuzun farknda msnz?" diye sordum.
"kimliine karakolda bakarz, imdi ayakkablarn ve pantolonunu
giy-"
taktlar kelepeyi, her zamanki gibi fazla sk, kk entikler damarlarma batyordu, gz ap kapayncaya
kadar dar karmlard beni, bacaklarmn gidebileceinden daha hzl, dnya beni izliyormu duygusuna
kapldm ve tuhaftr, bir eyden utanyormuum gibi hissettim kendimi, sulu, boktan, eksik, harcanm bir
makineli tfek mermisi gibi.
"byk aksn, yle mi?" diye sordu polislerden biri.
yadrganacak derecede samimi ve insani bir soru olduunu dndm, "ok gzel bir daireydi," dedim, "ve
klotunu grmeliydin."
"kes sesini!" dedi br polis.
fazla zen gstermeksizin arka koltua frlattlar beni. bacaklarm uzatp o rahat ve kibirli konumalarn,
tanrsal radyolarn dinledim, kendimi ne zaman bu durumda bulsam polislerin benden stn olduklar hissine
kaplrm, gerek pay yok da deil...
karakol - allagelmi fotoraf ekimi, ceplerdeki eyalarn alnmas, zamanla baz eyler deiiyordu,
adalayordu. sonra sivil bir memur geldi, sol baparmamla sorun yaadm parmak izi fasl: "RAHAT
OL! KENDN KASMA!" bu sol baparmakla ilgili olarak sululuk duygusu hep. ama insan kodeste nasl
RAHATLAR?
sivil memur sorular sorup nndeki yeil formu doldurdu, srekli glmsyor.
"canavar bu insanlar," dedi alak sesle, "senden holanyorum, knca beni ara." bir kat paras tututurdu
elime, "canavar bunlar," dedi, "dikkatli ol."
"arayacam seni," diye yalan syledim, yardm edebileceini dnerek, ieri girdiinde anlayl bir ses
harikulade gelir insana...
"bir telefon hakkn var," dedi gardiyan, "kullan."
114

86

LINDAKING'E
herkesin son derece rahat bir ekilde yerde yatt, birbirinden sigara istedii, gld, horlad ve iedii
ayya kouundan kard beni. Meksikallar yatak odalarndaydlar sanki, kskandm rahatlklarn.
koutan kp telefon rehberini kartrmaya baladm, ite o an anladm tek dostum bile olmadn, sayfalar
evirip duruyordum.
"ne kadar srecek bu i?" dedi gardiyan, "on be dakikadr burdasn."
abuk bir karar verip bir numara aradm, bir zamanlar sarhoken kodese dmesine neden olduum bir
arkadamn annesi at, beni sp svad, mizah anlay sfrd yal kancn, gardiyan beni koua tkt
yine.
ite o zaman kouta orapsz tek adam olduumu farkettim. o ayya kouunda yz elli kiiydik ve yz krk
dokuzunun ayanda orap vard, ou yk trenlerinden inmilerdi, tek ben orapszdm. dibe vurduunu
sanp bir dip daha olduunu kefedebiliyordu insan.
grdm her yeni gardiyandan telefon hakkm talep ettim, ka kiiyi aradm bilmiyorum, sonunda
vazgeip orada rmeye karar verdim, sonra kouun kaps ald ve adm okundu.
"kefaletle serbestsin," dedi gardiyan.
"allah allah," dedim.
kefalet ilemi boyunca, ki bir saat kadar srer, kefaletimi deyen melein kim olduunu dnp durdum,
herkesi geirdim aklmdan, kimdi bu dost? dar ktmda benden nefret ettiklerini sandm bir adamla
kars olduunu rendim, kaldrmda bekliyorlard.
arabalar ile beni evime braktlar, onlara kefalet bedelini dedikten sonra arabalarna kadar geirdim, kapdan
ieri girdiimde telefon alyordu, bir kadn sesi. iyi gelmiti. "Buke?"
"evet, gzelim, kimsin? biraz nce kodesten ktm."
Sacramento'dan bir .mck. ama kammla ona ulaamyordum ve hl orap yoktu ayamda.
"zaman zaman iirlerini tekrar tekrar okuyorum, Buke. hepsi zamana direniyor, hi aklmdan kmyorsun,
Buke."
"saol, Ann, aradn iin teekkr ederim, ok tatlsn ama gidip iecek bir eyler almalym."
"seni seviyorum, Buke."
"ben de, Ann..."
gidip bir altlk, bir de kk ie sko aldm, ilk skou koyuyor115
dum ki telefon ald, barda bir dikite yarlayp telefonu atm.
"Buke?"

87

LINDAKING'E
"Evet. Buk. biraz nce kodesten ktm."
"biliyorum. Vera ben."
"aalk kaltak, polis ardn."
"korkuntun, korkun, tecavz sulamasnda bulunmak isteyip istemediimi sordular, istemediimi
syledim."
kapnn zincirini srmt ama ieriyi grebiliyordum, sko ve bira dolanyordu kanmda, stnde robu vard,
azma girmeye can atan ok dolgun bir gs grdm.
"Vera, bebeim," dedim, "seninle ok iyi dost olacamz sanyorum, can cier, polisleri ardn iin seni
balyorum, beni ieri al."
"hayr, hayr, Buke, seninle asla dost olamayz! korkun bir kiiliin var!"
gs yalvaryordu.
"Vera!..."
"hayr, Buke, eyalarn al ve git. ltfen, ltfen!"
czdanm ve oraplarm aldm, "pekala, iko, peltelemi kna kna yak!"
"Ooo," dedi ve kapy arpt.
otuz be dolarmn iinde olup olmadn kontrol etmek iin czdanma bakarken Aaron Copeland aldn
duydum, zenti kaltak.
bu kez polis elii olmakszn getim park giriini, biraz aada arabam buldum, bindim, alt, motoru
sttm, kadim dost. ayakkablarm kardm, oraplarm giydim, sonra da ayakkablarm, sonra da bir kez
daha iyi bir yurtta olarak geri vitese taktm, iki arabann arasndan ktm, karanlk sokakta kuzeye doru yol
aldm. Kuzeye Kuzeye kuzeye...
kendime doru, evime doru, bir eylere doru, akmdaki klstr biliyordu, sonra ben de bildim, ve bir trafik
nda unutulmu yarm bir puro buldum kllkte, puroyu yaktm, burnumu da, sonra yeil yand, purodan
bir duman aldm, mavi duman fledim. riske girmemek, kaybetmemek, ayn yere dnmemek sadece llere
mahsustu.
tuhaf: bazen dzmemek yarm yamalak bir dzten daha iyiydi.
yanlyor da olabilirim, genellikle yanldm sylenir.
116
SAKN BR GECE
ziyaretime gelen insanlar biraz tuhaftr, ama hemen hemen herkes tuhaftr biraz; dnya her zamankinden daha
ok sallanp titreiyor ve sonulan aikar.

88

LINDAKING'E
ilerinden biri; hafif iman, minik bir sakal brakm, hayli salkl grnyor, bir iir dinletisinde benim
iirlerimden birini okumak istiyor, olur, diyorum ve ona iirin nasl okunmas gerektiini anlatyorum, keyfi
kayor.
"hani bira? tanr akna, iecek bir eyin yok mu?"
14 tane ay ekirdei avulayp azna atyor, makine gibi iniyor, gidip biralar getiriyorum, bu olan,
Maxie, mrnde bir gn olsun almam. Vietnam'dan yrtmak iin habire niversiteye gidiyor, imdi de
hahamlk eitimi gryor, mthi bir haham olacandan hi phem yok. yeterince ehvetli ve palavrac, iyi
bir haham olacak, ama aslnda savaa kar deil, o da bir oklar gibi savalar iyi ve kt olarak ikiye
ayryor. srail-Arap savana katlmak istedi ama bavulunu yapma frsat bulamadan sava bitti, uzun lafn
ksas, insanlar birbirlerini ldrmeye devam edecekler, yeter ki onlara mantksal bir neden verin. Kuzey
Vietnaml ldrmek doru deil. Arap ldrlebilir. iyi bir haham olacak.
biray elimden kapp azndaki ay ekirdeklerini suluyor.
117
"isa akna," diyor, "isa'y siz ldrdnz," diyorum, "o muhabbete hi girme!" diyor, "girmeyeceim, tarzm
deil."
"DEHET CADDES iin ykl telif aldn duydum, isa akna derken onu kastediyordum."
"evet. yaynevinin en iyi satan yazarym. Duncan, Creeley ve Le-vertov'un birlikte sattklarndan fazla
satyorum, ama bu hibir ey ifade etmeyebilir- L.A. Times' da ok satyor ama hibir ey yok L.A. Times'
da." "evet.".
biralarmz yudumladk.
"Harry nasl?" diye sordum. Harry akl hastanesinde yatm bir oland, ilk iir kitabna nsz yazmtm,
iyiydi iirler, haykryorlard. sonra Harry benim reddettiim bir ii kabul etti -pornografik dergilere yk
yazmak, ben editre "hayr" dedim, Harry'yi yolladm, durumu vahimdi Harry'nin; bebek bakcl yapyor,
iir miir yazmyordu.
"ha, Harry. DRT motosikleti var. 4 Temmuz'da arkadalarn arka bahesine toplayp 500 dolarlk havai
fiek patlatt. 500 dolar on be dakikada havaya utu." "nerden nereye," dedim.
"evet. domuz gibi olmu, viskinin en kalitelisini iiyor, srekli yemek yiyor, kocas lnce 40.000 dolarlk
mirasa konan bir hatunla evlendi, kocasnn dalgla merak varm, kaza geirip lm, yani boulmu,
dalg giysisi imdi" Harry'de." "harikulade." "seni kskanyor ama." "neden?"
"bilmiyorum, adn duyar duymaz kpryor." "pamuk ipliinden sarkyorum ben. iim bitmi." "ikisinin de
nlerine birbirlerinin adlar ilenmi kazaklar var. kars Harry'nin ok byk bir yazar olduunu dnyor,
edebiyattan filan anlayan bir tip deil. Harry'ye alabilecei bir stdyo yapmak iin duvarlardan birini
ykyorlar. Proust'unki gibi ses geirmez olacakm. Proust deil miydi, yoksa yanlyor muyum?" "odasnn
duvarlarn mantar kaplatan m?" 118
"evet. galiba, neyse, iki bin dolara patlayacakm. byk yazar duvarlar mantar kapl odada yazarken
grebiliyorum, 'Lilly bir sere gibi srad ifti John'un tel rgsnn stnden...'"
"brakalm u herifi, o kadar gln ki parann iinde bouluyor."
89

LINDAKING'E
"evet. senin kk kzn nasl? neydi ad? Marina?"
"Marina Louise Bukowski. geen gn beni kvetten karken grd, ne dedi biliyor musun?"
"hayr."
"'Hank, u salak haline bak,' dedi, 'nnde kocaman bir ey sarkyor, arkan bo!1"
"inanlr gibi deil."
"evet. iki tarafta da kam bekliyordu."
"fena fikir deil aslnda."
"bana gre deil, birini doyuramyorum."
"baka bira var m?"
"tabii, afedersin,"
biralar getirdim.
"geenlerde Larry urad," dedim.
"yle mi?"
"devrimin yarn sabah gerekleeceini sanyor, gerekleebilir de, gereklemeyebilir de. kimse bilmiyor,
devrimin DIARIDAN-ieriye doru deil, ERDEN-darya doru gereklemesi gerektiini anlattm ona,
asl sorun burada, bu tiplerin ayaklanma balar balamaz yaptklar ilk ey gidip bir renkli televizyon
yamalamak, dman ya-r-zeka yapan ayn zehiri kendileri iin de istiyorlar, ama dinlemiyor beni. tfeini
temizleyip hazrlamakla megul, devrimcilere katlmak iin Meksika'ya gitmi, devrimciler tekila iip
esniyorlarm. stne stlk dil engeli var. imdi Kanada diye tutturdu, kuzey eyaletlerin birinde gda ve silah
ikmali yapmlar, atom bombalar yok ama. y.ra yemiler, hava destei de yok."
"Vietnamllar'da da yok. ama canavar gibi savayorlar."
"Rusya'dan ve in'den korktuumuz iin atom bombasn kullanamyoruz da ondan, ama Oregon'da
Castro'larla dolu bir sna bombalamak istediimizi varsayalm, bu bizim i meselemiz saylr ve kimseyi
ilgilendirmez, yle deil mi?"
"iyi bir Amerikal gibi konutun."
119
"siyasetim yok benim, gzlemciyim."
"allahtan herkes senin gibi deil, yoksa hap yutmutuk."
"ne yani, hap yutmadk m?"
"emin deilim."
90

LINDAKING'E
"ben de. ama devrimcilerin ounun gt olduklarn biliyorum, ve stne stlk son derece SIKICI insanlar,
moruk, yoksullara yardm etmeyelim, eitimsizleri eitmeyelim, hastalan tedavi etmeyelim demiyorum, ama
bu devrimcilerin ouna rahip cbbeleri giydiriyoruz, demek istediim bu. ve bunlarn bazlar karlar
tarafndan terkedilmi, akne sorunlar olan, boyunlarna kanl Bar Sembol'leri asan ok hasta insanlar, ou
frsatdr bunlarn, bir yolunu bulsalar Ford iin almay yelerler, bir kt ynetimden baka bir kt
ynetime gemekte yarar grmyorum ben. her seimde yapyoruz bunu zaten."
"yine de devrimin bokun bir ksmn temizleyeceini dnyorum."
"doru, ama bir ok iyi eyi de yok edecek, tarih ok ar ilerler, ben ku yuvasn yelerim."
"daha iyi gzlemleyebilmek iin mi?"
"daha iyi gzlemleyebilmek iin. bir bira daha i."
"yine de bir gerici gibi konuuyorsun."
"dinle, Haham, ben duruma btn alardan bakmaya alyorum, sadece kendi amdan deil, kodamanlar ne
yaptklarn ok iyi biliyorlar, bunu kabul etmek zorundasn, onlarla her zaman masaya otururum. Spock'a
yaptklarna bak. Kennedy'ler. King. Malcolm X. liste uzar gider, bu herifler akaya gelmez, aceleci
davranrsan knn stne oturturlar adam, ama bir eyler deiiyor, genler bir zamanlar yallarn
dndnden daha iyi dnyorlar ve yallar lyor, bu ii kan dkmeden halletmenin bir yolu var hl."
"gzn korkutmular senin, bana sorarsan 'ya Zafer ya da lm' derim."
"Hitler'de yle dedi. sonunu biliyorsun"
"lmn nesi var?"
"bu gece hayatn sorunlarn tartyoruz, lmn deil."
"DEHET CADDES gibi bir kitap yazyor, sonra da katillerle el skmak istiyorsun."
"el sktk m, Haham?" 120
"u anda ikenceler srerken sen aznn kenarndan konuuyorsun."
"rmcek ile sinei mi kastediyorsun, yoksa kedi ile fareyi mi?"
"artk baz eyler idrak etme kolaylna sahip olmasna ramen nsana kar nsan' kastediyorum."
"bu sylediinde doruluk pay var."
"var tabii, az olan tek sen deilsin."
"iyi de, ne diyorsun? kenti atee mi verelim."
"hayr, lkeyi atee verelim."
"dediim gibi, ok iyi bir Haham olacaksn."

91

LINDAKING'E
"teekkr ederim."
"peki, lkeyi yaktk, yerine ne koyacaz."
"Amerikan Devrimi, Fransz Devrimi, Rus Devrimi baarsz m oldu sence?"
"btnyle baarsz olmadlar, ama btnyle baarl da olmadlar."
"denediler en azndan."
"bir santimetre ilerlemek iin ka kiiyi ldrmeliyiz?"
"bir santimetre bile ilerleyemediimiz iin ka kii lyor?"
"bazen Plato ile konuuyormu gibi hissediyorum kendimi."
"Plato ile konuuyorsun; yahudi sakall bir Plato ile."
bir sre susuyoruz, sorun aramzda asl kalyor, bu arada sefilhane-ler toplumun skartaya kard
sefillerden geilmiyor; yoksullar doktor yokluundan dknler kouunda lyorlar, cezaevleri ylesine dolu
ki mahkmlar yerlerde yatyorlar, insanlar satran piyonlar gibi kullanan toplum yznden akl
hastanelerinde bo yatak yok...
bir aydn ya da yazar olarak KEND kn kapanda deilken bu holuklar gzlemlemek pek memnuniyet
verici, aydn ve yazarlarn sorunu BU -kendi rahatlan ve kendi aclan dnda fazla bir ey hissedemiyorlar, ki
doal ama boktan.
"meclis," diyor dostum, "silah kontrol yasas ile bir eyleri zeceini dnyor."
"evet. silahlarn ounu kimin atelediini biliyoruz, ama bazlarn kimlerin atelediinden emin deiliz, ordu
mu, polis mi, devlet mi, yoksa lgnn teki mi? bir tahminde bulunmaktan korkuyorum, nk sra bana da
gelebilir, tamamlamay dndm birka sone var."
121
"yeterince nemli olduunu sanmyorum."
"bunun iin allaha krediyorum, Haham."
"senin biraz korkak olduunu dnyorum"
"evet. yleyim, korkak gelecei grebilen insandr, cesur insann hayal gc sfra yakndr."
"bazen ben SENN ok iyi bir Haham olacan dnyorum."
"doru deil. Plato'nun yahudi sakal yoktu."
"sakal brakrsn."
"bir bira daha i."

92

LINDAKING'E
"teekkr ederim."
ve sustuk bir kez daha. tuhaf akamlardan biri daha ite. eit eit insan gelir beni grmeye, konuurlar,
tazelerler beni: gelecein Hahamlar, tfekli devrimciler, FBI, fahieler, kadn airler, Michigan'a gitmekte
olan Loyola'l bir profesr, Riverside'da yaayan bir baka profesr, yollara dklm -drt gen,
beyinlerine Bukowski kitaplar zulalam berdular... eskiden bu etenin ok deerli zamanm katledeceini
dnrdm, ama talih benden yanaym nk her biri bir eyler getirdi bana, bir eyler brakt, ve ta
duvarlarn arkasna snm bir Jeffers gibi hissetmiyorum kendimi artk, hem baka ynden de talihliyim
nk sessiz ve gizli bir n benimki, n bahesine insanlarn adr kurduu bir Henry Miller olmayacam
hibir zaman, tanrlar cmert davrandlar bana, beni hayatta tuttular, hl mcadele ediyorum, not alyorum,
gzlemliyorum, iyi insanlarn iyiliklerini, bir fare misali kolumdan yukar koan mucizeyi hissediyorum, yarn
tatl dlerin en tatls olduunu bilmese de, ne hayat bu bana krk sekizimde bahedilen.
gbei bira dolu ayaa kalkyor olan, yarnn Haham' pazar sabah kahvaltlarnda grler.
"gitmek zorundaym, sabah bir dersim var."
"tabii, evlat, iyi misin?"
"evet. iyiyim, babam sana selam yollad."
"Sam'e, savaa devam, dediimi ilet. sonuna kadar savamalyz."
"telefon numaram var m sende?"
"evet. sol mememin stnde."
gidiini seyrediyorum, basamaklar iniyor, biraz iman, ama iyi byle. g. g fazlas, parlyor ve
gmbrdyor. iyi bir Haham ola122
ak. ok holanyorum ondan, sonra gidiyor, gzden kayboluyor, oturup bunu yazyorum size. daktilo kl
iinde, ilerin nasl gittiini, srada ne olduunu bilesiniz diye. daktilomun yannda iki santim boyunda iki
kk beyaz bebek patisi duruyor, kzm Marina koydu onlar oraya, devrimci annesi ile Arizona'da bir yerde
imdi. 1968 ylnn temmuz ayndayz ve kapnn krlp gzleri bayat jleyi andran iki kiinin ellerinde hava
soutmal makineli tfeklerle ieri girmesini beklerken rseliyorum makinenin tularn, gelmezler inallah,
ok gzel bir akam geirdim, zarlarda ne geldiini, duvarlarn nasl glmsediini sadece iki yalnz keklik
bilecek, iyi geceler.
123
RENO'DA BR ADAMI VURDUM
Judy Garland New York Filarmonik'de ark sylediinde Bukows-ki alad, Sherley Temple "I Got Animal
Crackers in my Soup"u sylediinde Bukowski alad; Bukowski ucuz pansiyon odalarnda alad, Bukowski
giyinmeyi bilmez, Bukowski konumay bilmez, Bukowski kadnlardan korkar, Bukowski'nin midesi zayf,
Bukowski'nin fobileri var ve szlklerden, rahibelerden, bozuk paradan, otobslerden, kiliselerden, park
banklarndan, rmceklerden, sineklerden, bitten ve ucubelerden nefret eder; Bukowski savaa gitmedi.
Bukowski yal, Bukowski 45 yldr bir kez bile uurtma uurmad; Bukowski goril olsayd kabileden
kovulurdu...
93

LINDAKING'E
dostum ruhumun etini kemiklerimden ayrmakta o kadar kararl ki kendi varoluunu unutmu gibi.
"ama Bukowski ok temiz kusar, yere iediini hi grmedim."
hereye ramen kendime gre bir ekiciliim var, gryor musunuz? sonra kk bir kapy ayor, ii gazete
ve paavra dolu bir kiler kyor karmza.
"istediin zaman burada kalabilirsin, Bukowski. hibir eye ihtiya duymazsn burada."
ne pencere var ne de yatak, ama banyoya bitiik, hi de fena grn-124
myor bana.
"ama aldm mzik yznden kulak tkac kullanman gerekecek."
"sorun deil, gidip bir ift kulak tkac alabilirim."
oturma odasna dnyoruz, "biraz Lenny Bruce dinlemek ister misin?"
"hayr, teekkr ederim."
"Ginsberg."
"hayr, hayr."
hi susmuyor kaset alar, ya da pikab, sonunda Johnny Cash'n Folsom cezaevinde verdii konserle
vuruyorlar beni.
"bir adam vurdum Reno'da ln seyretmek iin."
Johnny Cash cezaevindeki ocuklar ayn Bob Hope'un Noel zaman Vietnam'da yapt gibi uyutuyor gibi
geliyor bana, ama benim kafam yle alr, mahkmlar barp aryorlar, hcrelerinde deiller, ama yine
de alara, kapana kslmlara kurabiye yerine etsiz kemik atld duygusuna kaplyorum, kutsalla ya da
cesarete dair hibir ey gremiyorum bu ite. cezaevindeki insanlar iin yaplacak tek ey var: unlar salmak,
savaan insanlar iin yaplacak tek ey var: savaa son vermek.
"kapat unu," diyorum.
"niye?"
"halkla ilikiler numarasndan baka bir ey deil."
"bunu syleyemezsin. Johnny'de yatt."
"bir sr insan yatt."
"biz bunun iyi mzik olduunu dnyoruz."
"sesini beeniyorum, ama cezaevinde ancak gerek bir mahkm ark syleyebilir."
"biz yine de seviyoruz."
94

LINDAKING'E
kars ve iki mzisyen gen zenci var odada.
"Bukowski, Judy Garland' sever. Somewhere Over the Rainbow."
"New York'da sylediinde sevdim onu. ruhu tamt, kimse eline su dkemezdi."
"iman ve ayya."
hep ayn ey -kasap ba ile herkesi paralamaya alan, hibir yere varamayan insanlar, biraz erken
ayrlyorum, karken Johny Cash' tekrar koyuyorlar.
125
yolda durup bira alyorum, telefon alarken ieri giriyorum.
"Bukowski?"
"evet?"
"Bill."
"selam, Bill."
"n'apyorsun?"
"hi."
"cumartesi akam n'apyorsun?"
"szm var."
"bana gelsene. seni baz insanlarla tantrmak istiyorum." "baka zaman."
"biliyor musun, Charley, bir gn seni davet etmekten usanacam.' "yle mi?"
"o ahlaksz paavra paras iin yazmay srdyor musun?"
"ne?"
"u hipi gazetesi..."
"hi okudun mu?"
"elbette, hereye karlar, zamann boa harcyorsun."
"gazetenin siyasi gr beni balamyor, istediim gibi yazyorum.
"ben baladn sanyordum."

95

LINDAKING'E
"ben de gazeteyi okuduunu."
"bu arada, ortak dostumuzdan hi haber aldn m?"
"Paul'u mu kastediyorsun?"
"evet."
"hayr."
"iirine byk hayranlk duyuyor, biliyorsun?"
"benim iin sakncas yok."
"benim kiisel fikrimi soracak olursan, senin iirini sevmiyorum."
"onun da sakncas yok."
"bu cumartesi gelebilecek misin?"
"hayr."
"gnn birinde seni davet etmekten usanacam, kendine dikkat et."
"eyvallah, iyi geceler."
bir kasap daha. neydi dertleri? Bili, Malibu'da yayor, hayatn yazarak -felsefi seks palavralarndan olumu
bir orba- kazanyordu ve 126
bir bok yazamyordu ve srekli telefondayd, yine arayacakt, ve yine. ve kk bok fiskeleri frlatacakt bana.
ben hayalarn kasaba satmay reddeden ihtiyardm, bu onlar delirtiyordu, benimle giritikleri savatan
muzaffer olarak kmalar ancak beni eek sudan gelinceye kadar dvmekle mmknd, o da her an herkesin
bana gelebilirdi.
Bukowski Miki Fare'nin bir nazi olduunu dnyor; Bukowski Barney'nin Yeri'nde kepaze oldu; Bukowski
Ginsberg'i kskanyor; Bukowski 1969 model Cadillac'lar kskanyor, Bukowski Rimbaud'yu anlayamaz;
Bukowski kn ikinci kalite kahverengi tuvalet kad ile siler, Bukowski'nin be yl mr kald, Bukowski
1963'den beri adam gibi tek iir yazmad, Bukowski alad Judy Garland... bir adam vurdum Reno'da.
oturdum, daktiloya temiz bir kat taktm, bir bira atm, sigara yaktm.
iki satr yazmtm ki telefon ald.
"Buk?"
"evet?"
"Marty."
"selam, Marty."

96

LINDAKING'E
"dinle, son iki stununu okudum, bu kadar iyi yazdn bilmiyordum, stunlarn kitap olarak basmay
dnyorum, seni ilgilendirir mi?"
"tabii."
"o stunlar istiyorum, stunlarn iirlerin kadar iyi."
"biraz nce Malibu'dan bir dostum arad, iirimi kt bulduunu syledi."
"halt etmi, o stunlar istiyorum."
"yayn hakk ------'a ait."
"yahu, o adam pornografi yayncs, benimle alrsan niversitelere girersin, en iyi kitaplara girersin, o
evre seni kefetti mi srtn yere gelmez; yzyllardan beri balarna kaklan girift yazndan usanmlar artk,
greceksin; btn eski kitaplarn tekrar basp bir ya da bir buuk dolardan milyonlarca satacaz."
"byle bir eyin beni ekilmez biri yapacandan korkmuyor musun.'
"zaten ekilmez herifin biri deil misin? hele iince... laf alm127
ken, ok iiyor musun?"
"Barney'nin yerinde adamn tekinin yakasna yapp bir gzel sallamm, daha kts de olabilirdi ama."
"nasl yani?"
"o benim yakama yapp bir gzel sallayabilirdi mesela, gurur meselesi, anlyor musun?"
"kitaplarn bir buuk dolara pazara srmeden nce lme veya kendini ldrtme, olur mu?" "gayret edeceim,
Marty." '"Penguin'in basaca kitap ne oldu?"
"Stanges ocak aynda diyor, son provay yolladlar, bir de at bahislerinde kaybettiim elli dolarlk bir avans."
"hipodromdan uzak durmay beceremiyor musun?" "siz orospu ocuklar kazandm zaman tek kelime
etmiyorsunuz ama."
"haklsn, neyse, stunlarla ilgili bilgi ver bana." "tamam, iyi geceler."
Bukowski, byk yazar. Kremlin'e Bukowski'nin heykelini dikiyorlar, otuz bir ekerken; Bukowski ile
Castro'nun heykeli, Havana gneinin altnda kuboku kapl; tandem bisikletle zafere pedallyorlar -Bukowski
arka selede; Bukowski ku style banyo yapyor; Bukowski 19 yanda iri gsl bir zenci melezini kaplan
krbac ile krbalyor, Rimbaud okuyan bir zenci melezi; Bukowski dnyann duvarlarnn iinde kafay
yemi, talihi kimin sndrdn merak ediyor... herkes iin ok geken Bukowski Judy Garland'a kesiliyor.
sonra saati hatrladm, kp arabama bindim yine. Wilshire Bulva-r'n kesen sokaklardan biri. kocaman
tabelada ad soyad yazl, bir zamanlar ayn boktan ite birlikte almtk. Wilshire Bulvar'n ok sevdiimi
syleyemem, ama renci saylrm hl. hibir eye kapal deilim, yar-zenci, anne beyaz, baba zenci, ayn
97

LINDAKING'E
zamanda dtk o boktan ie, ortak bir yan. daha ok sonsuza dek bokun iinde yzmek istemediimiz iin.
her ne kadar bok iyi bir hoca olsa da insann alabilecei dersler snrlyd, sonra boulup gidiyordunuz bokun
iinde.
arka tarafa park edip arka kapy aldm, o gece broda kalp bekleyeceini sylemiti, doku/ buua
geliyordu saat. kap ald.
ON YIL. ON YIL. on yl. on yl. on. on .mna koduumun YILI. 128
"Hank, orospu ocuu!"
"Jim. seni ansl kpek.."
"yukar kalm."
peinden gittim, tanrm, grkemden etkilenecek biri deilsin, eyvallah, ama personelin ve sekreterlerin
yokluunda mekan gerekten ho. hibir eye kapal deilim. 7-8 odas var. masasna gidiyoruz, iki altlk
paketi masann stne koyuyorum.
on yl.
o 43 yanda, ben 48. en az on be yl daha yal gsteriyorum ondan, ve utanyorum biraz, sarkk gbek,
stme sinmi o sokak kpei havas, dnya tc ve rutin klfetleri ile saatlerimi, yllarm alm; belli
oluyor, utanyorum ylgnlmdan; parasndan deil, ylgnlmdan, devrimcinin iyisi yoksul adamdan kar;
ben devrimci bile deilim, yorgunum sadece, ne boktan bir hayat yaamtm! aynalar, aynalar...
ok yakkl grnyordu ak san kaza ile; rahat, beni grd iin gerekten memnun.
"cehennemi gnler yayorum," dedi, "gerek bir insanla konuma-yal aylar oldu."
"o snfa dahil olduumdan emin deilim."
"dahilsin."
masann genilii be metre var.
"Jim, byle yerlerden yzlerce kez kovuldum, frldana oturmu bok herifler tarafndan, bir dn iindeki
bir dn iindeki bir d gibi, hepsi de kt. imdi oturmu masann br yanndaki bir adamla iki iiyorum
ve o gn ne biliyorsam bugn de o kadar biliyorum."
gld, "koum, sana kendi bronu vermek istiyorum, kendi koltuunu, kendi masan, bugn eline ne getiini
biliyorum, iki katn verebilirim."
"kabul edemem."
"neden?"
"sana yararmn ne olacan bilmek zorundaym."
"beynine ihtiyacm var."

98

LINDAKING'E
gldm.
"ciddiyim."
sonra plann aklad, ne istediini anlatt, byle eyleri tasarlaya129
bilen, ar gibi alan bir beyne sahip, plan yle mkemmeldi ki glmeden edemedim.
"rayna oturtmak ay bulur," dedim.
"sonra da szlemeyi yaparz."
"benim iin sakncas yok. ama bu tr eyler bazen yrmez."
"yryecek."
"bu arada duvarlarm kaybedersem kilerinde kalmama izin verecek bir arkadam var."
"gzel."
ik- saat kadar iiyoruz, sonra o ertesi sabah (cumartesi) kaca yat gezisi iin uykusunu almak zere evine
gidiyor, ben arabam o lks semtten karp gecenin son ikisini imek iin iren barlardan birine giriyorum,
ve orada bir zamanlar postanede alan biri ile karlama-dysam ne olaym.
"Luke! orospu ocuu."
"Hank, yavrum!"
bir baka zenci (ya da siyahi) adam. (beyaz adamlar geceleri ne yaparlar?)
dkn bir hali var, ona bir iki smarlyorum.
"hl postanede misin?" diye soruyor.
"evet."
".mna koyaym."
"ne?"
"postaneye daha fazla katlanamadm, biliyorsun? istifa ettim, hemen baka bir ie girdim, harika, deiiklik,
biliyor musun? insan ldren budur: tekdzelik."
"biliyorum, Luke."
"neyse, ilk sabah makinenin bana getim, cam elyaf fabrikas, stmde yakas ak ksa kollu bir gmlek
var, herkes bana bakyor, makineyi altrp ie koyuldum, bir sre sonra her yerim kanmaya balad,
ustaban arp, 'hey, bu ne sikim i?' dedim, 'her yerim kanyor! boynum, kollarm, heryerim!', 'nemli
deil, alrsn,' dedi bana, ama pezevengin stnde uzun kollu bir gmlek var, boynuna da kaln bir atk
99

LINDAKING'E
dolam, ertesi gn ben de uzun kollu bir gmlek giyip boynuma bir atk doladm, ama yaran olmad -.mna
koduum cam o kadar ince sryor ki gremiyorsun, camdan minicik oklar, kuma delip 130
tenine saplanyorlar, ite o zaman neden koruyucu gzlk taktrdklarn anlyorsun, yarm saatte kr eder
adam, ayrlmak zorunda kaldm, dkmhaneye girdim, insanlarn SICAK BEYAZ BR SIVIYI
KALIPLARA DKTN biliyor muydun? ya ya da sos dker gibi dkyorlar. nanlr gibi deil!
kaynar sv! ayrldm, moruk, sen naslsn?"
"uradaki kaltak, Luke, bana bakp bakp eteini yukar kaldryor."
"hi taklma, delidir."
"bacaklar harikulade ama."
"evet. yle."
birer iki daha syledim, ikimi alp yanna gittim.
"selam, gzelim."
elini antasna sokuyor, karyor, dmeye basyor, harikulade alt santim uzunluunda elik frlyor,
barmene bakyorum, yz ifadesiz, "bir adm daha atarsan seni hadm ederim!" diyor kanck.
ikisini deviriyorum, nne bakar bakmaz bileinden kavrayp sustaly elinden alyorum, kapatp cebime
koyuyorum, barmenin yznde hl ifade yok. Luke'un yanna gidiyorum, ikilerimizi bitiriyoruz, saatin ikiye
geldiini fark ediyorum, barmenden iki altlk istiyorum. kp arabama yryoruz. Luke'un arabas yok. kadn
peimizden geliyor, "beni eve brakn", "neresi?", "Century civar.", "dnyann yolu.", "ne kar, siz orospu
ocuklar sustalm aldnz."
Century yolunu yarlamken o harikulade bacaklarn arkada havaya kalktklarn gryorum, bacaklar
indiinde karanlk bir keye ekip Luke'a biraz hava almasn sylyorum. kinci olmaktan nefret ederim,
ama uzun zamandan beri ilk olamamsan ve byk bir SANATI ve hayat adamysan, ikincilikle
YETNRSN, hem ocuklarn aralarnda dedii gibi, kimiyle ikinci ilkten iyidir, iyiydi, evine vardmzda
kapy at, sustaly bir onlua sarp eline tututurdum, aptalca, elbette, ama severim aptallk yapmay. Luke
8. Cadde ile Irola yaknlarnda oturuyordu, bana yakn saylr.
kapy aarken telefon almaya balad, bir bira ap salncakl koltua oturdum, telefonun zilini dinledim,
yetmiti -sabah, akam ve gece.
Bukowski kahverengi bot giyer. Bukowski uaa binmekten korkar. Bukowski Noel Baba'dan nefret eder.
Bukowski daktilo silecekle131
rinden arpk figrler yapar, su damladnda Bukowski alar. Bu-kowski aladnda su damlar, ey, fskiyeli
mabedler, ey .aak derileri, ey fskiyeli .aak derileri, ey insanln sabah ayakkabsnn yine grmedii taze
kpek boku misali her yerdeki irkinlii; ey ulu polis, ey ulu silahlar, ey ulu diktatrler, ey her yerdeki ulu
budalalar, ey yalnz ahtapot, ey dengeli ve dengesiz ve kutsal ve kabz hepimizi tek tek gzelce szdran saat
tiktaklar, ey altn dnyann sefil ara sokaklarnda yatan berdular, ey irkinleecek ocuklar, ey daha da
irkinleecek irkinler, ey hzn ve kapanan duvarlar -ne Noel Baba, ne kanck, ne Sihirli Denek, ne
Klkedisi, ne de Byk Dehalar Asla; guguk -bok sadece ve kpeklerin ve ocuklarn krbalan, bok sadece
100

LINDAKING'E
ve bokun silinii; sadece hastasz doktorlar sadece yamursuz bulutlar sadece gnsz gnler, ey btn bunlar
bamza musallat eden Tann.
Uurtmadan sarayna ve zamankart meleklerinin huzuruna ktmzda bir kez olsun KENDN, bizim ve
SANA btn yapacaklarmz iin
MERHAMET
MERHAMET
MERHAMET
diye baran sesini duymak istiyorum. Irola'dan sapp dosdoru Normandie'ye srdm, evet yle yaptm,
sonra ieri girdim, oturdum ve telefonun zilini dinledim.
132
KADIN YAMURU
dn, gnlerden cuma, karanlk ve yamurluydu, ayk kal be adam, dalma, deyip durdum kendime ve
kapdan kp evsahibimin bahesine ktm, gelecein oyun kurucularndan birinin sallad futbol topundan
son anda eilerek yrttm; yl 1975 - 1975? ve tanrm, diye geirdim iimden, 1984'e bir ey kalmad, o kitab
okuduum gn hatrlyorum, 1984, in gibi on milyon kilometre uzakta, diye geirmitim iimden, ve
imdi-neredeyse oradaydk, ve ben neredeyse lmtm, kusturucu posay inemi tkrmeye
hazrlanyordum, karanlk ve yamurlu -bir lm dolab, karanlk ve iren bir lm dolab: Los Angeles,
California, akamst, Cuma, in on kilometre tede, matemin kusan kpekleri -karanlk ve yamurlu, lanet
olsun!- ve ocukken 2.000 yln grmek isterim, diye dndm hatrladm, bunun sihirli bir ey olacan
dnmtm, babam her allann gn posam karrken 80 yana kadar yaamak, 2000 yln grmek
istiyordum; imdi herey her allann gn posam karrken o istei duymuyorum artk -her gn tek tek
imdi, SAVA, karanlk ve yamurlu- ayk kal be adam, dalma, ve arabama bindim, klstr, o ve ben, ve
gidip on iki taksitin beincisini yatrdm, sonra da Hollywood Bulvar'na srdm, batya, bulvarlarn en
kasvetlisi, k ka dikilmi camdan hilik133
ler, beni gerekten fkelendiren tek caddeydi, sonra aslnda Sunset Bulvar'na gitmek istediimi hatrladm, ki
bir o kadar boktandr, ve gneye saptm, durmadan kalkp inen silecekler ve camlarn arkasndaki o
YZLER! -peh!- Sunset'e girdim, bir blok batya srdm, M.C Slum'n servisine girdim, direksiyonunda
solgun bir sarn oturan krmz Chevy'nin yanna ektim, solgun sarnla huzursuz ve nefret dolu bir ekilde
baktk -ben ln ortasnda kimsecikler yokken .ikerim onu, diye geirdim iimden, o da bana bakp snm
bir volkann iinde kimsecikler yokken .ikerim onu ancak diye geirdi iinden ve bir ".KTR!" ekip arabay
altrdm, geri vitese taktm gibi ktm oradan, karanlk ve yamurlu, servis yok, orada saatlerce otursan
bir al-lahn kulu gelip ne istediini sormaz, bir tamirci grrsn arada srada, aznda sakz, ban deliklerden
birinden karrd, ah, ne harikulade bir insan! -ve bir ey sorarsan kafas bozulurdu- servis efini grmen
gerekirdi ama servis efi srekli bir yerlere saklanyordu- o da tamirciden korkuyor, ona fazla yklenmeye
ekiniyordu, aslnda btn korkun gerek KMSENN ELNDEN HBR EY GELMEDYD-airler
iir yazamyorlard, tamirciler arabalar tamir edemiyorlard, diiler di ekemiyorlard, berberler sa
kesemiyorlard, cerrahlar neterle uvallyorlard, amarhaneler gmleklerini ve araflarn yrtyor,
oraplarn kaybediyorlard; ekmeklerden ve fasulyeden di kran kk talar kyordu; futbolcular
korkaktlar, telefoncular sbyanc; valiler, bakanlar ve bakanlar rmcek ana yakalanm
smklbceklerin saduyusuna sahiptiler, falan filan falan filan, karanlk ve yamurlu, ayk kal be adam,
101

LINDAKING'E
dalma, Biers'n servisine girip kapnn yanna park ettim, iri ve kara bir orospu ocuu aznda puro bana
doru geldi koarak: "HEY! SEN! SANA SYLYORUM! ORAYA PARK EDEMEZSN!"
"buraya park edemeyeceimi biliyorum! sadece servis efini grmek istiyorum, servis efi sen misin?"
"HAYIR! HAYIR! BEN SERVS EF DELM! ORAYA PARK EDEMEZSN, ARKADAIM!"
"peki, servis efi nerede? tuvalette kyle mi oynuyor?" "GER VTESE TAK, BURDAN IK VE
KARIYA PARK ET!" geri vitese taktm, oradan kp karya park ettim, arabadan indim, geri yrdm ve
stnde "Servis efi" yazan kk krsnn yanna
134
dikildim, bir kadn girdi ieri arabasyla, hafif uuk; byk yeni bir araba, kaps aralk, telal bir hali vard
hatunun, arabadan indi, mini mini bir etek, uzun gri oraplar, etei kalasna kadar syrld inerken,
bakakaldm bacaklarna, aptal kanck, ne bacaklar, hmm, ve btn aptall ve uukluuyla orada ylece
durdu ve servis efi erkekler tuvaletinden kt, "YARDIMCI OLABLR MYM, BAYAN? SORUN NE?
AK? AKNZ M BOALDI?" ve koarak gidip tekerlekli bir arabaya monte edilmi bir ak ile dnd,
kadna kaputun nasl aldn sordu ve ben dikildim orada onlar kaputla urarken, bacaklarna ve kna
bakp iimden, en aptallar en iyi .ikilir nk insanda nefret duygusu uyandrrlar, diye geirerek.
sonunda kaputu atlar, ef kablolar balayp kadna arabasn altrmasn syledi, kadn nc ya da
drdnc denemede arabay altrd, sonra da vitese takp kablolar karmakla megul olan servis efini
ezmeye alt, az kalsn eziyordu da, ama adamn refleksleri glyd. "El FRENN EKN! VTES BOA
ALIN!" ku beyinli kanck, diye geirdim iimden, kimbilir ka erkek ldrmtr? iri kpeler, uak pullarn
artran krmz bir az. barsaklar bok dolu.
"PEKALA, MD GER VTESE TAKIP BURADAN IKIN VE BNANIN YAN TARAFINA PARK
EDN! AKNZ DOLDURACAIZ!"
hatun geri geri karken o da arabann yansra koup ban pencereden ieri soktu kadnn bacaklarna
bakarak. "EVET, EVET, DEVAM EDN, DEVAM EDN!" bacaklarna bakarak, bakarak, kadn keyi
dnd, o orada kalakald.
ikimizin de kam kalkmt, yaslandm duvardan ona doru yrdm. "HEY!"
"NE VAR?" dedi.
"YARDIMA HTYACIM VAR!" dedim kalkm kammla yryerek, tuhaf tuhaf bakt bana.
"NASIL BR YARDIM?"
"rot balans eklinde."
"HEY, HERTTO!"
ufak tefek bir Japon geldi koarak.
"rot balans," dedim Heritito'ya.
"anahtarlarn ver."
102

LINDAKING'E
135
Heritito'ya anahtarlarm verdim, sorun deildi benim iin. her zaman yanmda iki- yedek anahtar tarm,
evhamlym. "62 Comet," dedim Heritito'ya.
servis efi tuvalete giderken Heritito'da 62 Comet'e doru yrd, ben duvarma yaslanp trafii seyrettim;
tkalyd ve rkekti ve yorgundu slak Los Angeles akamnda, karanlk, 1984'n stnden yirmi yl gemiti
bile, toplumun tamam karncalara ve hamambceklerine sunulan bir doum pastas denli anlamsz, karanlk
boktan bir yamur, Heritito 12 taksitinin 5'i denmi mavi Comet'imi rot balans ukuruna gazlad ve kamm
indi.
Heritito tekerlekleri skp yrye kt, blokun etrafn iki kez dolandm, 200 kiinin yanndan getim, tek
bir insan gremedim, dkkanlarn vitrinlerine baktm, sahip olmay isteyeceim tek ey bile gremedim o
vitrinlerde, ama hepsinin stnde etiket vard, bir gitar, ne halt yiyebilirim ki gitarla? yakabilirim, bir pikap,
televizyon, radyo, insann suratnda iki kiloluk krmz bir eldiven gibi patlayan anlamsz eyler, kt.
yerdeydin.
Heritito'nun eli hayli abuktu, yarm saat sonra arabay rot balanstan karp park etmiti.
"Hey, spersin, nereye dyorum?"
"bitmedi, balans yaptk imdi de rot ayarna sokacaz, nnde bir araba var." "hmm."
o akam atlar kouyorlard, yedi buuktaki ilk kouya yetimek istiyordum, paraya ihtiyacm vard, son
zamanlarda ansm yaver gidiyordu, ama oyunlarm saptayabilmek iin bir saat nce orada olmam
gerekiyordu, bu da alt buuk demekti, yamur, karanlk bir yamur, baarszlk, ayn 13'nde kira. 14'nde,
nafaka. 15'inde, araba taksiti, muhtatm atlara; onlarsz hi ansm yoktu hayatta, insanlarn nasl
geindiklerini anlayamyordum. neyse, beklerken markete girip 5 dolara 4 adet ort aldm, dndm, ortlar
arabann bagajna koydum, bagaj kilitledim, tanrm, sadece BR bagaj anahtarm kaldn fark ettim, evhaml
birini kesmez, servisin iindeki anahtarcya doru yrmeye baladm, geri geri kan kadnn teki beni altna
alyordu az kalsn, bam penceresinden ieri sokup bacaklarna baktm, bacaklar sl beyaz, jartiyerleri
mordu: "nereye gittiine dikkat etsene," dedim ba-136
caklara, "beni ezmene ramak kald!" yzn hi grmedim, bam pencereden kardm, anahtarcya gittim,
bir anahtar daha yaptrdm, anahtarn parasn derken yal bir kadn geldi koarak, "ey, kamyonun teki
nme park etmi! kamyorum!"
"beni balamaz," dedi anahtarc.
fazla yalyd kadn, dz ayakkablar, gzlerde deli bir bak, iri takma diler, etei dizlerine kadar inmi, sev,
sev, sev anneannenin siillerini.
bana bakt, "n'apcam beyefendi?"
"souk bir ey i," dedim ve yrdm, belki 20 yl nce. neyse, minik anahtarm yaptrmtm, hl
yayordu, orada durmu anahtarm anahtarlma takmakla meguldm ki mini etekli ve emsiyeli bir hatun
girdi ieri, benim bildiim mini etekle rgl kaln oraplar filan giyilir, cinsellii yok etmeye ynelik boktan
eyler; ama bu eski tarzda giyinmiti -topuklu ayakkablar, uzun naylon oraplar, etei nerdey-se knda ve
allahm, ne vcut! herkes bakyordu, iki ayakl bir seks bombasyd, anahtarl tutan elim titredi, yamura
baktm ve yavaa bana doru geldi, glmseyerek, elimde anahtarlk keye kotum, o k arkadan
seyretmek istiyorum, diye geirdim iimden, ama k keyi dnd ve ar ar yanmdan geti, kvrtarak,
103

LINDAKING'E
kvrtarak, gen, istekli, iyi giyimli bir adam kadnn arkasndan koturdu, adyla seslendi, "seni grdme ne
kadar sevindiimi bilemezsin!" dedi adam. uzun uzun bir eyler anlatt ve kadn glmsedi, "umarm bu gece
elenirsin!" dedi kadn, kadn ekiyor muydu dangalak? hastayd bu herif, anahtar anahtarla taktm, kadnn
peinden markete girdim, markette alkalaya alkalaya yryn seyrettim, erkekler balarn evirip
birbirlerine, "aman allahm, una bak!" diyorlard.
et reyonuna gidip bir numara aldm. 92. ete ihtiyacm vard, beklerken onu grdm, bana doru yryordu,
sonra duvara yaslanp ylece durdu, benden on adm uzakta, bana bakp glmseyerek, dnya adam, yemedi
gtm, yar fara gibidir belki, diye geirdim iimden, bakyor ve glmsyordu. yz de hotu, harikulade
nerdeyse. ama ilk kouya yetimeliydim, yedi buuk. 13'nde kira, 14'nde nafaka, 15'inde arabann taksiti, 4
ort 5 dolar, rot balans, ilk kou ilk kou, 92 NUMARA, KORKUYORSUN ONDAN, NE YAPACAINI
BLMYORSUN, NASIL DAVRANACAINI BLMYORSUN, DNYA
137
ADAMI, KORKUYORSUN, SZCKLER BLMYORSUN, AMA NEDEN ET REYONUNDA? ve sorun
kacak, delinin teki, bunu biliyorsun, sana tanmak isteyecek, geceleri horlayacak, tuvalete gazete kad
atacak, haftada sekiz kez dzlmek isteyecek, tanrm, olacak i deil, hayr hayr hayr hayr, ilk kouya
yetimeliyim.
okudu beni. dmn bokuma kartn hissetti, birden yanmdan yryp geti, alt erkek ona bakp zafer
dleri kurdu, ben pas getim, yalydm, gemiti benden, istemiti beni. git atlarna oyna, ihtiyar, git etini al,
92 numara.
"92 numara," dedi kasap, yerimden kalkp yarm kilo kyma, kk bir biftek ve bir kilo pirzola satn aldm,
kne sar eti, ihtiyar.
yamura kp arabama gittim, bagaj atm, eli frlattm ve btn grm geirmiliimle duvara yaslanp
arabam rot ayarna sokmalarn bekledim ilk kouya yetimeyi mit ederek, ama biliyordum uval-ladm,
kolay bir av karmtm, iyi bir av, yamurlu boktan bir gnde cennetten bir armaan, Los Angeles, cuma
akam, arabalar kalkp inen silecekleri ile gemeye devam ediyorlard, camlarn arkasnda yzler yoktu, ve
ben, Bogart, ben, grm geirmi adam, duvara yaslanmtm, budalann tekiydim, omuzlarm sarkmt,
araplarn ierken kahkahalar atan Benediktin papazlar, btn kanan maymunlar, turular ve sosisleri
kutsayan hahamlar; eylem adam -Bogart, Biers-Sobuck'un duvarlarna yaslanm, dz yok, .aak yok;
yad ve yad ve yad, ilk kouyu kesin Kamikaze gtrrd, ondan kazanacam paray ikinci kouda
Kelolan'a yatracaktm; ve tamircilerden biri gelip arabam balansa ald, saatime baktm -be buuk,
yetiebelirdim belki, ama bir ekilde ok da nemli deildi artk, sigaram nme frlatp baktm, yank ucu
bana geri bakt, sonra yamur sndrd, dar kp keyi dndm ve bir bar aramaya baladm.
DELLN GECE SOKAKLARI
ben ve olan benim evimde verilmi bir sarho partisinden arda kalm oturuyorduk ki darda biri klaksonunu
ttrmeye balad, YKSEK YKSEK ve KESNTSZ, dayanlr gibi deildi, ama herey kafadan
baltalanmt zaten, dnyann ii bitmiti, ben de elimde iki, azmda puro oturdum ylece hibir ey
dnmeden -airler gitmilerdi, airler ve kadnlar gitmilerdi, klaksona ramen huzurluyduk, bir kyaslama,
muhtelif ihanetlerle sulamlard birbirlerini airler, kt yazmakla, bitmilikle; bu arada herbiri daha fazla
tannmay hakettik-lerini, dierlerinden daha iyi yazdklarn iddia etmilerdi, maden ocaklarnda 2 yl
almann onlara ok iyi geleceini syledim, ama kesmediler vdvdy; oyunbozan, deerli, barbar ve ou
kt yazan yazarlar, imdi gitmilerdi, puro iyiydi, olan karmda oturuyordu, ikinci iir kitabna nsz
yazmtm, yoksa ilk miydi? neyse.

104

LINDAKING'E
"dinle," dedi olan, "dar kp hadlerini bildirelim unlara, u klaksonu alana klaksonu g.tne sokmasn
syleyelim."
fena yazar saylmazd olan, kendine glme yetenei de vard, ki bazen byklk belirtisidir, en azndan kuru
bir edebi bok parasndan fazla bir eyler olma olaslnn belirtisi, dnya Boston'da Pound'u ya da
Spoleto'yu ya da Edmund Wilson'u tandn, ya da Dali'yi i a139
man ile ya da Durell'i bahesinde otururken grdn anlatanlarla doluydu; minik bornozlar ile karnza
oturup anlatrlard, ve MD de siz ONLARLA konuuyordunuz, ah, ne eref. "...Burroughs'u son
grdmde...", "Jimmy Baldwin, tanrm, zil zurna sarhotu, onu sahneye srkleyerek karp mikrofonun
nne yerletirdik..."
"dar kp klaksonunu g.tne sokmasn syleyelim," dedi olan Bukowski efsanesinin (dlein tekiyimdir
aslnda) ve Hemingway'in ve Humphrey Bogart'n ve pantolon paalar svanm Elliot'un etkisi altnda, gzel,
ben puromu tttrdm, klakson sesi kesilmedi.
"klaksonun nemi yok. 5 ya da 6 ya da 8 ya da 10 saat aralksz itikten sonra asla sokaklara kma, bizim
gibiler iin kafesler hazrdr, ben bir kafese daha katlanabileceimi sanmyorum, kendi yapmm kafesler bana
yeter."
"ben dar kp kalay basacam," dedi olan, supermen etkisi altndayd olan, nsan ve Supermen, azman
adamlardan holanyordu, sert ve tehikeli, bir doksan boyunda, yz elli kilo ve lmsz iirler yazan, ne var ki
azmanlarn hepsi kafay yemilerdi ve o sert erkek iirlerini trnaklan ojeli ibneler yazyorlard, olann
kafasndaki imaja uyan tek air koca John Thomas'di, koca John Thomas ise hep olan orada deilmi gibi
davranrd, olan yahudiydi ve koca John Thomas'n kkleri Adolph'a kadar uzanyordu, "bak," dedi olan,
"ben gidip azlarna sacam." tanrm, olan iriydi ama biraz tombula kayordu, nlerini hi
sektirmemiti, iinde yumuakt, efkatliydi, korkulu ve hepimiz gibi biraz deli, hibirimizin ans yoktu
sonuta ve "evlat," dedim ona, "bover klaksonu, zaten bir erkek byle basmaz, kadndr kesin, erkek kesik
kesik alar, melodik tehditler savurur. kadn ise dayanr klaksona, kesintisiz ve kocaman bir kadn nevrozu."
".ikerim byle ii," dedi olan, frlad kapdan dar, ne ilgisi var, diye geirdim iimden, ne nemi var?
herkes anlamsz hamleler peindeydi, oysa bir hamle yaptnda matematik hesab da yapmak zorundaydn.
Hem'in boa grelerinde renip yazlarnda kulland gerek buydu, benim hipodromlarda renip
yazlarmda kullandm gerek, koca Hem ve Buk. "alo, Hem? Buk ben." "hey. Buk, sesini duymak ne
gzel." 140
"bir iki imek iin uramay dndm."
"evlat, ok isterdim, ama tanrm, u anda kent dnda olduum sylenebilir."
"ama neden yaptn, Ernie?"
"kitaplar okudun, aklm kardm iddia ediyorlard, paranoyak olduumu, akl hastanesine girip ktm,
telefonumun dinlendiini sa-nyormuum, C.I.A'nin beni izlediini sanyormuum. aslnda siyasi deildim,
biliyorsun, ama sola ilgi duydum hep. spanya isava ve btn o samalklar."
"evet, siz edebiyat adamlar sola meyillisinizdir. Romantik olmasna romantiktir ama bir anda tuzaa
dnr."

105

LINDAKING'E
"biliyorum, ama iin gereini bilmek istiyorsan fena halde akamdan kalmaydm ve artk yazamadm
biliyordum, HTYAR BALIKI VE DENZ'e inandklarnda dnyann iyice rdnden emin oldum."
"biliyorum, eski tarzna dndn, ama artk sahici deildi."
"sahici olmadn biliyordum. DL verdiler ve kuyruum uzamt, yalanmtm, yal bir osuruk gibi
oturup imekten, dinleyecek birini bulduumda bayat hikayeler anlatmaktan baka bir ey gelmiyordu
elimden, beynimi uurmaktan baka arem yoktu."
"pekala, Ernie, grrz."
"tamam, greceimizi biliyorum, Buk."
kapatt, hem de nasl.
olana bakmak iin dar ktm.
69 model yeni bir arabada yal bir kadnd klaksona basan, hi ekmiyordu avucunu klaksondan, bacaklar
yoktu, gsleri yoktu, beyni yoktu. 69 model bir araba ve kontak sadece, byk ve total bir kontak, arabann
teki kadnn park giriini tkamt, kadnn kendi evi vard, ben DeLongpre avlusundaki dknt dairelerden
birinde yayordum, binann sahibi bir gn avluyu byk paraya satacakt ve buldozerler avluyu yerle bir
edeceklerdi, yazk, gne doana dek sren partiler veriyor, gndzleri daktiloyu ateliyordum, kap komum
kan tekiydi, tatl bir pnar gibi akyordu hayat, bir blok kuzeye on blok batya yrrsem YILDIZLARIN
ayak izleri ile kapl kaldrmlarda yryebiliyordum, isimlerin ne anlama geldiklerini bilmiyordum, sinemaya
gitmem, televizyonum yok. radyom bozulunca pencereden frlattm, sar141
ho. ben, radyo deil, penceremde kocaman bir delik ald, pencerenin kapal olduunu fark etmemitim,
daha sonra yalnayak sarho gezinirken ayama (sol) cam paralar girdi ve doktorum bana ar kesici bir
ine yapma zahmetine katlanmadan tabanm yarp cam paralarn karrken, "baksana, arada srada ne
yaptn bilmez halde dolandn oluyor mu?" diye sordu.
"genellikle, yavrum, genellikle."
sonra gerekli olmayan bir yark at ayamda.
masann iki yanna tutunup, "evet, doktor," dedim.
o zaman biraz daha mfik davrand, doktorlar neden benden stn olsunlar? anlayamyorum, u eski tp
adam numaras.
ve ite sokaktaydm, Charles Bukowski, Hemingway'in dostu, Er-nie'nin, ve LEDEN SONRA LM
okumamtm, bir nshasn nerede bulabilirim?
olan aptal ve saygn mlkiyet hakkn talep eden kak kadna, "arabay iter, yolu aarz," dedi.
olan benim adma da konuuyordu, kitabna nsz yazmtm ya bana sahip olmutu.
"bak, evlat, arabay itmek iin yeterince yer yok. aslna bakarsan benim umurumda da deil, ben eve gidip
ikimi ieceim." yamur i-selemeye balamt, cildim son derece hassastr, timsahvari, ruhum da aa
106

LINDAKING'E
kalmaz, yrdm, .ikmiim, yeterince sava grmtm.
yrdm, avluma girmek zereydim ki birinin barp ardn duydum, dndm.
yle bir tablo vard elimizde, sska bir olan, lgn, stnde beyaz bir tirt var ve iir kitabna nsz
yazdm iman yahudi aire baryor, beyaz tirtn bu ile ne ilgisi var? beyaz tirt benim yar lmsz
airimi itti. serte, yal kak kadn arabasnn klaksonunu ttr-meye devam ediyordu.
Bukowski, sol direini denesen mi? eski bir ahr kaps gibi sallarsn ve on dvten ancak birini kazanrsn,
en son ne zaman birini patakladn? kadn elbisesi yakr sana.
senin sicilinle bir kez daha sopa yesen ne olur?
yahudi airime yardm etmek iin olay yerine yneldim ama sarimin beyaz tirt pskrttn grdm,
sonra benim dknt avlumun yanndaki yirmi milyon dolarlk gkdelenden gen bir kadn k142
t koarak, o yapay Hollywood aynn altnda knn hoplayan yanaklarn seyrettim.
sana hi unutamayacan bir ey gsterebilirim yavrum -alt buuk santimlik ta gibi bir kam, hay allah,
bana hi frsat tanmadan sallanan k ile 68 model Fiaria'sna kotu, her nasl ya/lyorsa, yar iirsel ruhum
iin lrken arabasna bindi, altrd, yal kadnn park giriinden gazlad, beni ezmesine ramak kalmt,
beni, Bukowski'yi, BUKOWSKI'yi, sonra da yirmi milyon dolarlk gkdelenin yer altndaki park yerine dald,
batan neden oraya park etmemiti? neyse.
beyaz tirtl olan deli gibi sylenip duruyordu, benim yahudi airim yanma geldi, durduk ylece
Hollywood ay iren bulak suyu gibi stmze dklrken, yle zordur ki intihar, talihim deiir belki,
PENGUIN kitab yaknda basacak, Norse-Bukowski-Laman-tia...ne?
hay allah, hay allah, kadnn park girii alm ama bu kez de kadn arabasn ieri sokamyor, giri asn
doru ayarlayamyor bir kere, arabasn habire geri alp nndeki beyaz kamyonete geiriyor, ilk geirite
sinyal lambas gidiyor, geri alyor, gaza ykleniyor, arka kapnn yars haat, geri . gazlyor, tampon ve sol
amurluk, hayr sa amurluk, evet sa amurluk haat, anlalr gibi deil, park girii serbest.
Bukowski-Norse-Lamantia. Penguin kitaplar, o iki yazar iin benimle birlikte olmak byk ans.
bu arada kaporta katliam srmekte, kadn klaksona dayanmaya da devam ediyor, beyaz tirt aynda
sallanyor, gz dnm.
"neler oluyor?" diye soruyorum olana.
"bilmiyorum," diye itiraf ediyor sonunda.
"gnn birinde iyi bir haham olacaksn ama btn bunlar da anlaman gerekiyor."
olan hahamlk eitimi alyor.
"anlamyorum," diyor.

107

LINDAKING'E
"ikiye ihtiyacm var," diyorum. "John Thomas burada olsayd herkesi ldrmt, ama ben John Thomas
deilim."
gitmek zereydim, kadn beyaz kamyoneti paralamaya devam ediyordu, gitmek zereydim ki buruuk
kahverengi pardsl ve gzlkl yal bir adam, gerekten yal, benden bile yal, bu da yal demektir,
neyse adam beyaz tirtl olann karsna dikildi.
143
buruuk kahverengi pardsl ve gzlkl yal adamn elinde byk bir teneke yeil boya vard, iki kilo boya
vard o kutuda, ne anlama geldiini bilmiyordum, olup bitenlerin bir anlam varsa bile ben ipin ucunu iyice
karmtm, ve yal adam boyay Delongpre Bulvarnda daireler izen beyaz tirtl kak olann stne
boca etti. boyann ou skalad olan o boktan Hollywood aynda, ama biraz isabet etti, bir zamanlar
kalbinin olduu yere, beyaz stne bir yeil dalga, gz ap kapayncaya kadar gereklemiti herey, hep yle
olur zaten, gzn toplayabileceinden daha hzl, olaylarn bu kadar farkl yorumlan da bu yzdendir, isyan
ya da dvler ya da herhangi bir olay, gz ve ruh o takn HAYVAN eylemine yetiemez, ama yal adamn
yere serildiini grdm, ilki ititi sanyorum, ikincisinin iti olmadn biliyorum, arabadaki kadn elini
klaksondan ekti, arabann iinde oturup lk atmaya balad, klaksona dayanmaktan fark olmayan bir
srekli lk hali, 69 model arabasnn iinde bitmiti, lmt ve anlayamyordu, kancalanm ve
paralanmt, frlatlm, ve iinde kk bir para hl farkndayd bunun -kimse ruhunun tamamn
yitirmez- yzde doksann rzgra ier sadece.
beyaz tirtn yumruu yal adamn suratnda patlad ve gzlklerini krd, eski kahverengi pardss ile
yle bir dnp yere serildi ihtiyar. Sonra ayaa kalkt, beyaz tirt ihtiyara bir tane daha akt, adam yere
serdi, adam tam olarak kalkamadan bir tane daha yerletirdi, iin tadn karyordu beyaz tirt.
"TANRIM! O YALI ADAMA NE YAPTIINI GRYOR MUSUN?" diye sordu gen air bana.
"hmmm, ok ilgin," dedim yanma bir bira ya da en azndan bir puro almadma hayflanarak.
dnp daireme doru yrdm, sonra ekip otosunu grdm, admlarm sklatrdm. olan peimden geldi.
"neden gidip onlara olanlar anlatmyoruz?"
"nk herkesin hayat tarafndan delirtilip aptallatrlmas dnda hibir ey olmad, bu toplumda sadece iki
eyin nemi var: parasz yakalanma, iyi kafayla yakalanma."
"ama o yal adama yapt irenti."
"yal adamlar bunun iin vardrlar."
"ya adalet?"
144
"ite adalet: gen olan yal olan sopalyor, yaayan ly sopalyor, anlamyor musun?"
"sen bu laflar ediyorsun ama sen de yalsn."
"biliyorum, ieri girelim."

108

LINDAKING'E
birka bira getirdim, oturduk, duvardan o aptal ekip otosunun telsizi duyuluyordu, yirmi iki yanda coplu ve
silahl iki gen 2000 yllk salak, homoseksel ve sadistik hristiyanln yarglar olmak zereydiler.
tlenmi siyah niformalarnn iinde kendilerini bouna bu kadar iyi hissetmiyorlard, polislerin ounun
tavada bir biftei, orta karar bir ka ve bacaklara sahip bir ei ve Bokky'de kk ve sessiz bir evi olan
orta-snf hizmetkarlar olduklarn dnrsen -Los Angeles'in hakl olduunu kantlamak iin gzlerini bile
krpmadan ldrebilirlerdi insan; sizi tutukluyoruz efendim, zgnz efendim, ama tutuklamak zorundayz,
efendim.
2000 yllk hristiyanlk, elimizde ne var? rmekte olan bok ynn bir arada tutmaya alan ekip otosu
telsizleri, baka ne? bir ton sava, hava saldrlar, sokak soyguncular, baklamalar, o denli kabark ki
kaklarn says bo verirsin, brakrsn dolansnlar sokaklarda niformal ya da niformasz.
biz de ierde oturduk ve olan sylenip durdu:
"hadi, gidip polislere olanlar anlatalm."
"hayr, evlat, ltfen, sarhosan ne olursa olsun sulusun."
"ama kapnn nndeler, gidip anlatalm."
"yok anlatacak bir ey."
olan dlein tekiymiim gibi bakt bana. yleydim, hapiste geirdiim en uzun sre Los Angeles
niversitesi'nin kampsndeki bir gsteriden dolay yedi saatti.
"evlat, bu gece noktalanmtr bana kalrsa."
kanepede uyumas iin battaniyeyi frlattm, uyudu, iki bira aldm, ikisini de atm, kiralk yatamn balna
yerletirdim, sk bir yudum aldm, uzandm ve Cummings'in, Jeffers'n, pnn ve gazetecinin yapt gibi
lm bekledim...
iki biray da bitirdim.
olan sabahn dokuz buuunda uyand, erken kalkanlar bir trl anlayamammdr. Micheline de bir baka
erkenciydi. sokaklara kp
145
onun bunun kapsn alar, herkesi uyandrrlar, huzursuzdular, duvarlar ykmaya abalarlar, insann leden
nce kalkmas iin budalann teki olmas gerektiini dnyorum, bu ii en iyi Norse zmtr -pijamalarn
ve ipek sabahlnla otur, brak dnya kendi bann aresine baksn.
olan yolcu ettim, dnyaya atld, yeil boya kurumutu sokakta. Maeterlinck'in mavi kuu lmt.
Hirschman kanl sa burun delii ile karanlk bir odada oturuyordu.
ve birinin iir kitabna bir NSZ daha yazmtm, daha ka tane?
"hey, Bukowski, bir iir kitabm kmak zere, iirlere bir gz atp bir eyler sylemek istersin diye
dndm."

109

LINDAKING'E
"bir eyler sylemek mi? ben iir sevmem be adam."
"canm olsun, bir eyler syleyiver."
olan gitmiti, smam gerekiyordu, tuvalet tkanmt; ev sahibi gndr ortalkta yoktu, bokumu alp
kesekadna koydum, sonra dar kp le yemei yannda ie giden biri gibi kesekad ile yrmeye
baladm, sonra bo bir arsaya frlattm kesekadn. nsz, para bok. kimse bilemezdi Bukowski'nin
nasl ac ektiini.
yatay pozisyonda kadnlar ve lmsz hret dleri kurarak daireme yrdm, ilki ho olurdu, ve
kesekatlar bitmek zereydi, saat sabahn onuydu, postac gelmiti. Beiles'den bir mektup, Yunanistan'dan,
orada da yamur yayormu.
iyi yleyse, sonra ieri girdim ve yalnzdm yine, ve gecenin delilii gndzn deliliiydi, yataa yerletim,
yatay, tavana bakp .mna koduum yamurunun sesini dinledim.
146
MOR MENEKE
Kouun bir yan A-1, A-2, A-3, eklinde iaretlenmiti, erkekleri orada tutuyorlard, br yan B-1, B-2, B-3,
eklinde iaretlenmiti, kadnlar da orada tutuyorlard. Ama sonra arada srada karmamza izin vermenin iyi
terapi olacana karar verdiler, iyi terapiydi gerekten -dolaplarn iinde, bahede, ahrda, her yerde
dzyorduk. Kadnlarn ou kocalar onlar baka erkeklerle bastktan sonra deli numarasna yattklar iin
oradaydlar, ama numarayd -kendi istekleri ile akl hastanesine giriyorlar, kocalar onlar baladktan sonra
kp kocalarn yine boynuzluyorlard. Sonra tekrar akl hastanesine yatyorlar, kyorlar, hayatlarn bu
ekilde srdryorlard. Ama ierdeyken de cinsellie ihtiya duyuyorlard, biz onlar iin elimizden geleni
yapyorduk. Personelin de ban kayacak zaman yoktu elbette -doktorlar hemireleri, hademeler de
birbirlerini dzmekten zaman bulup baka eylerle ilgilenemiyorlard. Sakncas yoktu bizim iin.
Darda -nereye baksan: marketlerde, fabrikalarda, postanelerde, pet dkkanlarnda, beysbol malarnda,
siyaset brolarnda- ierde grdmden daha ok deli grmtm. Zaman zaman bu adamn akl
hastanesinde ne ii var, diye soruyordun kendine. Bobby vard mesela, gayet dzgn biriydi, muhabbeti ho;
bizi iyiletirmeye alan psikiyatrlarn oundan daha akl banda grnyordu hatta. O psikiyatr147
lardan biri ile bir sre konutuktan sonra insann aklndan phe etmemesi mmkn deildi. Psikiyatrlarn
ou kendi akllarndan phe ettikleri iin psikiyatr oluyorlard. Bir deli iin en kt ey kendi akln tahlil
etmesidir, kar tezlerin hepsi palavradr. Arada srada delilerden biri sorard:
"Hey, Doktor Marlov nerede? Bugn hi grmedim onu. Tatile mi kt? Yoksa nakil mi oldu?"
"Tatile kt," diye cevap verirdi bir baka deli, "ve nakil ettiler."
"Anlamyorum."
"Kasap ba. Bileklerini ve grtlan kesmi. Not brakmam."
"Ne kadar iyi bir insand halbuki."

110

LINDAKING'E
"Evet. Yazk."
Hibir zaman zemediim eylerden biri de budur. Bu tr yerlerde kan rivayetlerden sz ediyorum. Hep
doru karlar. Fabrikalarda ve byk kurumlarda... bilmem kimin bana bilmem ne geldiine dair bir rivayet
yaylr; daha da kts gnler, haftalar, hatta aylar nce duyduun bir eyin doru olduunu renirsin -yirmi
yln o kuruma vermi olan Joe Baba iten karlacakm, ya da hepimizi iten kara-caklarm gibi, her
zaman da doru kar. Psikiyatrlara dnecek olursak, onlarla ilgili olarak anlayamadm bir ey de ellerinde
onca ila varken neden g yntemleri yeledikleridir. Kafalar almyor.
Neyse, hikayemize dnelim -ilerlemi vakalarn (szde tedavi olmaya doru ilerlemi, demek istediim)
pazartesi ve perembe gnleri leden sonra ikide dar kmalarna izin verirlerdi; en ge be buukta
dnmek zorundaydn, aksi takdirde btn haklarn kaybediyordun. Topluma yava yava uyum salanabilir
varsaym ile giritikleri bir uygulamayd bu. Haklydlar. Koutan kt diye sokaklara dnnce insan akln
bsbtn kaybedebilirdi. Dardaki btn o deliler.
Benim de pazartesi ve perembe gnleri k hakkm vard ve hakknda bilinmesini istemedii baz bilgilere
sahip olduum bir doktoru ziyaret eder, para vermeden dexedrin, amfetamin, sar bomba, librium ve benzeri
ilalardan alrdm. Hastalara satyordum ilalan. Bobby leblebi gibi atard onlar azna ve Bobby'nin paras
oktu. Aslnda hastalarn ou paralyd. Daha nce dediim gibi, zaman zaman Bobby'nin neden orada
olduunu merak ederdim. Hemen hemen btn davran alanlarnda normal grnyordu. Kk bir numaras
vard ama: arada
148
srada ayaa kalkp ellerini ceplerine sokar, pantolonunun paalarn dizlerine kadar eker ve kk bir slk
alarak sekiz-on adm atard. Beyninde dnen bir ezgi gibiydi daha ok o slk; mzikal adan gzel bir ezgi
olduu sylenemezdi, ama bir ezgiydi ve her seferinde aynyd. Birka saniyelik bir olay. Buydu tek sorunu.
Ama srekli yapard bunu, gnde yirmi, belki de otuz kez. lk tank olduunuzda dalga getiini sanp, tanrm,
ne kadar yaratc ve ho bir adam, diye gei-riyordunuz iinizden. Ama daha sonra, yapmak zorunda olduunu
an-lyordunuz.
Pekala. Nerede kalmtm? Evet. Kzlara da leden sonra ikide k izni veriyorlard, bu da onlarla ansmz
artyordu. O dolaplarn ii cehennem gibi scak oluyordu dzrken. Ama elimizi abuk tutmak zorundaydk
nk ortalkta avclar dolanyordu. Hastane saatlerini bilen, arabalar ile gelip gzel ve zavall kzlarmz
bizden alan akallar.
la iine girmeden nce fazla param yoktu, bam srekli belaya sokuyordum. En gzellerinden birini,
Mary'yi, bir benzinliin kadnlar tuvaletinde dzmek zorunda kalmtm, hayli zorlanmtk -kimse helada
yere yatmak istemez- ayakta da pek uyumlu deildik- sonra arap sarhou gen bir kzlderili kzla Utah'dan
geerken trenin helasnda kefettiim bir numara geldi aklma. -Mary'ye bacann tekini lavabonun stne
atmasn syledim, ben de bir bacam lavabonun stne atp soktum. Sorunu halletti. Aklnzda bulunsun.
Bir gn ihtiya duyabilirsiniz. lave zevk iin .aaklarnz scak su da tutabilirsiniz.
Neyse, nce Mary kt kadnlar tuvaletinden, sonra ben. Benzinliin pompacs beni kadnlar tuvaletinden
karken grd.
"Hey, ne iin var kadnlar tuvaletinde?"
"Ne diyorsun yakkl!" dedim bileimi hafife bkerek. "Ne kadar gzel gzlerin var!" Uzaklatm krtarak.
Baka soru sormad. Ama iki hafta boyunca baya kayglandm, sonra unuttum gitti...

111

LINDAKING'E
Neyse, ila satndan iyi para kazanyordum. Bobby ona ne versem yutuyordu. Bir keresinde iki tane doum
kontrol hap bile sattm ona. Yuttu.
"Kafas ok iyi bunlarn," dedi yarm saat sonra, "birka tane daha bul, olur mu?"
149
Ama aralarnda en tuhaf olan Pulon'du. Pencerenin yanna oturur, saatlerce kmldamazd. Yemekhaneye asla
gitmezdi. Kimse onu yemek yerken grmemiti. Haftalar geerdi. ylece otururdu iskemlesinde. Gerek
hastalarla iletiim kurard. Kimseyle, psikiyatrlarla bile konumayan hastalarla. Pulon ile konuurlard ama.
leri geri salnarak, glerek, sigara ierek. Pulon'dan sonra en iyi ben anlardm onlarla. "Bunlar
konuturmay nasl beceriyorsunuz?" diye sorard psikiyatrlar bize.
kimiz de ylece bakar, cevap vermezdik.
Ama Pulon yirmi yldan beri tek kelime etmemi hastalarla bile konuurdu. Onlara sorular sorar, sorularna
cevap alrd. ok tuhaft Pulon. Srlarn amadan mezar boylayan insanlar vardr, Pulon'da onlardan biriydi.
Sadece kendini beenmi insanlar her soruya bir uval cevap ve tle karlk verir.
"Hey, Pulon," dedim ona bir keresinde, "yemek yemiyorsun. Yemek yediini hi grmedim. Hayatta kalmay
nasl beceriyorsun?"
"Heehehehehehehe. Heeeheeeheeehehehe..."
Srf koutan kp ortalkta dolanmak iin zel grevlere gnll olurdum. Ben de Pulon gibiydim, sadece
onun gibi pantolonumun paalarn yukar ekip Bizet'nin Carmen' inin detone bir yorumunu slklamyordum.
ntihara meyilliydim, zaman zaman ar bunalmlara giriyordum, kalabala ve zellikle de sraya girip
beklemeye tahammlm yoktu. Ve hayatlarn sraya girip bekleyerek geiren bir toplum olmaya doru
gidiyorduk. Havagaz ile intihar etmeyi denemi, baarsz olmutum. Ama baka bir sorunum vard. Sabahlar
yataktan ka-myordum. Nefret ediyordum yataktan kmaktan. Herkese, "nsanln en byk iki icad yatak
ve atom bombasdr," diyordum. Deli olduumu dnyorlard. ocuk oyunlar, mrlerini ocuk oyunlar
oynayarak geiriyordu insanlar -hayatn dehetinden etkilenmeden rahimden mezara gidiyorlard.
Evet, nefret ediyordum sabahlar yataktan kmaktan. Hayata yeniden balamak demekti, btn geceyi yatakta
geirince insan kolay kolay vazgeemeyecei bir mahremiyet gelitiriyordu yata ile. Ben hep yalnz biri
olmuumdur. Balayn, kafadan biraz, kontam galiba, ama arada srada ayakst yaplan bir dzmeyi
saymazsak, dnyada150
ki btn insanlar yok olsa umurumda olmaz. Evet, ho deil, biliyorum. Ama bir smklbcek kadar honut
olurdum; beni mutsuz eden insanlard sonu olarak.
Her sabah ayn ey:
"Bukowski, kalk!"
"Hm?"
'"Bukowski, kalk!' dedim."

112

LINDAKING'E
"Offf..."
"'OFFF!' deil. Kalk! Hadi!"
"...eee....iktir git..."
"Doktor Blasingham' aracam."
"Onun da .mna koyaym."
Blasingham gelirdi, kn doru drst kaldramayan salan teki ile evlilik ve Fransz sahillerinde tatil
hayalleri kuran hemirelerden birini parmaklamakla megul olduu iin can biraz skkn.. Doktor
Blasingham. Belediye fonlarnn vampiri. kat bokun teki. Neden Amerika Birleik Devletler Bakan'
olmadn anlamakta glk ekiyordum. Hi grmemilerdi onu, belki de -hemireleri parmaklamak ve
stlerine salya aktmakla o kadar meguld ki...
"Pekala, Bukowski. KALK!"
"Yapacak bir ey yok. Kesinlikle yapacak bir ey yok. Anlamyor musunuz?"
"Kalk. Yoksa haklarn kaybedersin."
".iktir. Dzecek yark yokken prezervatifini kaybedeceksin demek gibi bir ey bu."
"Pekala, orospu ocuu... Ben, Doktor Blasingham, e kadar sayyorum...'Bir... iki...'"
Frlardm yataktan. "nsan, ruhunu anlamay srarla reddeden bir ortamn kurbandr."
"Sen ruhunu yuvada kaybettin, Bukowski. imdi git elini yzn yka ve kahvaltya in."...
Sonunda bana inekleri sama iini verdiler, herkesten nce kalkmak zorundaydm. Gzeldi ama o inek
memelerini skmak. Ve o sabah Mary ile ahrda bulumak zere szlemitim. Samanlkta seyran. Harika
olacakt, harika. Mary inein br yanna yanatnda inein me151
melerini sayordum.
"Hadi, Piton."
'Piton' derdi bana. Nedeni hakknda en ufak bir fikrim yok. Beni Pulon sanyor belki de, diye dnrdm.
Dnmenin insana yarar ne ki? Dn tan boktur iin.
Neyse, atya kp soyunduk; krplm koyunlar kadar plaktk, titriyorduk, saman ine gibi batyordu
plak tenimize. Eski romanlarda anlatlan eydi bu, tanr akna, oradaydk!
Girdim. Harikayd. Tam kaptrmtm ki btn talyan ordusu dald ieri sanki "HEY! DUR! DUR! KADINI TESLM ET!"
"HEMEN N O KADININ STNDEN!"
113

LINDAKING'E
"IKAR KAMIINI!"
Bir alay hademe, iyi ocuklar hepsi, ou ecinsel, ecinsellere kar deilim, fakat -u ie bakn: merdivenden
yukar kyorlar"BU SON VURU OLSUN, CANAVAR!"
"BOALIRSAN .AAKLARINI PATLATIRIZ!"
Hzlandm ama bouna. Drt kiiydiler. Beni hatunun stnden alp srtst yatrdlar.
"AMAN ALLAHIM, UNA BAK!"
"MENEKE GB MOSMOR VE YARIM KOL UZUNLUUNDA! ZONKLUYOR, DEVASA VE OK
RKN!"
"ACABA?"
"imizden olabiliriz."
"Deebilir."
O anda Doktor Blasingham girdi ieri. Bu da sorunu halletti.
"N'oluyor burada?" diye sordu.
"Bu adam denetim altna aldk, Doktor."
"Ya kadn?"
"Kadn m?"
"Evet, kadn."
"Elinden gelse bizi paralar."
"Pekala, elbiselerini giydirip onlar broma getirin. Sra ile. nce kadn!"
Blasingham'n zel brosunun nnde beklettiler beni. ki hademenin arasnda o sert tahta banka oturup
Atlantic Monthly ve Reader's Di-152
gest okudum. kenceden fark yoktu, ln ortasnda susuzluktan lrken kuru snger emmek ile grtlana
9-10 kum tanesi atlmas arasnda seim yapmaya zorlanmaktan farkszd...
Bizim doktor Mary'yi fena fralyordu herhalde.
Sonra Mary'yi dar tadlar, beni ieri ittiler. Blasingham baya bytt meseleyi. Bir sreden beri beni
drbnle izliyordu. Haftalardan beri zan altndaydm. Kayna belirlenemeyen iki hamilelik vakas. nsanlar
cinsellikten mahrum ederek akli dengelerini geri kazandrmann en salkl yol olmadn syledim doktora.
Cinsel enerjinin omurgadan beyine iletilip daha yararl iler iin kullanlabileceini iddia etti. Bunun istendii
takdirde yaplabileceini, zorlama olduunda daha yararl iler iin enerji iletmenin omurgann .ikinde bile
114

LINDAKING'E
olmayacan syledim.
Neyse, iki hafta iin haklarm elimden aldlar. Ama lmeden nce samanlkta i tutamazsam gzm arkada
kalacak. Var m lan yle vuruumun stne gelmek; bir borlular bana, en azndan.
POTANSYEL NTHAR NOTLARI
p kamyonu gelirken pencerenin nnde oturuyorum, p bidonlarn kamyona boaltyorlar, benimkinin
sesini dinliyorum: ANGIR UNGUR, ANGIR UNGUR! plerden biri dierine bakyor:
"baya sk bir iici var burada!"
uzay almalarnda yeni aamalar kaydetmelerini beklerken iemi kaldryorum.
***
biri bana okumam iin Norman Mailer'n bir kitabn veriyor, ad Hristiyanlar ve Yamyamlar. Tanrm, ne
gevezelik! ne g var, ne de mizah, anlamyorum, sz zorlamaktan baka bir ey deil, nllerin sonu byle
mi olur? ne kadar ansl olduumuzu dnn.
***
kapm alnyor, bir Yahudi ile bir Alman.
"nereye gidiyoruz?" diye soruyorum.
cevap vermiyorlar. Alman direksiyonda, btn trafik kurallarn
154
iniyor, gaz pedaln kklemi. yamalardayz, virajlar kayarak alyor - 1000) metrelik uurum.
insann lmnn bakasnn elinden olmas ho deil, diye geiriyorum iimden.
rasathaneye varyoruz, ne kadar skc, ikisi de ok mutlu orada olmaktan. Yahudi aslnda hayvanat
bahelerini sever ama hayvanat bahesi gece kapal, baz insanlar srekli bir yerlere gitme ihtiyacndadr.
"sinemaya gidelim!"
"tekne gezisine kalm!"
"kerhaneye gidelim!"
"hibir yere gitmiyorum," derim her seferinde, "brakn da oturaym urada."
bu yzden de sormuyorlar artk, beni arabalarna sokuyorlar, karlaacam zel can sknts da srpriz
oluyor.
Alman binaya doru kouyor, binann n ksmnda entikler var. Alman entiklerden yukar trmanmaya
balyor, binann yarsn trmanp kapnn stnden sarkyor, ne kadar skc, diye geiriyorum iimden,
inmesini ya da dmesini bekleyerek.
115

LINDAKING'E
bir retmen geliyor, lise rencilerini getirmi, sra halinde ieri giriyorlar, retmen ban kaldrp Alman'
gryor.
"benimkilerden biri mi bu?" diye soruyor.
"hayr," diyorum, "o benimkilerden."
ieri giriyorlar. Alman aa iniyor, biz de ieri giriyoruz. 30 ylda hi deimemi, ukurun iindeki tel
kablodan sarkan koca top. herkes sallanan topa bakyor.
tanrm, diye geiriyorum iimden, ne kadar skc.
sonra Alman ile Yahudi'yi izliyorum, ortalkta dolanp dmelere basyorlar, baz eyler titreyip biraz hareket
ediyorlar, ya da kvlcmlar akyor, aletlerin yars bozuk, dmelere basnca bir ey olmuyor. Alman gzden
kayboluyor. Yahudi ile yryorum, sarsnt len bir makine buluyor.
"Hey, Hank!" diye baryor.
"evet."
"buraya gel! bak imdi, e kadar sayacam, ikimiz birden havaya srayacaz."
"tamam."
155
o yz kilo, ben yz on.
"bir, ki, !"
srayp iniyoruz, makine bir grafik iziyor.
"bir, ki, !"
sryoruz.
"bir daha! bir -"
"can cehenneme," diyorum, "gidip bir eyler ielim!"
uzaklayorum.
Alman yanayor, "gidelim buradan," diye neriyor.
"kesinlikle," diyorum.
"kancn teki beni tersledi," diyor Alman, "kafam bozuldu."
"zlme," diyorum, "klotunda bok lekeleri vardr muhtemelen."
"benim houma gider ama."
116

LINDAKING'E
"koklar msn?"
"tabii ki."
"zldm yleyse, senin iin kt bir akam."
Yahudi yanayor. "Schwab'n Yeri'ne gidelim!" diye baryor.
"Allah akna," diyorum.
arabaya biniyoruz, Alman bizi lme ne kadar yaklatrabileceini bir kez daha kantlamak zorunda
hissediyor kendini, nihayet tepeden iniyoruz.
Los Angeles'de herkes yapyor bunu. Aslnda orada olmayan bir eylerin peinde koturup duruyorlar, insann
kendi ile yzleme korkusundan baka bir ey deil, yalnz kalma korkusu, ben kalabalktan, bir eylerin
peinde koturup duran kalabalktan korkarm asl; Nor-man Mailer okuyan, beysbol malarna giden,
bahelerini sulayp ellerinde krekle topraa eilen insanlardan.
Alman Schwab'm yerine sryor, can koklamak istiyor.
***
bat tarafnda bir orkestra var. bu orkestrann efi benim aylak Melodileri diye nitelendirdiim eyler alarak
nlenmi, bunlar klasik mzik dinlemeye yeni balam herkesi memnun edecek paralar, akl banda hi
kimse bu paralar midesi biraz bulanmadan birka kereden fazla dinleyemez, ama bu orkestra bu paralar
bkp usanmadan 156
her hafta alar, dinlemeye gelenler orta yal insanlardr, nereden geldikleri ya da zekalarn nerede yitirdikleri
konusunda hibir fikrim yok. ama bu basit ve hayli uruplu paralar dinledikten sonra yeni, mthi ve derin
bir eyler dinlediklerinden yle emindirler ki, kolluklarndan frlayarak bakalarndan grdkleri gibi,
"BRAVO! BRAVO!" diye barrlar avazlar kt kadar, ef sahneye dnp reveranslar ektikten sonra
orkestra elemanlarna ayaa kalkmalarn syler, benim asl merak ettiim u; ef onlar bilerek mi kandryor,
yoksa o da m geri zekal?
efin almaktan holand, benim klasik mziin yuva snfna dahil edeceim paralarn bazlar;
Offenbach'n La Vie Parisienne'i. Ra-vel'in Bolero'su, Rossini'nin La Gazza ladra uvertr, aykovski'nin
Fndkkran Sit'i (eytan bizi korusun!), Bizet'nin Carmen'i, Cop-land'n Meksika Salon'u, de Falla'nn
-Keli apka Dans, Elgar'n Debdebe ve Tantana Mar, Gershwin'in Mavi Rapsodi'si (eytan bizi iki kez
korusun!); ve u anda aklma gelmeyen bir sr para daha...
bu szn ettiim kitle bu uruplu mzikle kar karya gelmeye grsn, zararsz bir ekilde delirirler.
ve ev dnnde yle bir sahne yaanr, adam 52 yanda, mobilya dkkan sahibi, kendini ok zeki
hissederek:
"yukarda allah var, bu adam mzii yutmu! mzii gerekten hissettiriyor insana!"
kadn:
"evet, her seferinde ruhumun ykseldiini hissediyorum! bu arada, evde mi yiyelim, darda m?"

117

LINDAKING'E
***
renkler ve zevkler tartlmaz elbette, ya da renksizlik ve zevksizlik. Faulkner'n, beysbol malarnn, Bob
Hope'un, Henry Millerin, Shakespeare'in, Ibsen'in, Chekhov'un oyunlarnn popler olmalarn
anlayamyorum. Keza Tolstoy. Sava ve Bar benim iin Gogoi'un Palto' sundan sonra okuduum en byk
fiyasko. Bob Dylan bende ar tepki izlenimi brakrken Donovan'n tarzn zgn bulurum, anlamyorum,
boks, profesyonel futbol ve basketbol gl oyunlar, ilk He-mingway'ler iyiydi. Dos sk herifti. Sherwood
Anderson sonuna kadar.
157
ilk Saroyan'lar eyvallah, tenis ve opera, sizin olsun, yeni arabalar, canlar cehenneme, klotlu orap, hh.
yzk, saat, hh. ok ok erken Gorky. D.H Lawrence, evet. Celine, phesi?,, omlet, hh. kafas
bozulduunda Artaud. Ginsberg, bazen, gre -ne??? Jeffers, elbette, ve byle uzar gider bu i. kim hakl?
ben, tabii ki. evet, ben. phesiz.
***
ocukken Hava Gsterisi dedikleri gsterilere giderdik, uakla tehlikeli numaralar yapan pilotlar, parat
atlaylar ve uak yarlar vard, pilotlardan birinin numarasn hatrlyorum, mthiti; yere yakn bir
kancann ucuna bir mendil koyuyorlard, pilot Alman fokeri ile yere son derece yakn uup kanadna takl
kanca ile mendili yerden alyor, sonra da neredeyse yere srnerek ekseni etrafnda dnp havalanyordu,
olaanst hakimdi uana, hava uular en iyisiydi -ocuklar iin, belki dierleri iin de- ne kazalar,
uaklarn hepsi farkl biimlere sahipti, tuhaf tasarmlar, parlak renklere boyanm, ve aklrlard, haddi
hesab yoktu aklan uaklarn, ok heyecan vericiydi, arkadamn ad Frank'di. imdi yksek yarg.
"hey. Hank"
"evet, Frank?"
"beni izle."
tribnn altna girdik.
"buradan kadnlarn bacaklarn dikizleyebiliriz," dedi.
"ya?"
"evet, bak"
"tanrm"
tribn kadn doluydu, ilerini olduu gibi grebiliyordun.
"hey, una bak!"
"ff
Frank dolanmaya balad.
"pt! buraya gel"
118

LINDAKING'E
yanna gittim, "evet."
"bak, bak! yar grnyor!"
"nerede? nerede?"
"baktm yere baksana!"
158
orada ylece durup uzun uzun baktk.
sonra yukar kp gsterinin devamn seyrettik.
sra paratlerdeydi, yere izilmi bir daireye mmkn olduunca yakn inmeye alyorlard, pek baarl
olduklar sylenemezdi, sonra biri atlad, parat tam almad, yan ak paratn iine hava dolduu iin
paratsz birinin decei kadar hzl da dmyordu, izleyebiliyordunuz, bacaklarn sallyor, kollarn
iplerden kurtarmaya, parat zmeye alyordu, bouna debeleniyordu ama.
"kimse ona yardm edemez mi? diye sordum.
Frank cevap vermedi, fotoraf makinesi ile fotoraf ekiyordu, bir sr insan fotoraf ekiyordu, film
kameras ile filme ekenler bile vard.
adam yere yaklayor, hl ipleri zmeye abalyordu, sonra yere arpt, arpmas ile havaya sramas bir
oldu. parat stn rtt, kalan atlaylar iptal ettiler. Hava Gsterisi bitmek zereydi.
unutulacak trden bir ey deildi grdklerimiz, uak kazalar, parat ve yark.
bisikletlerimizi eve pedallarken yol boyunca onlar konutuk.
hayat hayli ilgin bir ey olacakm gibi gelmiti bize.
159
SLK ZERNE NOTLAR
slk; denizde ya da tatl suda yaayan, kan emici, halkal solucan, yapkan, srnak (kimse)
slk bir bakma bizden ok stn bir varlktr; bizi nerede ve nasl bulacan bilir -genellikle banyoda ya da
cinsel ilikinin ortasnda ya da uykuda, sizi byk aptesinizin ortasnda yakalamakta da pek ustadr, ayet
kapdaysa, "bir dakika, allan kahretsin, bir dakika!" diye ba-rabilirsiniz, ama strap iinde bir insann sesi
onu yreklendirir sadece -kapy daha sert, daha heyecanla yumruklamaya balar, slk genellikle hem kapy
vurur hem de zili alar, nasl amazsnz kapy? gittii zaman -nihayet- bir hafta boyunca kendinize
gelemezsiniz, slk ruhunuza iemekle kalmaz, sar suyunu byk bir maharetle tuvaletinizin oturana da
brakr, fark edilmeyecek kadar; ancak stne oturunca fark edersiniz, ama artk ok getir.
sizden farkl olarak bol bol gevezelik edecek vakti vardr sln, stelik btn fikirleri sizinkilere terstir,
ama o bunu asla bilmez nk hi susmaz, araya iki kelime sktrp ona katlmadnz sylemeye
kalksanz bile sizi duymaz, sizin araya giriiniz onun iin bir boluk andr, konumasna kald yerden
devam eder. o konuurken siz de 160
119

LINDAKING'E
onun pis smn ruhunuza silmeyi nasl bu kadar iyi baardn dnrsnz, slk sizin uyku
saatlerinizi de ok iyi bilir, siz derin uykudayken telefon eder ve ilk sorusu, "seni uyandrdm m?" olur. ya da
evinize gelir, perdelerin rtl olduunu grd halde orgazm artran bir coku ile kapy yumruklar,
parman zile basp tutar, cevap vermezseniz, "ierde olduunu biliyorum!" diye barr, "araban grdm."
bu ykc insanlar dnce mekanizmasnn nasl altndan habersiz de olsalar onlardan holanmadnz
sezerler, ama bu onlar kamlar, ayrca ne tr bir insan olduunuzun da farkndadrlar -incitmekle incinmek
arasnda hep ikinciyi seen birisiniz, slk insanln iyi yanlar ile beslenir; iyi insann kokusunu alr.
sln kendi kefi sand baz standart ve kabz fikirleri vardr, en ok sevdiklerinden bir iki rnek:
"hibir ey BTNYLE kt olamaz, btn polisler ktdr diyorsun, ama deildir, iyi polislere de
rastladm ben. iyi polis de var."
frsat bulup ona bir insann polis niformasn zerine geirdii andan itibaren mevcut dzenin maal bekisi
olduunu anlatamazsn, polisin ii deiimi engellemektir, gidiattan honutsanz btn polisler iyidir,
deilseniz ktdr, btnyle kt diye bir ey vardr, ama slk bu kulaktan dolma ev retimi felsefe ile
doludur, bunlardan vazgemez, slk insana dnce zrl biri olarak yapr -acmaszca, kesin ve sonsuza
dek.
"olup bitenlerden habersiziz, gerek yantlarn bize ulamas mmkn deil, liderlerimize gvenmekten baka
aremiz yok."
bu o denli aptalca ki yorum yapmayacam, sln samalklarn sralamaktan da vazgeiyorum hatta,
sinirlerim bozuluyor.
devam edelim, sln isminizi ve adresinizi bilmesi de gerkli deildir, slk her yerdedir, kokumu, zehirli,
lmcl n stnze yanstmaya her an her yerde hazrdr, at yarlarnda ansl olduum bir dnem
hatrlyorum, altma yeni bir araba ekmi Del Mar civarnda geziniyordum, her gece yarlardan sonra farkl
bir motel seiyor, sonra sahilde yemek yiyebileceim iyi bir yer aryordum, yemekleri lezzetli ve tenha bir
yer. bu bir eliki aslnda, yani yemekleri lezzetli restoran kalabalk olur. ama btn genellemelerde olduu
gibi bunun da istisnalar vardr, insanlar bazen yemeklerin pten farksz olduu yer161
lere rabet ederler, neyse, her gece yemekleri lezzetli ve ldrtan kalabalktan uzak bir yer bulmak kutsal bir
aray olmutu benim iin. byle bir yer bulmak uzun zaman alabiliyordu, bir gece yerimi bulmak bir buuk
saatimi ald. arabay park edip ieri girdim. New York usul biftek, patates tava filan syledim, yemei
beklerken kahve iiyordum, bombotu mekan; harikulade bir geceydi. New York usul bifteim geldi ve o
anda kap ald, evet, slk gelmiti, doru tahmin ettiniz, tezgahta otuz iki tabure vard, slk yanmdaki
tabureye oturmak ZORUNDA hissetti kendini, reini yerken bir yandan da garson kzla sohbete balad,
balk gibi dmdz bir herifti, syledikleri barsaklarma bak gibi saplanyordu, zrvalyor, ruhunun pis
kokusunu her yere bulatryordu, ancak yemeimi yiyebileceim kadar bir dirsek pay brakmt bana. bu
dirsek payn ayarlamakta da ok ustadr slk. New York usul bifteimi abucak mideme indirip kendimi
dar attm, o gece yle sarho oldum ki ertesi gn ilk kouyu kardm.
altnz, i yaptnz mekanlarda da mutlaka bir slk vardr, ben slk yemiyim, bir keresinde altm
yerde on be yldan beri kimse ile konumam biri alyordu, daha ikinci gnmde benimle otuz be dakika
konutu, kendinden gemiti, daldan dala atlyordu orospu ocuu, onun da bir tad olabilir ama syledikleri
mizahtan yoksun kokumuluklardan ibaretti, onu iyi alt iin tutuyorlard orada, "iyi bir yvmiyenin
hakk emekle verilir." her ite en az bir slk vardr ve beni hemen bulur, altm her ite u cmleyi sk sk
120

LINDAKING'E
duymuumdur: "buradaki kaklarn hepsi sana baylyor." yreklendirici deil byle bir ey duymak.
ama hepimizin belki de farknda olmadan birilerine slklk yapm olmamz olasln da gzard
etmemekte yarar var. berbat bir dnce ama byk olaslkla dorudur, hem sle kar dayankllmz da
artrabilir, yzde yz insan yoktur aslnda, hepimizin, bakalarnn farknda olup bizim farknda olmadmz
deli ve irkin bir yan vardr, yoksa bu iftlie nasl katlanabilirdik?
yine de sle kar nlem alan insana sayg duymal, slk kesin tavr karsnda rker, bakasna musallat
olur. hayat dolu, entelektel bir air tanyorum, n kapsna byk harfler ve mkemmel bir elyaz-s ile yle
yazmt:
ilgilenenlere: beni grmek istiyorsanz ltfen telefon edip randevu
162
aln. davetsiz gelenleri kabul edemeyeceim, iimi yapabilmek iin zamana ihtiyacm var. iimi katletmenize
izin veremem, beni hayatta tutan eyleri yapabilirsem, rahat ve skntsz bir ortamda karlatmzda size
kar daha nazik olacam ltfen bilin.
bu yazya hayranlk duyuyorum, zppelik ya da insann kendini abartmas olarak alglamyorum, doal
haklarna sahip kan cesaret ve mizah dolu bir adam sz konusu, ilk kez tesadfen grdm bu yazy, bir sre
bakp adamn yazdaki sesini duyduktan sonra arabama binip uzaklatm, anlamaya baladmz an her eyin
balad andr ve bazlarmz artk anlamaya balasa ok iyi olacak. Love-in'lere, o toplu sevgi ayinlerine
itirazm yok mesela, yeter ki beni katlmaya zorlamayn, sevgiye bile kar deilim, ama biz slklerden sz
ediyorduk, deil mi?
slk iin kolay lokma olmama ramen bir keresinde ben de tavr koydum, o sralar on iki saatlik gece
vardiyasnda alyordum. Tanr beni affetsin, ve tanr tanry afetsin, her neyse bu ok slms slk her
sabah saat dokuzda bana telefon etmekten kendini alamyordu, sabahlan yedi buukda eve gelip iki bira
itikten sonra ancak uyuyabiliyordum. Zamanlamas mkemmeldi, her seferinde o allagelmi aptal oyununu
oynard, beni uyandrm olmann bilincinde sesimi duymak onu mest ederdi, ksrr, tksrr, boazn
temizleyip kem kmlerdi, "bak," dedim sonunda, "ne bok yemeye beni saat dokuzda uyandryorsun? sabaha
kadar altm biliyorsun, on iki saat alyorum! neden beni saat dokuzda aryorsun allahn cezas?"
"belki at yarlarna gidersin diye dndm, seni hipodroma gitmeden nce yakalamak istedim."
"dinle," dedim, "ilk kou 13:45'de, ayrca gecede on iki saat alrken nasl hipodroma gidebilirim? bu kadar
eye nasl zaman bulacam? uyumam, smam, ykanmam, beslenmem, dzmem, ayakkablarma back
filan satn almam gerekiyor, gerek kavramn yok mu senin? iten geldiimde en son lanet damlama kadar
tketilmi olduumu anlayamyor musun? geriye bir ey kalmyor, anlaana! hipodroma gidemiyorum, km
kayacak gcm yok. neden beni sabahn lanet dokuzunda aryorsun?"
fray yiyince sesi kslmt -"hipodroma gitmeden nce seni yakalamak istedim."
163
yarar yoktu, telefonu kapattm, gidip karton bir kutu aldm, telefonu iine sokup stn paavra ile
doldurdum, her sabah iten geldiimde bunu yapyor, kalktmda telefonu kutudan karyordum, slk
lmt, bir gn dayanamayp beni grmeye geldi.
"neden artk telefonlarma cevap vermiyorsun?"
121

LINDAKING'E
"telefonu bir kutuya koyup stne paavra dolduruyorum."
"sembolik olarak beni de o kutuya koyduunun farknda deil misin?"
ona bakp sakin ve yumuak bir sesle, "bak bu doru," dedim.
bir daha eskisi gibi olmadk, benden yal, hayat dolu ve sanat olmayan (kr) bir arkadamla
konuuyordum, "McClintock beni gnde kez aryor, seni aramyor mu?" diye sordu.
"artk aramyor."
McClintock'lar herkesin alay konusudur ama onlar bunun asla farknda olmazlar, bir McClintock hemen fark
edilir, her McClintock yannda kk bir telefon defteri tar, telefonunuz varsa ayet ok dikkatli olun. slk
size ehir ii arayacan syleyip (yalan) telefonunuzdan bitmek bilmeyen zehirli hikayelerinden birini
bezgin dinleyicisinin kulana dkecektir mutlakta, bu McClintock tipi slk telefonda saatlerce konuabilir,
dinlememeye alsanz da elinizde olmadan kulak misafiri olur, hattn br strap ucundaki kiiye gler,
biraz da acrsnz.
belki bir gn dnya dzeni yle deiir ki, iyi ve drst bir yaantnn sonucunda slk slklkten kar,
slkln olmamas gereken eyler yznden olutuuna dair bir varsaym var. kt hkmet, kt hava,
berbat seks, bir kolu tahta anne, parlak yastklara gmlp oturan baba, vesaire, topik toplum gerekleir mi
gereklemez mi, bilemiyoruz. Ama hl insanln bozuk taraflar ile uramamz gerekiyor -alar, siyah
beyaz ve kzl, uyuyan bombalar, love-in'ler, hipiler, yeterince hipi olmayanlar, Johnson, Albequerque'nin
hamam bcekleri, kt bira, bel soukluu, dlek editrler, bunlar unlar bunlar unlar, ve slk, slk hl
yayor, ben bugn varm, yarn deil, benim topyam BUGN daha az slk diyor, sizin hikayenizi de
dinlemeyi ok isterdim, eminim herkesin katlanmak zorunda kald bir-iki McClin-lock tipi sl vardr,
sizin McClintock hikayeniz de beni gldrrd herhalde. Tanrm, imdi aklma geldi!!!!! BR
McCLINTOCK'UN
164
GLDN H GRMEDM!!!!!
u ie bak.
tandnz slklerden birini dnn ve kendinize onu glerken grp grmediinizi sorun, hi grdnz
m gldklerini?
tanrm, aslna bakarsanz tek bama olduum zamanlar dnda ben de pek glmem, kendimi mi yazyorum
yoksa? slklerin slkledii bir slk, dnn bir, kvrlp kaynaan, 69 durumlarnda bir slk kolonisi. 69
mu? hadi bir Chesterfield yakp her eyi unutalm, sabaha grrz, paavra dolu bir kutuya tklm ve
kobra memeleri okar-ken.
selam, seni uyandrmadm, deil mi?
hay allah, dnemedim.
KT TRP
LSD ile renkli televizyonun tketime aa be yukar ayn zamanda girdii dikkatinizi ekti mi? birden
patlayc bir renk cmb ile kar karyayz ve ne yapyoruz? birini yasaklyor, brnn iine ediyoruz,
122

LINDAKING'E
televizyon imdiki ellerde yararsz, bunda tartlacak fazla bir ey yok. ve geenlerde yaplan bir basknda
LSD yapmcsnn narkotik ajanlardan birinin yzne bir kavanoz dolusu asit frlattn duydum, bu da yazk.
LSD, dmt ve stp'yi yasaklamak iin baz salam nedenler var geri -insan daimi olarak delirtebiliyorlar- ama
eker pancar toplamak ya da General Motor iin somun skmak ya da bulak ykamak ya da yerel
niversitelerden birinde nglizce I dersi vermek de insan daimi olarak delirtebilir, insan delirtebilecek
hereyi yasaklamaya kalksak toplumun yaps altst olurdu -evlilik, sava, otobs servisi, mezbahalar, arclk,
cerrahi, aklnza ne gelirse, herey insan delirtebilir nk toplum rk tahtadan bacaklar stne oturtulmu,
temeli ykp batan yapmazsak, akl hastaneleri tka basa dolu olacak, ve sevgili valimizin akl hastanelerine
ayrlan bteye att makaslan ben dolayl olarak toplum tarafndan delirtilenlerin toplum tarafndan
desteklenmeyi ve tedavi edilmeyi haketmedikleri eklinde alglyorum, zellikle de enflasyonu yksek, vergisi
bol bir ada, bu para daha iyi
166
yollar ina etmekte ve evlerimizi yakmalarnn nne gemek iin hafife zencilerin stne serpmekte
kullanlyor, benim dahiyane bir fikrim var: neden akl hastalarn kuruna dizmiyoruz? paradan ne kadar
tasarruf edeceimizi bir dnn? bir delinin bile yemek yemeye ve barnmaya ihtiyac var, stelik irentir
orospu ocuklar -barp arrlar, boklarn duvarlara srerler, bize kararlar verecek bir doktorlar kurulu ve
doktorlar bo zamanlarnda megul edecek ta gibi iki hemire gerek (kadn ya da erkek).
pekala, LSD'ye dnelim, keif ieren her tr glk -resim yapmak, iir yazmak, banka soymak, diktatrlk
filan- insan tehlike ile mucizenin Siyam ikizleri gibi yapk olduu bir yere gtrr, rahat bir yaam tarz
deildir bu, ama srd mddete hayli ilgintir, baka bir adamn kars ile yatmak gzeldir ama bir gn
yakalanacann da bilincinde olacaksn, hem bu zevki artrr, gnahlarmz, onlarsz yapamadmz anlalan
kendi cehennemlerimizi yaratabilmemiz iin cennette biilirler, herhangi bir dalda yeterince sivrildiin anda
dman kazanrsn, ampiyonlar klarn her zaman kollamak zorundadrlar; halk onlarn k st kendi bok
ukurlarna dtklerini grmeye can atar. salaklarn suikaste kurban gittikleri grlmemitir; bir lider posta
siparii ile edinilmi bir tfekle ldrlebilir (bize anlatlan masal yle en azndan) ya da Ketchum gibi bir
kasabada kendi silah ile. ya da Berlin'in barsaklar patlarken tarihlerinin son sayfasnda Adolph ve fahiesi
gibi.
LSD insan bombardmana da tutar nk sadk sevkiyat memuruna gre bir alan deildir, tamam, kt asit
kt fahie gibidir, insan bitirir, kvet cini ve kaak viski gnlerini de yaad bu dnya, yasalar zehirli
karaborsalarda kendi hastalklarn yaratr, ama, temel olarak, kt triplerin ou bizatihi toplumun eitip
zehirledii bireyin eseridir, kira, vardiya, araba taksiti, ocuklarn eitimi, kz arkadaa smarlanacak 12
dolarlk yemek, komunun fikri, bayraa sayg duruu gibi endieler tayorsa bir LSD tableti onu
muhtemelen delirtecektir, nk bir anlamda zaten delirmitir, iyi bir trip henz kafese girmemi, toplumu
gdmleyen byk Korku ile dzlmemi bir birey gerektirir, maalesef, insanlarn ou temel ve zgr
bireyler olarak kendi deerlerini abartrlar, otuz yan gekin kimseye gvenme felsefesi de hipi kuann bir
hatasdr, oumuz yedi, hadi bilemedin sekiz yana bas167
tmzda kafeslenip eitilmiizdir zaten, genlerin ou zgr GRNR ama bu tamamen beden kimyas
ve enerji ile ilgilidir, ruhani yan yoktur, en tuhaf yerlerde ve HER yata zgr insanlar tamdm ben hayatmda
-kapc, araba hrsz, araba ykaycs vb, birka da kadn -daha ok hemire ve garson, ve HER yata, zgr
ruh ender rastlanan bir eydir, ama grdnzde bilirsiniz -nk onlara yakn ya da onlarla birlikte iken
kendinizi iyi, ok iyi hissedersiniz.
bir LSD tripi hibir kuraln kapsamad eyler gsterir insana, test kitaplarnda olmayan, belediye
encmenine ikayet edemeyeceiniz eyler, esrar mevcut dnyay daha katlanlabilir klar sadece; LSD ise
123

LINDAKING'E
kendi iinde bir toplumdur zaten, toplumla uyum iindeyseniz LSDyi "sanr verici madde" olarak
snflandrrsnz muhtemelen, ki meseleyi rafa kaldrp kurtulmann kolay bir yoludur, ama sanrnn tanm
hangi kutuptan hareket ettiinize bal olarak deiir, yaanan herey yaand anda gerektir -bu bir film, bir
d, cinsel iliki, cinayet, ldrlmek ya da dondurma yemek olabilir, ama daha sonra stne yalanlar
bindirilir; olan, olmutur, sanr bir szlk szc, toplumsal koltuk deneidir, lmekte olan bir insan iin
lm ok gerektir, ama dierleri iin talihsizlik ya da bir an nce kurtulunmas gereken bir durumdur, dnya
BTN paralarn btne uyduunu idrak ettii zaman bir ansmz olabilir, insann grd her ey
gerektir, bir d g tarafndan getirilmemitir oraya, o domadan nce de ordadr. onu imdi grd iin;
toplumun eitimsel ve ruhani gleri ona kefetmenin asla bitmediini syleyecek kadar bilge olmad iin;
bize kendi a, b, elerimizle kk bok kutularmza hapsolmamz gerektiini telkin etmeleri sonucunda akln
kard iin bireyi sulamayn. LSD deildir kt tripinizin nedeni -annenizdir, Babakannzdr, komunun
kk kzdr, elleri kirli dondurmacdr, zorla grdnz cebir ya de spanyolca dersidir, 1926 ylnda
kokladnz iren heladr, size uzun burunlarn irkin olduu retilmiken grdnz ok uzun burunlu
bir adamdr; mshildir, Abraham Lincoln Tugay'dr, Franklin D. Roos-velt'in yzdr, bir fabrikada on yl
altktan sonra be dakika ge kaldn iin kovulmaktr, sana altnc snfta tarih reten o yal bok
uvaldr, kpeinin arabann altnda kalmas ve kimsenin sana yolu doru drst tarif edememesidir, otuz
sayfa uzunluunda ve kilometre yksekliinde bir listedir bu.
168
kt trip mi? bu lkenin lamam, bu dnyann tamam kt triple dostlar, ama bir tablet yuttuu iin
lutuklarlar adam.
ben hl bira taklyorum, nk 47 yandaym ve bana sapladklar kancalarn haddi hesab yok. btn
alardan kamay baardm sanacak kadar budala da deilim. Jeffers aa be yukar, tuzaklara dikkat,
dostlar, sayca okturlar, rivayete gre Tanr bile dnyaya indiinde o tuzaklardan birine yakalanm,
dediinde ok iyi sylemi bence, artk onun Tanr olduundan ok da emin deiliz elbette; her kimdiyse,
apkasndan ok tavan kard, ama ok da fazla konutu, herkes ok fazla konuabilir. Leary bile. ben bile.
souk bir cumartesi gn, gne batmak zere, ne yaplr bir gece ile? Liza olsaydm sam tarardm, ama
Liza deilim, bir National Geographic var nmde, sayfalan gerekten bir eyler oluyormuasna parlyor,
olmuyor, tabii ki. binann btn sakinleri sarho, sonu bekleyen bir sarholar kovan, kadnlar geiyor
penceremin nnden, ".iktir" gibi mfik bir szck kyor, hayr tslyor azmdan, sonra da kad
daktilodan karyorum, artk sizin.
169
HR HAYVANAT BAHES
Boktan iimi, odam, (belki de) aklm yitirmeme neden olan bir alkol deliliinden kmtm. Parkta
geirmitim geceyi. Gnna kar kusup be dakika kadar bekledikten sonra cebimdeki arap iesinin
dibinde kalan diktim. Gayesizce yrmeye baladm. Yrrken olaylarn anlamn kavramaya baladm
hisseder gibi oldum. Yanlyor-dum tabii ki. Parkta uyumak iyi gelmiyordu insana.
Bir sre yrdm. Bir yandan da alktan lmenin ne kadar ilgin olacan dnyordum. Yatp lm
bekleyecein bir yere ihtiya vard sadece. Topluma kar kin beslemiyordum. Onlardan biri olmadm
gereini oktan kabullenmitim.
Kent dnda buldum kendimi. Evler giderek seyreliyordu. Tarlalardan, kk iftliklerin nnden getim.
Scakt hava, ceketimi karp koluma aldm. Alk o kadar nemli deildi, ama hasta hissediyordum kendimi.
Susamtm. Sudan eser yoktu. Yzm geceki dmden kanl, sam dankt. Susuzluktan lmek kolay
124

LINDAKING'E
lm listeme girmez; bir bardak su istemeye karar verdim. lk evi atladm. Souk bir grnm vard. Daha
ilerde, katl, bahesi geni ve aal bir evde karar kldm. Kapya yaklatmda burnuma kesif i et ve
sidik kokusu geldi. Garip sesler de duydum. Yine de beni eken bir ey vard o ev170
de. Zili aldm.
Otuz yalarnda bir kadn at kapy. Uzun kzl salar beline kadar iniyordu. Kahverengi gzleriyle bana
bakt. Gzel kadnd. stnde dar bir kot, ak pembe gmlek, ayanda izme vard. Korkusuz bakyordu
gzleri, kaygsz.
"Evet?" dedi nerdeyse glmseyerek.
"Susadm," dedim, "bir bardak su verebilir misin?"
"eri gir," dedi. Peinden salona girdim.
Eski bir iskemleye ilitim. Su getirmek iin mutfaa gitmiti. ylece oturmu beklerken bir eyin koridordan
salona doru kotuunu duydum. Tam nmde bir daire izdi, sonra durup bana bakt. Bir orangutand.
Birden sevinle hoplayp zplamaya balad. Kucama srad, yzn yzme dayad. Bir an iin gzlerini
gzlerime dikti, sonra yzn geri ekti. Ceketimi kapt gibi yere atlad, tuhaf sesler kararak koridorda
koarak gzden kayboldu.
Kadn mutfaktan dnd, suyu verdi.
"Adm Carol," dedi.
"Gordon," dedim. "Ama artk nemi yok."
"Neden?"
"Tkendim, bittim. Anlyor musun?"
"Alkol mu?"
"Alkol," dedim. "Ve onlar." Elimi duvarlarn tesini ima eden bir ekilde salladm.
"Benim de onlarla bam ho deil. Yalnzlk ekiyorum."
"Bu koca evde bir bana m yayorsun?"
"Denemez."
"Ha, evet! O koca maymun ceketimi ald."
"Ad Bilbo. Kan teki. ok ekerdir."
"Bu akam ceketime ihtiyacm olacak. Geceleri serin oluyor."
"Bu gece burada kal, dinlenmeye ihtiyacn var."
125

LINDAKING'E
"Dinlenirsem oyuna devam etmek isteyebilirim."
"Etmelisin bence. Asn tutturursan fena oyun deildir."
"Sanmyorum. Hem bana neden yardm etmek isteyesin?"
"Bilbo gibi ben de biraz kam. Enazndan onlar yle dnyor. ay akl hastanesinde yattm."
"Atma," dedim.
171
"Atmyorum," dedi. "lk iim sana gzel bir orba piirmek olacak."
"Saol."
"Belediye beni bu evden karmaya alyor, mahkeme atlar. Al-iahtan babam para brakt, savayorum.
Hr Hayvanat Bahesi'nin Deli Carol'u derler bana."
"Gazeteleri pek takip etmem. Hr Hayvanat Bahesi mi dedin?"
"Evet. Hayvanlara am. Sorunum insanlarla. Hayvanlarla gerekten btnleebiliyorum. Bilemiyorum,
gerekten aklm karm olabilirim."
"Bence ok hosun."
"Sahi mi?"
"Sahi."
"nsanlar benden korkarlar. Senin korkmadna sevindim."
Kahverengi gzleri giderek byyor, konutuka berraklayorlar-d.
"Afedersin, tuvalete gitmem gerek," dedim.
"Koridorun sonunda soldan ilk kap."
"Tamam."
Koridorun sonunda sola dndm. Kap akt. Kalakaldm. Du perdesinin stne bir papaan tnemiti,
yerdeki kilimin stnde de boylu poslu bir kaplan yatyordu. Papaan oral olmad. Kaplan skntl ve ilgisiz
bakt bana. Sratle salona dndm.
"Carol! Tanr akna, banyoda bir kaplan var."
"Miskin Joe. Zararszdr."
"Bir kaplan bana bakarken iimi nasl grebilirim?"
"Gerzek sen de. Benimle gel."
126

LINDAKING'E
Peinden gittim. Banyoya girip kaplana, "Miskin, dar," dedi. "Beyfendi senin yannda samazm. Onu
yiyeceinden korkuyor."
Kaplan kln bile kprdatmad.
"Miskin! Bir daha sylemeyeceim. e kadar sayyorum. Yr. Bir...iki......"
Tnmad Miskin Joe.
"Pekala, sen kandn!"
Carol kulandan tuttuu gibi ayaa kaldrd canavar. Tkrp hrlad kedi. On dilerini ve dilini grdm.
Carol son derece rahatt. Kaplan dar kard ve "Hadi, doru odana!" diye bard. 172
Kaplan koridorun sonuna kadar yrd, bir yarm daire izdikten sonra yere uzand.
"Miskin! Odana dedim!"
Kaplan ylece bakt.
"yice aztt hergele. Sert nlemler almam gerekiyor, ama yapamyorum. Am ona."
"Ak msn?"
"Tabii. Hayvanlarmn hepsine am. Baksana, papaan ne yapalm? Papaana katlanabilir misin?"
"Sanyorum."
"Hadi yleyse. Kolay gelsin."
Kapy kapatt. Papaan gzlerini bana dikti, sonra da, "Hadi yleyse, kolay gelsin," dedi. Sonra o st.
Kvetin iine.
O gece biraz daha konutuk. Mideme iki n yemek indirmitim bu arada. Dte miydim, lm muydum,
yoksa ldrm hayal m gryordum?
Her trden hayvan vard Carol'n. Hepsi de evcilletirilmiti. Hr Hayvanat Bahesi.
Sma ve egzersiz saatleri vard. Carol beli gruplar halinde karyordu onlar baheye. Tilki, kurt, maymun,
kaplan, panter, ylan -hayvanat bahesine gitmiliiniz vardr mutlaka. in tuhaf taraf hayvanlarn birbirleri
ile dalamamalaryd. Karnlarnn tok olmas ie yaryordu tabii ki. (Erzak faturas korkuntu. Babalk ykl
bir mebla brakm olmalyd) Carol'n sevgisi onlar tatl, sabit bir pasiflie sokmutu. Hayvanlar honuttular
anlayacanz.
"Bak unlara Gordon. Ama gerekten bak. nsan bunlar nasl sevmez. Yrylerine bak. Her biri ne kadar
farkl, ne kadar gerek. nsanlar gibi deiller. Kendi benliklerinde tatmin olmular. Kaybolmamlar. Asla
irkin deiller. Doduklar gn olduklar gibiler."
"Anlyorum."

127

LINDAKING'E
O gece beni uyku tutmad. Elbiselerimi giyip yaln ayak salona yrdm. Grnmeden ieri bakabiliyordum.
Donakaldm.
Carol sehpann stne rlplak uzanm, vcudunun alt ksm aa sarkmt. Teninin beyazl
rperticiydi. Hi gne grmemiti sanki. Dolgun gsleri ykselme eylemini artran birer zgrlik
abidesiydiler. Gs ular ou kadnda olduu gibi koyu renk deil,
173
pembe-krmzyd, alev renginde, ama daha pembe, neon. Tanrm, neon memeli kadn! Ayn renkteki
dudaklar ryadaymasna aralanm, ba yana kaym, salar kvrmlar halinde halya dklmt. Teni
yalanm gibiydi. Diz, dirsek gibi hibir u nokta yoktu sanki, ya dzgnl. Da bakan tek ey gs
ularyd ve vcuduna cinsini kestiremediim bir ylan dolanmt. Ylan atall dilini kard, kesintisiz,
akkan bir hareketle ban Carol'n bann iki yanna yavaa indirip kaldrd. Sonra dorularak Carol'n
burnuna, azna, gzlerine bakt. iyordu yzn.
Odama dndm. Ne ansl ylan, diye geirdim iimden. Byle kadn grmemitim. Zor uyudum o gece.
Kahvaltda Carol'a, "Hayvanlarna gerekten aksn galiba," dedim.
"Evet," dedi, "her birine."
Fazla konumadan kahvaltmz ettik. Carol daha da gzel grnyordu. Prl prld. Salar canlyd sanki.
Her hareket ettiinde saa sola dalgalanyor, pencereden giren gne nn altnda nefis renkler
yanstyordu.
Gzleri iriydi. Korkusuz, phesiz, berrak, inanlmaz gzler. Her eyi emiyor, her eyi dar yanstyordu.
nsan ile hayvan karm bir kadnd.
"O maymundan ceketimi alabilirsen yola koyulacam," dedim.
"Gitmeni istemiyorum."
"Beni hayvanat bahene mi katmak istiyorsun?"
"Evet."
"Ben insanm ama."
"Evet, ama bozulmamsn. Onlardan farklsn. inde hl yzen bir eyler var. Onlar kaybolmu, sertlemi.
Sen de kaybolmusun ama sertlememisin. Bulunmaya ihtiyacn var."
"Dier hayvanlarn gibi sevilmek iin fazla yal deil miyim sence?"
"Bilmem... holandm senden. Kal. Seni buluruz belki."
O gece yine uyku tutmad. Salona gidip ieri baktm. Carol bu kez odann ortasndaki siyah ceviz masann
stne uzanmt. Bacaklar akt, ayak parmaklan yere deiyordu. Bir an iin elini ap arasnda gezdirdi,
sonra ekti. Pempe bir kan dalgas yayld vcuduna. Pembe-174

128

LINDAKING'E
lik en son enesinin allnda durdu ve kayboldu. Bacaklarnn arasnda dudaklarnn hafife aralandn fark
etlim.
Kaplan masann etrafnda ar admlarla dolanyordu. Sonra kuyruunu sallayarak hzlanmaya balad. Carol
hafife inledi, kaplan o esnada Carol'n bacaklarnn nndeydi. Durdu, dikildi ve penelerini Carol'n bann
iki yanna yerletirdi. Kam sertleti; devasayd. Kamn Carol'un yarna vurarak girmeye alt. Carol
elini kaplann kamnn stne koyup ynlendirdi. Dayanlmaz ve ateli bir strap iindeydiler. Sonra
kamn ba girdi. Kaplan birden kalalarn kaldrd; kamn tamam girmiti imdi. Carol bir lk att.
Sonra ellerini kaplann ensesine koydu. Odamn yolunu tuttum. Koridoru geerken Carol'n haykrn
duydum.
Kahvalty hayvanlarla birlikte bahede yaptk. Gm renginde bir tilki ile bir akal geti yanmdan. Bir
kak patates salatas attm azma. Yeni bir hayata balyordum. Belediye Carol' bahenin etrafna yksek tel
kafesler rmeye zorlamt ama bahe hayvanlarn rahata gezinebilecekleri kadar geniti. Kahvaltdan sonra
Carol imlere uzanp ge bakt. Yeniden dirilmitim sanki. Gen bir adamdm sanki yine.
Carol bana bakt. "Buraya gel, yal kaplan."
"Kaplan m?"
"Evet, kaplanmn benim. ldnde izgilerinden tanyacaklar seni."
Yanna uzandm. Ban koluma yaslad. Yzne baktm. Dnya ve gkyz gzlerindeydi.
"Randolph Scott ile Humphrey Bogart karm bir eysin sen," dedi.
Gldm. "ok hosun," dedim.
Bakp durduk. Gzlerinin iine decekmiim duygusuna kaplyordum.
Parmaklarm dudaklarnda gezdirdim, ptk. Kendime ektim onu. br elimi sana daldrdm. Bir ak
pyd. Yine de sertlemitim. Ylan gibi dolanmt vcuduma. Bir tavus kuu geti yanmdan. "Tanrm,"
dedim. "Tanrm, tanrm..." Bir kez daha ptk. Sonra sylenmeye balad. "Ne yapyorsun bana, hergele, ne
yapyorsun bana..." Elimi tutup kolundan ieri soktu. Kllar nemliydi. Hafife ok175
sayp parmam gezdirdim. Deli gibi pt beni. "Hergele, hergele..." Geri ekildi birden.
"Fazla hzl gidiyoruz. Yava."
Dorulduk. Elimi tutup izgilerime bakt.
"te hayat izgin," dedi. "Daha yenisin dnyada, hayat izgine bak."
"Evet."
"Benimkine bak. Ben defalarca gelmiim dnyaya."
aka etmiyordu, ona inandm. nanmamak imkanszd. Kaplan elli metre teden bize bakyordu.
nanabileceim tek eydi Carol. Salar rzgrda dalgalanyordu. Sarlp ptm. Yerde yuvarlandk.
129

LINDAKING'E
"Kaplan, allahn cezas, yava dedim sana."
Biraz daha sohbet ettik. Anlatt. "Sana nasl anlatacam bilmiyorum, ama sk grdm bir rya var. Dnya
yorgun, sonu yakn. nsanlar talamlar. Kendilerinden usanmlar. lm dualarnn kabul edilmesini
bekliyorlar. Dnyann mirass olacak yeni bir canl planlyorum. Belki baka yerlerde baka insanlar da
byle bir canl planlyorlar. Bunlar birbirlerini bulup oalyorlar. Bu canllar insanlardan daha stn olmal
ama. nsan dahil tm canllarn en stn yanlarna sahip olmal. Dnyadan arta kalacak son hayat paracnn
iinde yaa-yabilmeli... ryalarm... ryalarm... deli miyim sence?"
Gld bana bakarak. "Deli Carol muyum sence?"
"Bilemiyorum," dedim. "Bilmeme imkan yok."
O gece yine uyku tutmad. Salona gittim. Boncuk perdenin arkasndan ieri baktm. Carol kanepeye
uzanmt, yalnzd. Kk bir abajur yanyordu yannda. plakt, uykuda gibiydi. Boncuklan aralayp ieri
girdim, karsndaki koltua oturdum. Abajurun vcudunun st ksmn aydnlatyordu, alt ksm
glgeliydi.
Soyunup yanna gittim. Kanepenin kenarna oturup onu seyrettim. Gzlerini at. Beni grnce armad.
Ama gzlerinin kahverengesi ak ve derin de olsa, vurgusuz, anlamsz bakyordu; sanki ben adyla ve
tavryla tand biri deilmiim, kendi dmda bir gmm gibi. Yine de kabullenme vard o gzlerde.
Abajurun nn altnda salar prl prld -kahverengi-kzl parltlar sayordu. Ate gibiydi salar, bir
ateti Carol. in iin yanyordu. Eilip kulann arkasndan ptm. Derin bir soluk ald. Sonra
176
aa doru pmeye baladm. Kanepenin yanna diz kp gslerini yaladm, karnna indim, gbek
deliini ptm, tekrar gslere, sonra yine aa, kllarn balad blgeye, nce ptm sonra hafife
srdm, daha aaya indim, bacaklarn ptm. Kvranp, "ah...ah..." diye inledi. Sonra yangndaydm,
dudaklarnda, dilimi hafife dudaklarn etrafnda gezdirdim, sonra da ters ynde. Isrdm, dilimi iki kez
yarna sokup ektim, tuz tad geldi azma. Hafife bzrn yaladm. Bir kez daha "ah, ah..." diye inledi ve
iei ald. Bacaklarn havaya kaldrp boynuma doladnda yalayarak yukar doru ktm. Kammla
yarn zorlamaya baladm, kamm tutup beni yerletirdi. ine girdiimda azm azn buldu -ve iki
yerden kilitlendik- az slak ve serin, iei slak ve scak, frn gibiydi ii, kamm sonuna kadar sokup
tuttuumda stnde kvranp devam etmem iin yalvard.
"Orospu ocuu, orospu ocuu... kmlda! Hadi!"
O rpnrken kmldamadm ama, ayak parmaklarm kanepenin koluna bastrp iyice dayandm, vcudumu
hareket ettirmeden kamm iinde kez srattm. Kaslmalarla karlk verdi. Ayn eyi bir kez daha
tekrarladk, dayanamayacam hissedince kamm iinden kmadan ekebildiim kadar ekip yine soktum
-scaklk ve kayganlk- ve tuttum, oltaya taklm bir balk gibi rpnd. Defalarca tekrarladm ayn eyi. Bir
sre sonra trmanmaya baladk -iletiimlerin en mkemmeli- Her eyin tesine ykseldik, tarihin,
kendimizin, egonun, merhametin ve snamann, varoluun o doyumsuz cokusu kalmt bir tek.
Birlikte boaldk, kamm yumuamamt, kaldm iinde. Onu ptmde dudaklar yumuackt. Yarm saat
kadar sarlp yattk. nce o girdi banyoya. Sonra ben. Kaplan yoktu o gece. Baka bir kaplan parlamt o
gece, yal bir kaplan.

130

LINDAKING'E
likimiz srd, tinsel ve tensel. Ancak Carol'n hayvanlar ile iftlemeye devam ettiini itiraf etmeliyim.
Aylar rahat bir mutluluk iinde uup gitti. Sonra Carol'n hamile olduunu fark ettim. Bir bardak su istemek
iin kapsn almtm, nereye gelmitik.
Bir gn erzak almak iin kente indik. Evi hep yaptmz gibi kilit-lemitik. Tehlikeli ve vahi hayvanlarmz
sayesinde hrsz endiesi tamyorduk geri. Hayvanlarn ihtiyalar her gn yollanyordu ama arada srada
kendi ihtiyalarmz karlamak iin kente inmek zorun177
da kalyorduk. Herkes tanyordu Carol'. Her gittiimiz yerde ona bakyorlard. Bana da bakmaya
balamlard. Carol'n son oyuncaydm onlar iin.
nce sinemaya gittik. Film ktyd. ktmzda yamur iseliyordu. Carol kendine birka hamile elbisesi
ald, oradan da pazara gittik. Arabay ar ar sryordum. Keyfimiz yerindeydi. Tatmin olmu insanlardk.
Elimizdeki ile yetinebiliyorduk, onlara ve onlara ait hibir eye ihtiyacmz yoktu. Hakkmzda ne
dndkleri de bizi ilgilendirmiyordu. Nefretlerini hissediyorduk ama. Yabancydk onlarn gznde.
Hayvanlar tehlikeliydi ve bi/. hayvanlarla yayorduk. Onlarn yaam tarzna karydk. Giysilerimiz eskiydi.
Benim sam sakalma karmt. Sam elli yana gelmeme ramen hl kpkzld. Carol'n salar kna
kadar iniyordu. Srekli glecek bir eyler buluyorduk. ten glyorduk. Anlayamyorlard. Pazarda da
akalamtk. "Hey, Baba, tuzu yakala, atyorum tuzu. Yakala Baba. Seni moruk pezevenk seni."
Aramzdaki insanlarn balarnn stnden bir paket tuz frlatt. Yakaladm. Gltk. Elimdeki tuz paketine
baktm.
"Seni orospu! Beni damar sertliinden ldrmek mi niyetin? Hayr, kzm, hayr. Bize iyotlu tuz lazm. Yakala
tatlm, bebee de dikkat et, zavall pi ilerde yeterince hrpalanacak!"
Carol tuzu yakalayp deitirdi. Etrafmzdakilerin baklar yetiyordu. Kendimizi rezil ediyorduk.
Nefis bir gn geirmitik. Geri film kt kmt ama yine de ok elenmitik. Biz bir filmdik zaten.
Yamura bile sevinmitik. Arabann pencerelerini ap slandk. Eve yaklatmzda Carol inledi. inde bir
yer yrtlmasna inliyordu. Yz kire gibiydi.
"Carol, neyin var?" Kendime ektim. "Nedir, yavrum? Syle bana."
"Benim bir eyim yok. Yaptklarn hissedebiliyorum. Biliyorum, yaptlar. Tanrm. Orospu ocuklar.
Canavarlar. Yaptlar..."
"Ne yaptlar?"
"Katliam. Evde. Cesetler..."
"Bekle," dedim.
Kapnn nne geldiimde ilk grdm Bilbo oldu. Mermi sol akandan girmiti. Ba bir kan glnn
iindeydi. lmt. ldrlmt. Bir glmseme vard yznde. lm bilmiti ve lm baka
178
trl bir eydi, tuhaf, anlalmaz. Bu konuda benden daha bilgili olduu kesindi.
131

LINDAKING'E
Miskin'i en sevdii yerde haklamlard. Banyoda. Defelarca kurunlanmt, katiller rkm olmalydlar.
Kannn bir ksm phtla-mt. Gzleri kapayd ama az her an hrlamaya hazr bir ifadede donmu,
harikulade n dilen dar frlamt. ls bile canl bir insandan daha heybetliydi. Papaan kvetin
iindeydi. Tek mermi. Ba ve boynu gvdesinin altna kvrlm bir ekilde tek kanadnn stne yatmt.
br kanadn tyleri aralkt, haykrmak istemi ama haykrama-m gibi.
Odalar dolatm, tek canl komamlard. Ay, kuzgun, kirpi, tilki... hepsini ldrmlerdi. t kmyordu
evde. Hibir ey kprdamyordu. Elden bir ey gelmezdi. Ykl bir gmme ii vard elimde. Hayvanlar
zgrlklerinin bedelini demilerdi. Bizim iin de.
Salonu ve yatak odasn elimden geldiince temizledikten sonra Carol' ieri aldm. Biz sinemadayken gelmi
olmalydlar. Carol'a sarldm. Zangr zangr titriyor, ama alamyordu. Onu okayp yattrc szler
syledim. Arada srada yerinden frlayp haykryordu. ki saat sonra alamaya balad. Yattrmaya altm,
bir sre sonra uyudu. Yatana yatrp baheye ktm. Bahe geniti allahtan. Bir gecede hr bir hayvanat
bahesinden toplu hayvan mezarlna dnecekti.
ki gnm ald gmme iini bitirmem. Ben alrken Carol pikapta lm marlar ald. Yrekleri paralard.
Ben mezarlar kazp cesetleri gmdm, Carol isimleri yazd. Konumuyor, arap iiyorduk. nsanlar tel
rglerin arkasndan bizi seyrediyorlard. Yallar, genler, fotoraflar, gazeteciler. kinci gnn akam son
mezar da doldurdum. Carol krei elimden kapp tel rglere doru kotu. Fsldaarak geri ekildiler. Carol
krei frlatt. Krek telleri delip zerine gelebi-lirmi gibi eilip katlar.
"Mutlu musunuz? Sevinin katiller!" diye bard Carol.
Eve girdik. Elli be mezar vard bahede.
Birka hafta sonra Carol'a yeni bir hayvanat bahesi balatmay nerdim. Bir de beki tutardk.
"Hayr," dedi. "Ryalarm sklat. Zaman geldi sanrm. Kyamet. Tam zaman. Yetitik."
Soru sormadm. Yeterince ac ekmiti. Doum yaklanca Carol
179
evlenmemizi istedi. Evlilik umurunda deildi, akrabas olmad iin evin bana kalmasn istiyordu. Doum
esnasnda lmez ve kyamet gnnn geldiine dair kehaneti gereklemezse tabii.
"Ryalar bazen yanl kar, ama benimki henz aksamad," dedi.
Mezarlarn nnde sessiz bir tren oldu. ahit olarak sefilhaneden eski bir arkadam getirdim. Yoldan
geenler durup seyrettiler. Tren ksa srd. Arkadama biraz para. bir ie de arap verdim, trenden sonra
arabamla geri gtrdm. Yolda araba yumulurken "iirdin kz, deil mi?" diye sordu.
"Evet. yle oldu galiba."
"Bakalar da m vard yoksa?"
"Evet."
"Kadn milleti byledir. Emin olamazsn. Sefilhanedeki kerizlerin yans bu yzden orada."

132

LINDAKING'E
"Ben alkolden sanyordum."
"nce kadn, sonra alkol."
"Anlyorum."
"Kadn milleti bu, bilemezsin."
"Ben biliyordum!"
Pis pis bakt, arabadan indi.
Hastanede aada bekledim. Olanlar ne kadar tuhaft. Bir gn sefilhaneden kp bir evin kapsn almtm
ve gm. Ak, ac. Ak acy bastrmt ama. Hem henz bitmemiti de. Beysbol sonularna baktm, at
yarlarn okudum. Umursamadan. Carol'n ryas vard bir de: ona inanyordum ama ryasna deil. nsan
bir ryay ne kadar nemseyebilirdi? Bilemiyordum. Carol'n doktoru geldi, hemirelerden birine bir eyler
fsldad. Yanlarna gittim.
"Ee...Bay Jenings," dedi. "karnzn sal yerinde, bebek...erkek. Drt kilo be yz gram."
"Teekkr ederim, doktor."
Asansrle yukar kp caml blmeye gittim. Yzlerce bebek feryat ediyordu. Cam blmenin gerisinden
duyabiliyordum seslerini. Srp gidiyordu. u doum ii. Ve lm. Herkes srasn savyordu. Yalnz geliyor,
yalnz gidiyorduk. Ve oumuz yalnz, korkulu, yarm hayatlar yayorduk. Tarifsiz bir keder kaplad iimi.
lme mahkm bu hayatlar grmek. Bu yeni hayatklarn nefrete, skntya, nevroza, ap180
lalla, korkuya, cinayete, hilie dneceklerini bilmek -yaamda hi, lmde hi.
Hemireye adm syledim. eri girip bebeimi buldu. Bebei kollarnda tutarken glmsyordu. Sonsuz bir
balama gizliydi bu glmsemede. Baka trl olamazd. Bebee baktm. Tbbi bir imkanszlkt; ayyd,
yland ve insand. Geyikti, akald, vaakt ve insand. Gzleri bana bakt ve beni bildi; ben de onu bildim.
Dayanlr gibi deildi. nsan ve insan tesi, hayvan ve hayvan tesi. Bana bakt. Babas, babalarndan biri, bir
sr babann iinde biri... Hastaneye gne doldu ve bina sarslmaya balad. Bebeklerin lklar ykseldi,
nmden mor bir parlt geti. Hemireler lk att. Floresan lambalar zincirlerinden kopup bebeklerin
stne dtler. Hemire bebeimi kollarnda tutup glmserken San Francisco'nun stne ilk hidrojen
bombas dmt.
181
POPLER BR ADAM
iki kez st ste grip oldum, grip diyorum, grip, grip, ve birileri srekli kapm alyor, gelen gidenin arkas
kesilmiyordu ve her gelen bana sunabilecei zel bir ey olduu inanandayd ve kapnn zili susmak
bilmiyordu ve her seferinde ayn ey yaanyordu:
"BR DAKKA! BR DAKKA!"

133

LINDAKING'E
pantolonumu giyip kapy ayorum, ama ok yorgunum, yeterince uyuyamamm, gndr smamm, ve
doru tahmin ettiniz, aklm yitiriyorum, ve btn bu gelenlerin kendilerine has bir enerjileri var, hepsi de iyi
niyetliler, ben mnzevi biriyim ama o kadar da kak deilim, ama hep-bir-ey. annemin sk sk kulland
Alman deyimi geliyor aklma, tam olarak doru olmayabilir ama yleydi galiba: "emmer etvaz!" anlam: hep
bir ey. ki insan ancak yalanmaya balaynca anlayabiliyor, yalanmak avantaj olduundan deil, ayn
sahneyi bir film gibi insann karsna getirdiinden.
pantolonu lekeli sert bir tip, yoldan gelmi, kendi yazarlna inanc tam, kt bir yazar olduu da
sylenemez, ama kendine olan inanc beni, odann ortasnda pp kollarmz ve k deliklerimizi
kavuturmamamz da onu endielendiriyor, elendirici biri. aktr ayn zamanda, elendirici olmas doal, on
kiinin hayatndan fazlasn yaam tek bir hayatta, ama enerjisi, ki aslnda harikulade, giderek yorma-182
ya balyor beni. ne siyaset sahnesi ilgilendiriyor beni, ne Norman Ma-iler' arad ya da Jimmy Baldwin'i
tand, ne de gerisi, beni anlamakta glk ekiyor nk stnlklerine karlk vermiyorum, olsun, yine de
holanyorum ondan, bin kiinin iinden 999'una be eker, ama o bininciyi buluncaya dek Alman ruhum bana
huzur vermeyecek, ok sessizim ve dinlerim, ama iimde giderek kabaran bir delilik dalgas var ve bastrmaya
zen gstermeliyim yoksa bir gn Vermont Bulvar'nn yan sokaklarndan birinde haftal sekiz dolarlk bir
odada kendi iimi bitirebilirim, aln ite. nereye geldik.
anlatyor, ilgin, glyorum.
"15 bin dolar. 15 bin dolar geti elime, amcam ld. sonra hatun evlenelim diye tutturdu, bir domuzdan daha
besiliyim, iyi bakyor bana, haftada 300 dolar kazanyor, mavir sekreteri ya da onun gibi bir ey, imdi de
evlenmeye takm, ii brakmak istiyor. spanya'ya gidiyoruz, eyvallah, bir oyun yazmaya alyorum ve
iiyorum, btn fahieleri dzyorum, sonra Londra'dan biri aryor, oyunumu grmek istiyor, sahneye
koymay dnyor, gzel, gidiyorum ve Londra'dan dndmde hatunun valiyi ve en iyi arkadam
dzdn reniyorum, hatunun karsna dikilip barmaya balyorum, "SEN REN OROSPU, EN Y
ARKADAIMI VE VALY DZYORSUN, DEL M? SEN LDRECEM NK ZNA
LEDN N SADECE BE YIL YATARIM!"
volta atyor odada.
"sonra ne oldu?" diye soruyorum.
'"bakla beni yleyse, .mck azl!' dedi bana.
"yrek ister," dedim.
"hem de mangal gibi," dedi, "kocaman bir kasap ba vard elimde, yere frlattm, ok byk klas fark vard
aramzda, stnd benden."
pekl, tanrnn btn ocuklar -gitti.
yatama dndm, lyordum sadece, kimsenin umurunda deildi, benim bile umurumda deildi, titreme
nbeti geldi yine. ne bulduysam rttm stme, nafile, beynim de yordu -beynin btn insani servenleri
bir yutturmacayd sanki, doduum andan itibaren bir grup dolandrcnn arasna dmtm ve dolana
dolanmyor ya da katlm-yorsan lmtn, dardaydn. dolap sk skya rlmt, yzyllar183

134

LINDAKING'E
dan beri byleydi ve dikileri patlatmann hibir yolu yoktu, dikileri skmek istemiyordu, fethetmek
istemiyordu; Shakespeare'in kt olduunu, Creeley'nin korku olduunu biliyordu; nemi yoktu, tek istedii
kk bir odayd, bir bana, bir bana.
bir zamanlar onu anladn dnd bir arkadana bir keresinde, "hi yalnzlk ekmedim," demiti ve
arkada, "allahn cezas bir yalancsn," diye karlk vermiti.
yataa dnd, hasta, bir saat kadar yatmt ki kapnn zili ald yine, cevap vermemeye karar verdi, ama zil ve
yumruklamalar srnce nemli bir ey olabilir diye dnd.
gen ve yahudi bir oland gelen, iyi air. ama olacak i miydi?
"Hank?"
"Ne var?"
kapy ilip ieri girdi, gen, diri, iir tezgahna inanl -btn o boklar: iyi insan ve air cehennemin bu yannn
bu yannda mutlaka dllendirilir, haberi yoktu olann. Gugg'lar halihazrda lkenin skc niversitelerinde
ngiliz Edebiyat I ya da II reten iman ve rahat boklar iin ayrlmt zaten, herey baarszla gre
ayarlanmt, ruh, sahtekarl asla alt edemeyecekti, ancak lmden bir yzyl sonra, ancak o zaman
kullanacaklard sahtekarln dnda kalan ruhu sahtekarln dnda kalabilmek iin. mit yoktu.
ieri girdi, gen, hahamlk rencisi.
".mna koyaym, felaket," dedi.
"ne?" dedim.
"havaalanna gittik."
"evet?"
"yolda kaza yaptk. Ginsberg'in kaburga kemikleri krld. Ferling-hetti salana hibir ey olmad, gecelii
yedi dolarlk iir dinletileri vermek iin Avrupa'ya gidiyor ve burnu bile kanamad, bir keresinde Ferlinghetti
ile sahneye ktm, yanndakini kk drmek iin giritii numaralar iren, amas, bir sre sonra
yuhaladlar onu, numaralarna uyandlar. Hirschman da yer ayn boku."
"unutma, Hirschman'n Artaud taknts var. delilik belirtisi gstermeyen hi kimsenin gerek bir dahi
olamayacan dnyor, ona zaman tan. belki."
"lanet olsun," diyor olan, "yeni iir kitabnda yer alacak iirleri 184
daktilo etmem iin bana otuz be dolar verdin ama tonla iir var. SA AKINA bu kadar OK olacan
tahmin etmemitim!"
"ben de iir yazmaktan vazgetiimi sanyordum."
bir yahudi sa akna dediinde bann belada olduuna phe yoktur, bana dolar verdi, ben de ona bir
onluk, ikimiz de kendimizi daha iyi hissettik, ayrca kutsanm bir salatalk turusu ile yarm somun ekmeimi
yedi, sonra da gitti.

135

LINDAKING'E
tekrar yataa girip lmeye hazrlandm, iyi ya da kt, iyi ocuklar ya da kt ocuklar, rondolar ve iki
paralk iirleri ile iyice bktrc oluyorlard, ne kadar oktular, hepsi baarma sevdasnda, hepsi birbirinden
nefret ederek; ve kimi zirvedeydi, zirvede olmay haketmeyerek elbette, ama zirvede olanlarn ou da
hakediyordu zirveyi, ve herkes birbirinin gzn karmaya alyordu, "Jimmy ile bir partide karlatm..."
brakn da bok yiyeyim, yataa girdi tekrar, ve rmceklerin duvarlar yutuunu seyretti, buraya aitti, hep
buraya ait olmutu, kalabalklara tahamml yoktu, airlere, air olmayanlara, kahramanlara, kahraman
olmayanlara -kimseye itaat edemezdi, sonu gelmiti, tek sorunu sonunun geldiini skunetle kabullenmekti, o,
ben, siz, onlar...
yataa girdi, titreyerek, buz gibi. bir baln yan taraf misali lm, peltekliin beyaz renkteki suyu. dnn
bir. herkes lr. ben ve bir kii daha hari mkemmel bu. iyi. formller muhtelif, filosoflar muhtelif,
yorgunum.
pekl, grip grip grip, kaba fkenin ve umursamazln sonucunda doal lm, ve buradayz ite, bir bana
yatakta, terleyerek, armh seyrederek, kendi kiisel tarzmda delirerek, kendi tarzmda en azndan, nerede
kimsenin beni rahatsz etmedii o gnler, imdi srekli biri var kapmda, ylda 500 dolar kazanmyorum
yazarlktan ve srekli kapm alyorlar, BAKMAK istiyorlar bana.
o, ben, uykuya dald yine, hasta, terleyerek, lerek, gerekten lerek, yeter ki rahat braksnlar beni, dahi ya da
aptal olup olmamak umurumda deil, brakn uyuyaym, brakn da bir gn daha yaayaym kendimce, sekiz
saat sadece, gerisi sizin olsun, ve kap ald.
Ginsberg'in kn emmeye alt bir Ezra Pound'du sanki"bir dakika, pantolonumu giyiyorum," diye bard.
ve btn klar yanyordu darda. neon gibi. ya da i gdklayc
185
bir fahie gibi.
bir yerlerde ngilizce retmeniydi adam.
"Buk?"
"evet. hastaym, grip. ok bulac."
"noel aac dnyor musun bu yl?"
"bilmiyorum, u an lmekle megulm, kk kzm kentte, ama ok hastaym, ok bulac."
geri ekilip altlk bir paket bira uzatyor, kol mesafesinde, sonra son iir kitabn ap benim iin imzalyor ve
gidiyor, yazamadn biliyorum zavallnn, hibir zaman da yazamayacak, bir zamanlar benim yazdm ve
onun asla yazamayaca baz dizelerime takm.
ama bir yar deil bu; byk sanat asla bir yar deildir, byk sanat hkmet olabilir ya da ocuklar ya da
ressamlar ya da .mck azllar ya da herhangi bir ey.
adama ve altlk paketine veda edip kitabn atm:
136

LINDAKING'E
"...1966-67 yln alma ve aratrma iin Guggenheim bursu alarak..."
kitab odann bir kesine frlatt be para etmeyeceini bilerek, btn dller .iktirici Guggenheim bursunu
almak iin gerekli formlarn nereden tedarik edileceini bilecek zaman olan iman boklara gidiyordu,
hayatnda grmemiti o formlardan birini, taksi ofrl yaparken ya da Albuquerque'de bir otelde komi
olarak alrken karna kmyordu o formlar.
uykuya dnd.
telefon ald.
biri kapsn yumrukluyordu.
buraya kadar, diye geirdi iinden, umursamyordu artk, btn o grltnn patrtnn arasnda
umursamyordu artk, gn gecedir uyumuyordu ve bir bok yoktu evde yiyeyecek, ve imdi sessizdi,
iyice aptallamadan lme bu kadar yaklalabilirdi, ve o yaknd, harikuladeydi, ok gemeden herkes
gitmiti.
ve kiralk odasnn tavannda atlaklar olutu ve 200 yllk sva azna dolduunda glmsedi, iine ekti ve
bouldu.
186
BATTANYE
Son zamanlarda iyi uyumuyorum, ama szn etmek istediim bu deil tam olarak. Uykuya daldm
sandm anda olan bir ey. "Uykuya daldm sandm" diyorum nk aynen yle. Giderek daha sk
uykuda olduumu hissediyor ama dmde oday gryorum, yatamda uyuyorum ve herey yataa
girmeden nce braktm gibi. Yerdeki gazete, komodinin stndeki bo bira iesi, anann iinde dnp
duran tek balm, sam kadar bana zel eyler. ou kez, uyankken, yataa uzanm uykuyu beklerken,
acaba gerekten uyank mym yoksa uyuyor ve odam m dlyorum, diye soruyorum kendime.
Her ey ters gidiyor son zamanlarda. st ste gelen lmler; kt koan atlar; di ars, kanama ve dier sz
edilmeyen eyler. Bazen, bundan daha kt olamam, diye geiriyorum iimden. Ama sonra, hi olmazsa bir
odan var, diyorum. Sokakta deilsin. Bir zamanlar umursamazdm sokakta olmay. Ama sokaklara
tahammlm yok artk. ok az eye tahammlm var. Vcudumu ineyle oydular, neterlendim,
bombalandm hatta. Genellikle yeter diyorum artk; daha fazlasna katlanamam.
Olay u: Dmde kendimi odamda grdmde ya da odamda
187
uyankken, bilemiyorum, ite o srada bir eyler oluyor. Dolap kapsnn hafif aralk olduunu fark ediyorum,
oysa biraz nce kapal olduundan eminim. Sonra kapnn aral ile vantilatrn (hava ok scak olduu iin
yerde bir vantilatr var) ayn izgide olduklarn ve bam gsterdiklerini fark ediyorum. Ani bir fke ile
yastmdan uzaklayorum; fke diyorum nk beni ortadan kaldrmaya alan bu eylere okkal bir kfr
sallyorum. "Adam delirmi," dediinizi duyar gibiyim, delirmi olabilirim gerekten. Ama sanmyorum
nedense. Bu lehime kk bir art olarak yazlabilir. nsanlarla birlikteyken iyi hissetmem kendimi. Benden
uzak eylerden sz ediyorlar, benim duymadm heyecanlar duyuyorlar. Ama onlarla birlikteyken kendimi
gl hissediyorum. yle dnyorum: Onlar btnn kck paralan ile hayatlarn srdrebiliyorlarsa,
ben de srdrrm. Ama yalnz kaldmda, kendimi bir duvarla, soluk almakla, tarihle, kendi sonumla
137

LINDAKING'E
kyaslayabildiimde baz tuhaf eyler olmaya balyor. Zayf bir adamm ben anlalan. ncil'i denedim,
filozoflar denedim, airleri denedim, ama hepsi bir ekilde hedefi skalamlard. Tamamen farkl eylerden
sz ediyorlard. Ben de uzun sre nce okumaktan vazgetim. ki, kumar ve seks biraz ie yaryordu,
yaantmla cemiyetin, kentin, lkenin bir ferdi gibiydim; ancak tek fark benim "baarma" istei duymamamd.
Bir aile istemiyordum, ev istemiyordum, iyi bir i istemiyordum. Byleydim: entelektel deildim, sanat
deildim, sradan insan kurtaran kklerden de yoksundum. Arada derede kalm bir eydim, bu da deliliin
balangc olsa gerek.
Ve yle bayaym ki! Elimi kma sokup kayorum. Basur. Cinsel ilikkiden daha zevkli. Kanatncaya
kadar karm, ac beni durmaya zorlayncaya kadar. Maymunlar yapar bunu, goriller yapar. Onlar kanayan
klar ile hayvanat bahesinde grmlnz vardr.
Ama devam edeyim izninizle. Garipliklere meraklysanz cineyet-ten sz edeyim size. Bu Oda Dleri, yle
diyelim bunlara, birka yl nce balad. lk seferinde Philadelphia'daydm. almyordum, kiray dert ettiim
iin olmutu belki. O sralar sadece arap ve bira iiyordum, seks ve kumar da tm gleri ile kanma
girmilerdi. Bir sokak kadn ile yaamama ramen her gece iki- farkl erkekle beraber olduktan sonra
benimle seks ya da kendi deyimi ile "ak" yapmak istemesi tuhafma gidiyordu... etkileniyordum,
zorlanyordum. 188
"Tatlm," derdi bana, "seni SEVDM anlamalsn. Kadn seni iine alabilir, orada olduunu sanrsn ama
deilsindir. SEN iime alyorum." Pek yarar olmuyordu. Duvarlar biraz daha yaklatryordu sadece. Bir
gece, dte ya da deil, uyandm ve yanmda yatyordu (ya da uyandm dlyordum) etrafma bakndm ve
bir sr kk adamn bizi yataa baladklarn grdm. Otuz-krk kk adam, gm renginde bir teli
yatan altndan geirip stmze saryorlard. Kadnm huzursuz olduumu hissetmi olmalyd. Gzlerini
ap bana bakt. ", sessiz ol!" dedim. "Kmldama! Bizi elektrik vererek ldrmeye alyorlar!" "KM
BZE ELEKTRK VERMEK STYOR?" "Allah belan versin, sana SESSZ olman syledim! Kmldama!"
Uyuyormu gibi yapp bir sre daha almalarna izin verdim. Sonra vargcmle dorulup telleri kopardm.
Afallamlard. lerinden birine bir yumruk bile salladm. Nereye kaybolduklarn bilmiyordum ama onlardan
kurtulmutuk. "Bizi lmden kurtardm," dedim kadnma. "p beni," dedi.
Neyse, gnmze dnelim. Sabahlan kalktmda vcudumda izler oluyor, morluklar. zellikle izlediim bir
battaniye var. Bu battaniye ben uykudayken canma okumaya alyor. Bazen uyanyor, battaniyeyi
grtlama sarl buluyorum, soluum kesiliyor. Hep ayn battaniye. Ama ben bir ey olmam gibi
davranyorum. Bir bira ayorum, baparmamla Yar Blteni'ni aralyorum, acaba yamur yaacak m diye
pencereden bakp hereyi unutmaya alyorum. Tek istediim beladan uzak ve huzurlu bir hayat. Yorgunum.
Bir eyler hayal etmek ya da uydurmak istemiyorum.
Ama o gece battaniye bir kez daha uyuz etti beni. Ylan gibi kvrlyor, biimden biime giriyor, ak durmay
reddediyordu. Ertesi gece de ayn ey. Kanepenin nne, yere frlattm. Sonra kmldadn fark ettim. Bam
her yana evirdiimde kmldyordu, inanlmaz bir hzla. Kalkp btn klar yaktm, gazete okumaya
baladm, ne olursa, moda sayfas, keklik nasl piirilir, bahenizde biten yabani otlardan nasl kurtulursunuz;
editre mektuplar, siyaset stunlar, kk ilanlar, lm ilanlar... Ben okurken battaniye hi kmldamad.
Birka bira itim, sonra gn d, uyumak kolaylat.
Geen gece olan oldu. Akamst balad aslnda. Uykusuz ol189
dm iin akamst drt sularnda yataa girdim, uyandmda ya da dmde uyandm grdmde
battaniye grtlama dolanmt yine, kararlyd bu kez! Ayyuka kmt artk! Beni haklamaya kararlyd ve
glyd, ya da ben gszdm, dte gibi, soluumu kesmesini engellemek iin var gcm kullanmak
138

LINDAKING'E
zorunda kaldm, ama stmden atamyordum bir trl, kk ama gl ataklar yaparak beni gafil avlamaya
alyordu. Ter iinde kalmtm. Kim inanrd byle bir eye? Canlanp beni bomaya alan bir battaniye?
Bylesine lanet bir eye kim, nasl inanrd? Hi bir ey bir kez yaanmadan inanlr olmaz -atom bombas ya
da Ruslar'n uzaya insan gndermesi ya da Tanr'nn dnyaya inip kendi eseri insanlar tarafndan armha
gerilmesi. Gelmekte olan eylere kim inanr? Son ate zerresine? Uzay gemisindeki son sekiz-on kadna ya da
Nuh'un gemisine ya da insanln yorgun tohumunu baka bir gezegene ekmeye? Bu battaniyenin beni
ldrmeye altna inanacak adam ya da kadn nerede? Tek bir kii bile bulamazsn, lanet olsun! Bu da
ileri bir ekilde daha da zorlatryordu. Bakalarnn hakkmda ne dndklerini umursamadm halde
onlarn battaniye gereini bilmelerini istiyordum. Tuhaf, deil mi? Neden acaba? Sk sk intihar
dncelerine kaplmama ramen battaniyenin bana yardmc olmaya almas direnmeme neden oluyordu.
Sonunda mereti yere alp btn klar yaktm. Bu hereye bir son verecekti! IIK, IIK, IIK!
Ama olmad, n altnda bile kprdayp birka santim ilerlediini fark ettim. Oturdum, gzlerimi stnden
ayrmadm. Yine hareket etti. Yarm metre ilerledi bu kez. Kalkp giyinmeye baladm. Ayakkablarm ve
oraplarm almak iin battaniyenin yanndan getim. Sonra giyindim ve ne yapacam bilemedim. Battaniye
kmldamyordu artk. Biraz yrmek iyi gelirdi belki. Kedeki gazete bayiine gidecektim. Mahallenin btn
gazete satclar entelekteldi: G.B. Shaw, O. Spengler ve Hegel okurlard. ocuk filan deillerdi: 60, 80,
1000 yandaydlar. Lanet olsun. Kapy arpp dar ktm.
Merdivenin bana geldiimde bir ey beni kafam evirip holn sonuna bakmaya itti. Doru tahmin ettiniz:
Battaniye beni izliyordu, ylan gibi kvrlm, nndeki glgeli ksmda ba, az ve gzler. Size u kadarn
syleyim, dehetin dehet olduuna inandnz anda daha 190
AZ dehete dersiniz. Bir an iin battaniyemi bensiz kalmak istemeyen yal bir kpek gibi dndm, beni
izlemek zorundayd. Ama sonra bu kpein, yani battaniyenin beni ldrmeye altn hatrladm, hzla
indim merdivenden.
Evet, evet, peimden geldi! stedii gibi hzlanyordu, basamaklar indi. Sessiz. Kararl.
nc katta oturuyordum. Aa kadar izledi beni. kinci kata. nce dar kp komay dndm ama
dars karanlkt; geni bulvarlardan uzak, sessiz ve tenha bir mahalleydi benimki. En iyisi birilerinin
yannda olmak, durumun gerekliini snamakt. Gerein gerek olabilmesi iin en az iki oy gerekiyordu.
Yaadklar zamann ilerisinde olan insanlar bunu bilirler, deliler ve sanr grenler de. Bir hayali sadece sen
gryorsan ya aziz derler adama ya da deli.
102 numaral dairenin kapsn aldm. Mick'in kars at kapy. "Selam, Hank," dedi, "girsene."
Mick yataktayd. Her yeri iti, bilekleri normalin iki misli, karn hamile bir kadnn karn gibi. ok iiyordu,
karacieri iflas etmiti. Su doluydu Mick. Askeri Hastane'de oda boalmasn bekliyordu.
"Selam, Hank," dedi, "bira getirdin mi?"
"Bak, Mick," dedi kars, "doktorun ne dediini biliyorsun. Damla bile imeyeceksin, bira bile."
"Battaniye neyin nesi?" diye sordu Mick.
Aa baktm. Battaniye fark edilmeden ieri girebilmek iin koluma dolanmt.
"Bende bir sr battaniye var, iinize yarar diye dndm."

139

LINDAKING'E
Kanepenin stne frlattm lanet eyi.
"Bir bira bile getirmedin mi?"
"Hayr, Mick."
"Bir bira ok iyi gelirdi."
"Mick," dedi kars.
"Bunca yldan sonra ak diye kesmek kolay m sanyorsun?"
"Peki, bir tane olabilir," dedi kars, "bakkala gidip alaym."
"Gerek yok," dedim, "ben yukar kp buzdolabmdan alrm."
Kalkp kapya doru yrdm, gzm battaniyenin stndeydi. Kprdamad. Kanepeden ylece bakt bana.
"Hemen dnerim," dedim ve kapy kapattm.
191
Her ey kafamn iinde cereyan ediyor, diye geirdim iimden. Battaniyeyi yanmda tam, beni izlediini
hayal etmitim. nsanlarla daha fazla grmeliydim. Dnyam ok dard.
Yukar kp buzdolabndan 4-5 bira aldm, kesekadna koyup aa inmeye baladm. kinci kata
vardmda barmalar, kfrler ve bir el silah sesi duydum. Koarak 102 numaraya daldm. Mick o davul
gibi hali ile ayakta duruyordu, elinde de 32'lik bir magnum. Battaniye kanepede, braktm yerdeydi.
"Mick, delirmisin sen!" dedi kars.
"Haklsn," dedi Mick, "sen mutfaa gider gitmez bu battaniye kapya doru gitti, yemin ederim. Kapnn
tokman evirmeye alt, dar kmak istiyordu. lk oku atlatnca yataktan kalkp stne yrdm,
yanna vardmda tokmaktan stme srayp grtlama doland, beni bomaya alt!"
"Mick biraz rahatsz," dedi kars, "ona ine yapyorlar. Yan etkileri var, hayal gryor. erken de grrd.
Hastaneye yatnca dzelir."
"Lanet olsun!" diye bard Mick pijamalarnn iinde ok i, "bu battaniye beni ldrmeye alt diyorum
size, iyi ki magnum doluydu, dolaba kotuum gibi kardm, yine saldrdnda sktm. Srnerek uzaklat.
Srne srne kanepeye trmand, orada duruyor ite. Merminin at delii grebilirsiniz. Hayal filan
grmedim ben.!
Kap alnd. Yneticiydi. "ok grlt yapyorsunuz," dedi. "Saat ondan sonra televizyon ve grlt yok."
Sonra gitti.
Battaniyenin yanna gittim. Gerekten de bir delik almt stnde. Battaniye hareketsizdi. Bir battaniyenin
can alc noktas nerededir?
"Tanrm, bir bira ielim," dedi Mick, "lp lmemek umurumda deil."
140

LINDAKING'E
Kars ie at. Mick ile birer Pall Mall yaktk.
"Hey, moruk," dedi Mick, "giderken bu battaniyeyi de gtr."
"htiyacm yok, Mick," dedim, "sende kalsn, kullanrsn."
Birasndan sk bir yudum ald. "Bu allahn cezas eyi buradan gtr!"
"yi de, LD, deil mi?"
"Nereden bileyim?"
"Bu battaniye samalna inandn m sylyorsun, Hank?" diye 192
sordu kars.
"Evet, bayan."
Ban geriye atp gld. "ki kak orospu ocuu tanyorsam, si/-lersiniz," dedi. "Sen de iiyorsun, deil
mi?" diye ekledi sonra.
"Evet, bayan."
"ok mu?"
"Bazen."
"Tek istediim bu allahn cezas battaniyeyi buradan gtrmen!" dedi Mick.
Biramdan byk bir yudum alp. keke votka olsayd, diye geirdim iimden. "Tamam, dostum." dedim,
"madem islemiyorsun, gtrrm."
yice katlayp kolumun stne koydum.
"yi geceler."
"yi geceler, Hank. Bira iin teekkrler."
Merdiveni kmaya baladm: battaniyede hayal belirlisi yoktu. Mermi iini bitirmiti belki de. Odama girip
battaniyeyi iskemlenin stne frlattm. Bir sre oturup izledim. Aklma bir fikir geldi.
Bulak kabn alp iine gazee kad doldurdum. Sonra palates soymak iin kullandm ba aldm,
iskemleye olurdum. Battaniyeyi kucama alp ba havaya kaldrdm. Kolay deildi ama o battaniyeyi
kesmek. skemlede kalakalmtm. Los Angeles'n o berbat gece ayaz enseme vuruyordu ve kolay deildi o
battaniyeyi kesmek. Nasl bilebilirdim ki? Bir zamanlar beni delice sevmi bir kadnd belki de. battaniye
klna girmi benden almaya alyordu. ki kadn dndm. Sonra bire indi. Sonra mutfaa gidip bir
ie votka atm. Doktorlar sert ikilere laklrsan leceimi sylemilerdi. Ama gizli gizli onlara kar
alyordum. lk gece bir yksk dolusu. Ertesi gece iki yksk. Derken... Bir bardak kovdum bu kez lm
deildi rahatsz edici olan, hzn ve merakl. Battaniye belki de beni lme, yanna almaya alan bir
kadnd, ya da bir battaniye olarak beni sevmeye alyor, bunu nasl yapacan bilemiyordu... Mick'i de beni
iz-lemeye alrken onu engelledii iin ldrmeye kalkmam myd. Delilik mi? Olabilir. Ne delilik
141

LINDAKING'E
deildir ki? Maval delilik deil miydi? Kurmal oyuncaklardan farkszdk... birka kez kuruluyorduk, sonra da
gle gle... ortalkla dolanp varsaymlarda bulunuyor, planlar
193
yapyor, valiler seiyor, bahemizdeki imleri biiyorduk... Delilik tabii, ne delilik DELDR ki?
Votka bardan bir dikite boaltp bir sigara yaktm. Sonra battaniyeyi son kez elime alp kestim! Kestim,
kestim ve kestim, ne olduu anlalamayacak kadar kk paralara kestim onu... paralar bulak kabna
koydum, kab pencerenin yanna yerletirdim duman flemesi iin vantilatr altrdm. Kap alev aldnda
ben mutfaa gidip bir votka daha koydum. Dndmde krmz ve gzel yanyordu, eski Bostan cadlar gibi,
Hiroima gibi, ak gibi, btn aklarn iinde bir ak gibi, ve ok kt hissettim kendimi. kinci barda da
itim, hibir ey hissetmedim desem yalan olmaz. Bir tane daha koymak iin mutfaa gittim, ba da
yanmda gtrmtm. Ba lavaboya frlatp ienin kapan atm. Lavabodaki baa baktm yine. Yan
tarafnda kan izi vard.
Ellerime baktm. Ellerimde kesik olup olmadn kontrol ettim. sa'nn elleri harikulade ellerdi. Ellerime
baktm. Kesik filan yoktu. entik bile.
Yanaklarmdan aa gzyalarnn szldn hissettim, bacaklar olmayan ar ve anlamsz eyler gibi
srnerek. Deliydim. Gerekten delirmi olmalydm.
BTT

142

You might also like